Veda Haccı ve Veda Hutbesi
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

9. Veda Haccı ve Veda Hutbesi

Hicretin 10. yılı zilkade ayında Hz. Peygamber hac için hazırlanmaya başladı. Arkadaşlarının da hazırlanmalarını istedi. Bunun üzerine sahabe hazırlıklara başladı. Bu durumu haber alan Medine civarındaki Müslümanlar da Medine’ye gelmeye başladılar. Hac hazırlıkları tamanlandığında zilkade ayının sonlarına doğru Hz. Peygamber arkadaşları ile beraber Medine’den hareket etti. Peygamberimiz bütün ailesini ve kızı Hac ibadeti, hicretin dokuzuncu yılında farz kılınmıştı. Ancak Hz. Peygamberin kendisi hacca gidememişti. Hz. Ebu Bekir’i hac emiri tayin ederek Mekke’ye göndermişti.

Fatıma’yı da yanına almıştı. Mikat mahalli olan Zü’lHuleyfe mevkiine geldiklerinde Müslümanlar ihramlarını giydiler. Telbiye getirerek Mekke yoluna koyuldular. On günlük bir yolculuktan sonra nihayet kuşluk vakti Mekke’ye vardılar. Peygamberimiz ve arkadaşları Kâbe’yi yedi defa tavaf etti. Daha sonra Peygamberimiz Safa ile Merve arasında sa’y yaptı. Hz. Peygamber Mekke’de birkaç gün kaldıktan sonra Mina’ya gitti. Öğle ve ikindi namazlarını orada kıldı. Sabah olunca Arafat’a gitti ve orada vakfe yaptı. Hz. Peygamber arkadaşlarından buraya çadır kurmalarını istedi. Bir müddet bu çadırda konakladı. Daha sonra çadırından çıkarak Arafat Vadisi’nin ortasına geldi. Burada meşhur hutbesini okudu. Hz. Peygamber çadırının bulunduğu yere tekrar geldi. O sırada tebliğ vazifesinin tamamlandığını belirten şu ayetler nazil oldu: ... ^    f£l    fil fjjli ... “...Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim...” 35 Hz. Ebu Bekir inen bu ayeti duyunca Hz. Peygamberin vefatının yakın olduğunu hissetmiş ve ağlamıştı. Peygamberimiz hac görevini yerine getirdikten sonra Mekke’den ayrıldı.

Veda Hutbesi
Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha birleşemeyeceğim.
İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise bu şehriniz (Mekke) nasıl mukaddes bir şehir ise canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir. Her türlü tecavüzden korunmuştur.
Ashabım! Yarın Rabb’inize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklarınıza dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız.
Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmiş olur.
Ashabım! Kimin yanında bir emaneti varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız. Allah’ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdülmuttalip’in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir.

Ashabım! Cahiliyet Devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdülmuttalip’in torunu (amcazadem) Rebia’nın kan davasıdır.
İnsanlar! Bugün şeytan, sizin şu topraklanızda yeniden tesir ve hakimiyetini kurmak gücünü ebedî surette kaybetmiştir. Fakat siz, bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakınınız.
İnsanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
Müminler! Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah’ın kitabı Kur’an’dır.
Müminler! Sözümü iyi dinleyiniz. Müslüman Müslümanın kardeşidir, böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz etmek başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun.
İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
“Allah’ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şehadet ederiz.” cevabını verdiler.
Bunun üzerine Hz. Muhammed,
“Şahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab!” dedi.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Siyer Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar