Tefsir İlminin Diğer İlimlerle ilişkisi
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Tefsir İlminin Diğer İlimlerle ilişkisi

3. Tefsir İlminin Diğer İlimlerle ilişkisi

Kur’an’ı anlama ve yorumlama konusunda, Hz. Peygamberden günümüze kadar çalışmalar devam etmiş ve bu amaçla bir çok ilim dalı ortaya çıkmıştır. Bu ilim dallarının her biri Kuran’ı farklı bir yönüyle incelemiş, vardığı sonuçlan insanların istifadesine sunmuştur.

Tefsir bir bütün olarak Kur’anı Kerim’i inceleyen bir ilim dalıdır ve bu özelliğiyle diğer İslami ilimler için vazgeçilmez bir kaynaktır. Tefsir ilmi Kur’an’ı açıklayıp yorumlarken her ayetin ilgili olduğu ilim dalının verilerinden faydalanır. Çünkü bu ilimlerin her biri Kur’an’m itikat, muamelat ve ahlak gibi farklı konulanyla ilgili ayetlerini konu edinmiştir.

Bu nedenle Kur’an ayetlerini tefsir eden kimselerin diğer îslami ilimlerden faydalanması gerekir. Örneğin, “hadis ilmi” Hz. Peygamberin söz ve uygulamalanyla ilgili rivayetleri senet ve metin yönüyle inceler. Bu rivayetlerin güvenilir olanlarını, uydurma ve zayıf olanlarından ayırmaya çalışır. Böylece Kur’an’m ilk ve en güvenilir müfessiri olan Hz. Peygambere ait söz ve uygulamalan ortaya koymuş olur. Hadis ilmi aynca Kur’an’m indiği döneme ışık tutarak ayetlerin iniş sebeplerinin öğrenilmesine de katkıda bulunur. Tüm bu çalışmalanyla Hadis ilmi, Kur’an’m anlaşılmasında temel kaynak olan “sünnet”i ortaya koyarak tefsir ilmine kaynaklık etmektedir.

“Fıkıh usulü” ayet ve hadislerden hüküm çıkarmanın yöntemlerini belirler, “fıkıh ilmi” ise bu yöntemleri kullanarak ayetlerden hukuk ve ibadetle ilgili hükümler çıkanr. Fıkıh usulü ve fıkıh gerek yöntem ve gerekse hüküm çıkarma yönüyle özellikle ahkam ayetlerinin yorumlanması konusunda tefsir ilmine kaynaklık etmektedirler.

Kur’an’da yer alan itikad ve ahlak konulanyla ilgili ayetleri inceleyen ilim dalı ise “kelam ilmi”dir. Bu nedenle tefsir ilmi bu konularla ilgili ayetleri yorumlarken kelam ilminin ortaya koyduğu verilerden faydalanır.

Tefsir ilminde sıkça müracaat edilen bir diğer ilim dalı ise “kıraat ilmi”dir. Bu ilim dalı Kur’an’m okunuşunun inceliklerini ortaya koyar. Kur’an ayetlerinin anlamlan, kelimelerin okunuşlanyla yakından ilgilidir. Bu nedenle kıraat ilmi, ayetlerin doğru anlaşılmasında büyük bir öneme sahiptir.

Kur’an ayetlerini tefsir ederken yapılması gereken önemli işlerden biri de ayetin indiği zaman ve mekân bağlamım doğru bir şekilde belirlemektir. Bu nedenle ayetin ilgili olduğu tarihî alanı bilmek, Kur’an’m nasıl bir topluma indirildiğini ve hangi şartlarda neleri değiştirdiğini anlamamıza ve bundan hareketle ayetlerin verdiği mesajlan doğru olarak kavramamıza yardımcı olmaktadır. Bu ihtiyaç tefsir ilminin, “İslam tarihi” ve “siyer” gibi ilimlerden sürekli olarak faydalanmasını zorunlu kılmaktadır.

DEĞERLENDİRELİM
Bir ayeti doğru tefsir etme konusunda, o ayetin iniş sebebini bilmenin önemini aşağıdaki örnek ışığında değerlendirelim.
“...iyilik evlere arkalarından girmeniz değildir. Evlere kapılarından girin ve Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz. ” (Bakara suresi, 189. ayet.)
Rivayete göre İslam öncesi bir kimse, hac için ihrama girdiğinde evine kapısından girmez, evinin arkasından açtığı bir yoldan girip çıkardı. Bakara suresinin 189. ayeti bu cahiliyye âdetine işaret eder ve onu kaldınr.

Aynı şekilde Kur’an’ı Kerim’m bazı ayetlerinin doğru anlaşılması için Kur’an’ın indirildiği dönemden önceki yüzyıllara ait tarihî bilgilere ulaşmak gerekebilir. Zira Kur’an’da en fazla yer tutan konulardan biri de geçmiş topluluklardan bahseden kıssalardır. Kur’an bu kıssalar aracılığıyla muhatabına mesajlar ve dersler vermeyi amaçlar. Ancak bu mesajların doğru algılanması ayetlerin kastettiği anlamların doğru kavranmasıyla ilgili bir durumdur. Bunun için tefsir ilmi, genel tarih bilgisine, insanın kökeni ve kültürel gelişimini inceleyen, “antropolojinin verilerine başvurur.

Tefsir, Kur’an ayetlerini açıklarken “dil bilimleri”nden de yararlanır. Müfessir, ilk olarak Kur’an’ın cümlelerim dil açısından inceler. Ayrıca ayette geçen kelimelerin, Kur’an’ın indirildiği dönemde, hangi anlamda kullanıldıklarını belirlemeye çalışır. Çünkü bu kelimelere tarihî süreç içerisinde farklı anlamlar yüklenmiş olabilir. Bu nedenle müfessirin Arap dilininin gramerini iyi derecede bilmesi, hatta Arap edebiyatı hakkında bilgi sahibi olması, ayetlere doğru anlamlar verebilmesi açısından çok önemlidir.

Kur’an İlahî vahyin sözlü mesajlarına “ayet” derken, Allah’ın yarattığı varlıkları da aynı şekilde “ayet” olarak isimlendirir.13 Bu durumda Kur’an Allah'ın sözlü ayetlerinden oluşurken, kâinat da Allah’m kevnî ayetlerinden oluşmaktadır. Bu nedenle tefsir ilmi, varlıkların yaratılışı ve düzeni, sosyal olayların sebep ve sonuçlarıyla ilgili ayetleri açıklarken fizik, kimya, astronomi, tıp, biyoloji, psikoloji ve antropoloji gibi bilim dallarından istifade eder. Çünkü, fen bilimleri ve sosyal bilimler, Kur’an’ın bu konularla ilgili olan ayetlerinin doğru anlaşılmasına katkı sağlayacak bilgileri üretirler.
 
ARAŞTIRALIM
Aşağıdaki ayetlerin anlamlarım, fen bilimlerinden yararlanarak araştırınız. “O inkâr edenler, görmüyorlar mı ki, göklerle yer bitişik iken biz onları ayırdık. Hayat sahibi olan her şeyi sudan yarattık Hâlâ inanmıyorlar mı? (Enbiyâ suresi, 30. ayet.)
“Dönüşlü olan göğe ant olsun. ” (Târik suresi, 11. ayet.)

Tefsir ilminin fen ve sosyal bilimleriyle ilişkisi çift yönlüdür. Kur’anı Kerim, fen ve sosyal bilimlerinin ilgilendikleri konulara değinir; ancak bu konularla ilgili ayrıntıya girmez. Kur’an’ın bu konulara değinmesinin amacı, yaratılıştaki düzen ve ahenge dikkat çekmek, inşam bu konularda düşündürmek ve böylece Allah’ın varlığının ve gücünün kavranılmasına yardımcı olmaktır. Diğer bir amaç ise insanı araştırmaya ve öğrenmeye yönlendirmek, böylece yaratılışın sırlarının kavranmasına yardımcı olacak bilimsel çalışmalara teşvik etmektir.
 
Fen bilimlerinden “fizik”, maddeyle ilgili olayları ve bu olayların bağlı oldukları fizik kanunlarını ele almaktadır; Kimya ise cisimlerin yapısını ve atom düzenini incelemektedir. Yüce Allah Kur’an’da evrenin yaratılışı, işleyişi, varlıkların fiziki ve kimyevi yapısı ile ilgili konulara değinmekte ve bu konularda bazı somut bilgiler vermektedir. İşte bu bilgileri veren ayetlerin doğru anlaşılması için fizik ve kimya bilimlerinin verilerinden faydalanmak gerekir. Örneğin, bir ayet mealinde şöyle buyrulur: “Şanı ne yücedir onun ki yeryüzünün tüm bitkilerini, insanların bizzat kendilerini ve hakkında henüz hiçbir bilgiye sahip olmadıkları şeyleri çifter çifter o yarattı.” Ayette ifade edilen, her şeyin çift olarak yaratılmasının cansız varlıklarla ilgili ne anlama geldiğini fizik ve kimya biliminin verilerine baktığımızda daha iyi anlamaktayız. Zira bu bilimlerin bugün vardığı sonuçlara göre her varlığın, hatta enerjinin bile zıt ikiziyle birlikte var olduğu anlaşılmıştır.

PAYLAŞALIM
Aşağıdaki ayeti ve ayetle ilgili yapılan yorumu değerlendiriniz. Siz de bu konuda bir örnek bularak arkadaşlarınızla paylaşınız.

 “Görüyorsun ya! Allah, bulutlardan yağmur indirmektedir. Sonra biz onunla çeşit çeşit ürünler yetiştirdik. Dağlardan da kimi beyaz, kimi kırmızı, türlü renklerde kapkara yollar var ettik İnsanlardan, yerde yürüyen hayvanlardan ve davarlardan da yine böyle çeşit çeşit renk renk cinsler yarattık. Kullan içinde Allah ’a karşı ancak ilim sahipleri derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Fâtır suresi, 2728. ayetler) “Dağ geçitlerinde yolların veya ırmakların aşındırmasıyla meydana gelen yar kesitlerinden oranın ekolojik yapısını tanımak, renkli kayaların hangi madenlere ve minerallere işaret ettiğini anlamak için jeolog olmak gerekir. Bu tür ayetlerde işaret edilen konular, başta coğrafya olmak üzere, astronomi, meteoroloji, jeoloji, fizik, botanik, sosyoloji, hatta genetik gibi ayrı ayrı ilim dallannın sahasına gitmektedir. Tabiattaki incelikler, ancak bu konularda ciddi araştırmalar yapan ilim adamlarınca yakından gözlenir.

Bu gözlemler de onları İlahî kudretle yüz yüze getirir.” (Emin Işık, “Kur’an’ın Tercüme ve Tefsiri Meselesi, Sempozyum, s. 189.)

Gökyüzünü ve her türlü gök cismini inceleyen ilim dalı astronomidir. Kur’an’da astronomi ile ilgili bir çok ayet bulunmaktadır. Kur’an göklerin ve yerin yaratılışından ve gökyüzündeki sayısız varlığın düzenli hareketlerinden sıkça bahseder ve bunlar hakkında somut bilgiler verir. Bu bilgilerin doğru anlaşılmasında astronomi ilminin verdiği bilgilerden faydalanmak gerekir. Örneğin, bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “Güneş ve Ay’ın hareketi bir hesaba göredir.”16 Ayetteki “hesap” ifadesiyle kastedilen planlamanın ne ölçüde mükemmel olduğunu astronominin bu konuda verdiği bilgilerle daha iyi anlamaktayız.

Bitki ve hayvanların doğma, büyüme ve üremesini konu edinen biyoloji ilmi ve hastalıkların tedavi ve önlenmesi ile ilgili çalışmaları yürüten tıp ilmi de bu alanlarla ilgili Kur’an ayetlerinin tefsiri açısından önemlidir. Örneğin, bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “.... O Allah, sizi annelerinizin karınlarında üç kat karanlığın göbeğinde birbirini izleyen yaratma aşamalarından geçirerek yaratmaktadır.... ” Ayette geçen “üç kat karanlık” ifadesinin döllenmiş yumurta hücresinin anne rahminde geçirdiği üç aşamayı anlattığını ve bu aşamaların neler olduğunu tıp ve biyolojinin ulaştığı bilgilerle bugün daha iyi anlamaktayız.

Aynı durum, insanı ruhsal yönüyle inceleyen “psikoloji” ve insanın toplumsal hayatını ele alan “sosyoloji” gibi ilim dallan için de geçerlidir. Zira Kur’an bir çok ayette bu ilim dallarının ilgilendiği konulara değinmiştir. Duygu, düşünce ve inanç yapılarına göre insan tiplemeleri ve bunlarla ilgili psikolojik tahliller; yine bunun yanında geçmiş toplumlan konu edinen kıssalar Kur’an’da önemli bir yer tutmaktadır. Bu konularla ilgili ayetleri tefsir ederken bu ilim dallannın verilerinden faydalanmak ayetlerin doğru yorumlanması açısından yararlı olmaktadır.


Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Tefsir Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar