Taif'e Yolculuk
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

Taif’e Yolculuk

5. Taif’e Yolculuk


Hz. Hatice ve Ebu Talip’i kaybeden Hz. Muhammed’e yönelik baskıların daha da artması Peygamberimizi bir çıkış yolu aramaya sevk etti. Peygamberimiz, kendisine hem destek bulmak hem de İslam’ı Mekke dışında da yaymak amacıyla en yakın şehir Taif’e gitmeye karar verdi. Ziyaret için bu şehri seçmesinin sebebi, Taiflilerin Mekkelileri tanımaları ve Hz. Peygamberin Taif’te akrabalarının olmasıdır. O günün şartlarında Taif, Mekke’ye yürüyerek bir günde gidilebilen ve yolu sarp olan bir şehir idi. Bağları, bahçeleri ve temiz havası ile meşhurdu. Mekkeli zenginler tatil ve dinlenme amacıyla yazları Taif’e gelir, putperest Taifliler de ticaret ve ibadet maksadı ile Mekke’ye gelip giderlerdi. Dolayısıyla iki şehrin önde gelenleri arasında güçlü bir ticari ve sosyal bağ vardı.

KONUŞALIM
Hz. Hatice’nin kendisine olan bağlılığını, sevgisini ve Müslümanlara yaptığı yardımları hiç unutmayan Peygamberimiz, onu her zaman hayırla yâd ederdi. Bir gün Hz. Hatice’nin kız kardeşi Hale, Peygamberimizin huzuruna girmek için izin istedi. Hale’nin sesi Hz. Hatice’ye benzediği için sesi duyan Peygamberimiz, “ Kimse bana inanmadığı zaman o inandı. Herkes müşrik iken o mümin oldu. Kimse bana yardım etmezken o bana yardım etti.” diyerek eşi Hatice’den övgüyle söz etmiştir.

Yukarıdaki metni okuyarak Hz. Hatice’nin Peygamberimizin tebliğine verdiği destek hakkında arkadaşlarınızla konuşunuz.

Peygamberimiz, 620 yılında Zeyd bin Harise’yi de yanına alarak Taif’e gitti. Taiflilerin ileri gelenleri ile görüşerek onlara İslam’ı tebliğ etti. Taifliler, Hz. Peygamberin davetini reddederek onu küçümsediler ve onunla alay ettiler. Hz. Peygambere karşı incitici ve sert davranan Taifli liderler, onu aşağıladılar. Şehirdeki köleleri ve çocukları ona karşı kışkırttılar. Bunlar Hz. Peygamberi ve Zeyd’i taş yağmuruna tuttular. Ayakları kan içinde kalan Allah’ın Resulü yere düştü. Taifliler onu kaldırıp yürütüyor ve Hz. Peygamber yürümeye başlayınca ona tekrar taş atıyorlardı. Zeyd ise Peygamberimize siper olmaya çalışıyor; ancak gelen onlarca taştan Peygamberimizi koruyamıyordu. Allah’ın Elçisi, Taif’te hayatının en zor, sıkıntılı ve eziyetli günlerinden birini yaşamıştır.

YORUMLAYALIM
Peygamberimiz, kendisini taşlayan Taif halkı için dönüş yolunda şu duayı yapmıştır:
“Onların yok olmalarını değil, Rabb’imin bu müşriklerin zürriyetinden Allah’a ortak koşmayan, ona ibadet eden bir nesil meydana getirmesini diliyorum.”

Taif halkı, hicretin dokuzuncu senesinde (M 630) topluca Müslüman olmuştur.
Yukarıdaki metni Peygamberimizin Taif seferinin sebep ve sonuçları açısından yorumlayınız.

Hz. Peygamber, Taif çıkışında bir bağa sığındı. Orada yorgun ve bitkin bir hâlde ellerini kaldırarak Allah’a şöyle yalvardı: “ Allah’ım! Kuvvetsiz ve çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor ve hakir görüldüğümü; ancak sana arz ve şikâyet ederim.

Ey merhametlilerin en merhametlisi! Herkesin hor görüp de dalına bindiği biçarelerin, Rabb’i sensin. Benim de Rabb’im sensin... Allah’ım! Senin gazabına uğramayayım da çektiklerim ne olursa olsun hepsine katlanırım! Fakat senin af ve merhametin bana bunları göstermeyecek kadar geniştir. Allah’ım, senin gazabına uğramaktan, ilahî rızana uzak kalmaktan; senin o karanlıkları aydınlatan, dünya ve ahiret işlerini yoluna koyan ilahî nuruna sığınırım. Allah’ım! Sen hoşnut oluncaya kadar affını dilerim. Allah’ım! Her kuvvet ve her kudret ancak seninle kaimdir.’’

Kızıldeniz'eyakın olan Taif, Mekke'ye komşu bir şehirdir.

Bağın sahipleri Utbe ve Şeybe adında iki kardeşti. Putlara tapan bu iki kardeş, Hz. Peygamberi ve Zeyd’i kanlar içinde görünce onlara merhamet gösterdiler. Köleleri Addas’a bir tabak üzüm vererek onlara ikram etmesini söylediler. Addas’a Hz. Peygamberin bir deli olduğunu, onunla konuşmaması gerektiğini telkin etmeyi de ihmal etmediler. Ancak Hz. Peygamberle konuşan köle Addas da ona iman ederek Müslümanlar arasına katıldı.27 Bağda bir müddet dinlenen Peygamberimiz ve Zeyd oradan ayrılarak Mekke'ye doğru yola çıktılar.

Peygamberimizin Taif’te karşılaştığı olayın haberi Mekke’ye ulaşmıştı. Ebu Cehil ve Mekkeliler de onu şehre sokmamak üzere söz birliği etmişlerdi. Mekke’den gelen biri, bu haberi Hz. Peygambere ulaştırdı. Peygamberimiz de bunun üzerine doğrudan Mekke’ye girmek yerine Hira (Nur) Dağı’na gitti. Oradan Mekke’ye haberci gönderdi ve himaye istedi. Mut’im bin Adiy, onun himaye isteğini kabul etti ve Peygamberimiz kendi öz vatanı olan Mekke’ye onun himayesi altında girdi. Mut’im, oğullarını ve kabile mensuplarını silahlandırarak Peygamberimizin şehre girmesini ve Kâbe’ye gitmesini sağladı.

NOT EDELİM
Peygamberimiz, Mut'im'in Taif dönüşünde kendisine yaptığı bu iyiliği hiç unutmamıştır. Mut'im, Bedir Savaşı'nda müşrik olarak ölmüştü. Oğlu Cübeyr, Bedir esirlerinin bırakılmasını istemek amacıyla Peygamberimize geldiği zaman Peygamberimiz ona, “Mut’im sağ olsaydı ve bunları benden isteseydi hepsini ona bağışlardım.” demiştir.

Peygamberimiz Taif’ten döndükten sonra Mekke’ye hac ve ticaret için gelen kabile mensuplarına İslam’ı anlatmaya başladı. Onlarla panayır yerlerinde görüşüyordu. Kur’an ayetlerini okuyarak onları İslam’a davet ediyordu.

Peygamberimizin bu faaliyetleri karşısında Mekkeliler de boş durmuyorlardı. Mekke dışından gelen insanlara “Muhammed’in davetine inanmayın, onunla konuşmayın, o deli ve sihirbazdır.” diye telkinde bulunuyorlardı.

Mekkelilerin engelleme çabalarına rağmen Hz. Peygamber görüştüğü herkese İslam’ın mesajını anlatıyordu. Hz. Peygamberin bu gayretleri boşa çıkmamış ve birçok insan Müslüman olmuştur.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Siyer Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar