Tabiîn Döneminde Hadis
5. Sınıf Arapça

Tabiîn Döneminde Hadis

3. Tabiîn Döneminde Hadis

Sahabilerle görüşerek onlardan ilim alan ikinci Müslüman nesle, sahabe nesline tabi olan ve onların ardından gelen anlamında tabiîn denilmektedir, tslami ilimlerin çoğunun ortaya çıktığı bu dönem hadis ve sünnetin yayılmasında da önemli bir role sahiptir.
Sahabilerin hadis rivayetindeki titizlikleri, bazı sahabilerin hadisleri kaynağından öğrenmek için çeşitli yerlere çok meşakkatli yolculuklar yapmalarına sebep olmuştur.

DÜŞÜNELİM
Tabiinin ileri gelenlerinden Hüşeym b. Beşir (öl. 183/779) ilim yolculuğunu şöyle anlatır: “Ben Küfe ’de iken Basra ’da bir hadis rivayet edildiğini işitsem, kalkıp hemen Basra ’ya giderdim. Basra ’da iken Küfe’de bir hadis rivayet edildiğini işitsem hemen kalkıp oraya gider, hadisi kaynağından dinlerdim. ” (Küfe ile Basra arası yaklaşık 350 km'dir.)
(İbrahim Canan, Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, CI, s. 136.)

 Bu titizliğin bir devamı olarak hicri I. yüzyılın ortalarından itibaren hadis uydurma girişimlerine karşı bir yandan isnad araştırması gündeme gelirken diğer yandan da ilim yolculukları artmıştır. Yeni bir hadis öğrenmek, râviyi tanımak, hadisi Peygamberimize en yakın râvisinden öğrenmek ve varsa hadisle ilgili tereddütleri gidermek için yapılan bu ilim yolcukları (ernhle fi talebi'lilm) tabiîler döneminde oldukça yaygınlaşmıştır.
Böylece tabiîler, kendi bölgelerindeki sahabilerden aldıkları bilgilerle yetinmeyerek sünnetin beşiği kabul edilen Medine’ye ve Peygamberimizin vefatından sonra sahabenin farklı bölgelere dağılmış olmaları nedeniyle de Medine dışında İslam coğrafyasının her bölgesine yolculuklar yapmışlardır.

Hadislerin ezber yoluyla ya da yazılarak nakledilmesi noktasındaki farklı yaklaşımlar tabiîn döneminde de varlığım sürdürmüştür. Tabimin bir kısmı, sözlü kültürün korunmasının yolu olan ezberin zayıflayarak hafızaların tembelleşeceği ve ehlikitap kültürünün İslam kültürüne girebileceği endişesiyle hadislerin yazılmasına itiraz etmişlerdir. Bir kısmı ise ezbere yardımcı olması amacıyla hadisleri yazmış ve ezber sonrasında yazdıklarını imha etmiştir.

Hadisleri yazarak öğrenmek ve onların unutulup gitmesini önlemek isteyen bir kısım tabiîn, hadisleri yazmıştır. Hadis ulemasının vefatlarıyla hadislerin kaybolması endişesi tabiîni hadisleri yazmaya yöneltmiştir. Bu sebeple hadislerin yazılmasına karşı olan bazı tabiîler zamanla hadislerin yazılmasına taraftar olmuşlar ve hadislerin biraraya getirilmesinde (tedvininde) etkin bir rol oynamışlardır.

Said b. elMuseyyib (öl. 94/713), Said b. Cübeyr (öl. 95/714), Şa’bî (öl. 104/722) gibi önde gelen tabiîler, hadisleri yazmışlar ve yazılarak yayılmasını teşvik etmişlerdir. Örneğin; Said b. el Müseyyib hadislerin yazılmasına izin verirken, Said b. Cübeyr, İbn Abbas’dan duyduklarını yazar, Şa’bi de “Yazı, ilmi kaydetmektir.” derdi. Tabiînin ileri gelenlerinden Haşan elBasrî (öl. 110/728) ise âlimler arasında karşılıklı olarak elden ele dolaştırılan bazı hadis mecmualarından bahsetmektedir. Bu örnekler tabiîn neslinin hadislerin korunmasında büyük gayret içinde olduklarım ve hadis yazımının hicri I. asrın sonu ve hicri II. asrın başlarında iyice yaygınlaştığını göstermektedir.

Tabiîn neslinin ilim yolculukları, ezberleyerek ya da yazarak yaptıkları bütün hadis faaliyetlerihadislerin yaygınlaşmasına ve korunmasına büyük katkı sağlamıştır. Tabiîn neslinin hadis ilmine en büyük katkıları ise hadislerin tedvin ve tasnifinde üstlendikleri roldür.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar