Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri
İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD

Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri

3. Sıhhat Derecesine Göre Hadis Çeşitleri


İslamiyetin ikinci kaynağını oluşturan hadislerin sahih olup olmadığını tespit etmek hem Hz. Peygambere duyulan saygının hem de dinin doğru anlaşılmasının bir gereğidir. Bu yüzden İslam âlimleri bu nokta üzerinde hassasiyetle durmuşlar ve hadisleri sıhhat derecelerine göre sahih, hasen ve zayıf olmak üzere üç kısma ayırmışlardır.

3.1. Sahih Hadis ve Özellikleri
Resulullaha ait olduğunda usûl bakımından herhangi bir tereddüt bulunmayan, sıhhatine hükmedilmiş olan hadistir. Sahih hadis “Adalet ve zabt sahibi râvilerin muttasıl senetle rivayet ettikleri, şâz ve muallel olmayan hadistir.”

NOT EDELİM

Sahih Hadisin Özellikleri
Sahih hadisleri ilk defa toplayan ve tasnif eden İmam Buharî (öl. 256 H) ve onun talebesi İmam Müslim (öl. 261 H) olmuştur.Sahih hadisler, İslam ulemasının ittifakı ile kendileriyle amel edilmesi vacip olan hadislerdir.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Sahih hadisler sadece Kütüb-ü Sitte’de mi bulunur?
Hadisler çoğu kere, “Bu, Kütüb-ü Sitte’de var mı?” veya “Buharî ve Müslim bunu nakletmiş mi?” gibi sorularla araştırılmaktadır. Bu tür sorular, aslında, sahih hadislerin sadece Kütüb-ü Sitte’de veya Buharî ve Müslim’in el-Câmi’u’s-Sahîh’lerinde bulunduğu, bunların dışındaki hadis kitaplarına güvenilemeyeceği kanaatinden kaynaklanmaktadır. Bu, çoğu kişinin her şeyi Kur’an’da aramasına benzemektedir. Her şeyi Kur’an’da aramak nasıl hatalı bir tutum ise hadis diye duyulan her sözü de mutlaka Buharî ya da Müslim’de bulmaya çalışmak yahut Kütüb-ü Sitte’de görmek istemek de en azından o kadar hatalıdır. Bu düşünceden vazgeçilmelidir.

Zira Buharî de Müslim de “bütün sahih hadisleri toplamak” amacıyla kitaplarını tasnif etmiş değillerdir. Kitaplarına aldıkları hadislerin kendi şartlarına göre “sahih” olmasma dikkat etmişler, fakat bütün sahihleri toplamak gibi bir çalışma içine girmemişlerdir.
Buharî ve Müslim dışında hatta Kütüb-ü Sitte dışmda kalan diğer hadis kitaplarında da sahih hadisler bulunmaktadır. Şu kadar var ki âlimler, Buharî ve Müslim’in her ikisinin birden kitabına aldığı (müttefakun aleyh) hadisleri, en güvenilir sahih hadisler olarak kabul etmişlerdir.

3.2. Hasen Hadis
Sahih ile zayıf arasında yer alan, ancak sahihe daha yakın olan bir hadis çeşididir. İlk olarak Tirmizî (öl. 279 H) tarafından kullanılan hasen terimi, “Sahihlik şartlarım taşımakla birlikte râvileri zabt yönünden güvenilir râviler derecesine çıkamayan/zayıf râvilerin rivayet ettikleri hadislerdir.” diye tarif edilmiştir. Hasen hadisin, sahih hadisten ayrıldığı tek yön râvinin zabt açısından kusurlu olmasıdır.

Tirmizî’nin de içerisinde olduğu hadis imamlarınınrivayet ettikleri hasen hadise misal olarak, “Ümmetimi (veya insanları) zora sokmaktan endişe etmeseydim, onlara her namaz vaktinde misvakla dişlerini temizlemelerini emrederdim.” hadisi verilebilir. Bu hadisin senedinde bulunan Muhammed b. Amr hafıza ve zabt yönünden kusurlu bulunarak tenkit edilmiştir.
Hasen hadisle amel konusunda hadis imamlarının çoğu, sahih hadisler gibi delil olarak kullanılabileceği görüşündedirler.

3.3. Zayıf Hadis ve Çeşitleri
Zayıf hadis, sahih ve hasen hadiste bulunması gereken şartlan taşımayan fakat uydurma olarak da isimlendirilemeyen hadistir. Zayıflık, ya hadisin senedindeki kopukluk ya râvisinin adalet ve zabtındaki bir kusur ya da metnin şâz ve illetli olması gibi hususlarda söz konusu olur. Zayıf hadis çeşitlerinin bir kısmı senetteki kopukluktan diğer bir kısmı da râvinin kusurundan kaynaklanır.

3.3.1. Senetteki Kopukluk ile İlgili Olanlar
isnattaki kopukluk, bir veya birkaç râvinin düşmesiyle meydana gelen kopukluktur. Bu düşme isnadın başında, ortasında veya sonunda oluşuna ve düşen râvinin bir veya daha fazla olmasına göre Mürsel, Munkatı’, Mu’dal, Muallak ve Müdelles hadis ismini alır.

1. Mürsel Hadis: Tabiînin, sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygambere isnadla “Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle dedi” veya “şöyle yaptı” gibi ifadelerle rivayet ettikleri hadislerdir. Mürsel hadisin zayıf olması, isnattan sahabinin atlanarak rivayet zincirinde kopukluk meydana gelmesi sebebiyledir.
Aşağıdaki şekilde18 görüldüğü gibi senetteki sahabe râvi atlanarak hadis nakledilmiştir.

mürsel hadisler


2. Munkatı’ Hadis: Etbâ'ut-tabiînin, tabiîni atlayarak sahabiden naklettiği hadise munkatı' dendiği gibi, senedin ortasından bir veya ardarda olmamak şartıyla birden fazla râvinin düştüğü hadis diye de tarif edilmiştir. Senedinde müphem bir kişinin bulunduğu hadis de munkatı' olarak değerlendirilmiştir. Munkatı’ hadis hüküm çıkarmada delil olarak kullanılmaz.

mürsel hadisler
5. Müdelles Hadis: Sözlükte; alışveriş sırasında satıcının sattığı malın kusurunu gizleyerek müşterisini aldatması anlamına gelen tedlis kelimesinden türeyen müdelles, hadis terimi olarak bir râvinin, çağdaşı olup görüştüğü fakat hadis almadığı veya çağdaşı olduğu hâlde görüşmediği bir şeyhten işittiğini zannettirecek şekilde rivayet ettiği hadis türüdür. Burada râvi, hadis aldığı gerçek kişiyi gizlemekle hem insanları aldatmış hem de rivayetin kusurunu gizlemiştir. Bu sebeple delil olarak kullanılmamıştır.

mürsel hadisler

Yukarıdaki şekilde X, hadisi Z’den aldığı hâlde, zayıflığı vb. nedenlerle Z’yi gizleyerek diğer rivayetleri kendisinden aldığı esas şeyhi tebei tabiînden almış gibi göstermektedir. Hâlbuki bu rivayeti çeşitli nedenlerle almadığı esas şeyhi (tebei tabiîn) yerine, ondan alan bir başka râviden (Z) almış, fakat bunu gizlemiştir.

3.3.2. Râvinin Kusuru ile İlgili Olanlar
Râvide, tenkit noktalarından biri veya bir kaçının bulunması sebebiyle zayıf kabul edilen hadislerdir.

1. Münker Hadis: Zayıf bir râvinin, güvenilir bir râviye veya râvilere aykın olarak rivayet ettiği ve bu rivayetiyle tek kaldığı hadise münker hadis denilir. Bu durumda zayıf râvinin rivayeti terk edilerek güvenilir râvinin hadisi tercih edilir.

2. Metruk Hadis: Yalancılıkla itham olunan; çok yanılma, fısk, gaflet gibi kusurlardan birini taşıyan râvinin tek başma rivayet ettiği hadislere denir. Râvinin hadiste yalanı görülmemiş olsa bile diğer konuşmalarda yalancılıkla tanınması veya vehim ve gaflet sahibi bir kimse olması, rivayet ettiği hadisin metruk sayılması için yeterlidir.20 Metruk hadisler çok zayıftır; hiçbir şekilde itibar edilmez.

3. Muallel Hadis: Dış görünüşü bakımından sahih olmakla beraber bu sıhhati yok edebilecek gizli bir illete sahip olan hadislere muallel denir. Bir hadisin sıhhatine engel teşkil eden illet, senette veya metinde bulunabilir. Her iki hâlde dışardan fark edilemeyecek şekilde kapalı olduğundan hadis illetlerini meydana çıkarmak çok zordur. Muallel hadis, hüküm çıkarmakta kullanılamaz.

4. Müdrec Hadis: Hadisteki bir kelimeyi açıklamak ve hüküm çıkarmak gibi bir amaçla yada yanılarak başka kimselerin sözlerinin karıştığı hadislere müdrec hadisler denir. Bir râvinin rivayet ettiği hadisin metnine veya senedine ne maksatla olursa olsun yaptığı ilaveye ise idrac denir. Tariften de anlaşılacağı üzere idrac hadisin senedinde veya metninde olur.

5. Mevzû Hadis: Hz. Peygamber adına yalan uydurmakla cerh edilmiş bir râvinin rivayetleridir. Buna hadis değil, uydurulmuş söz demek daha doğru olur. Uyduran şahıslar hadis dediği için burada zikredilmiştir.

Zayıf hadislerle akait ve ahkâma ait olmaksızın, helal ve haram gibi dinî hükümler dışında amellerin faziletleri, va’z, ahlak, kıssa gibi konularda Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetine ters düşmemek şartıyla amel edilebilir.

BİLGİ KUTUSU
Zayıf ravilerin biyografilerini veren özel kitaplar hazırlanmıştır. Buharî (öl. 256 H), Nesaî (öl. 303 H) ve Dârekutnî (öl. 385 H)’nin aynı adla “Kitâbu’d-Duafâ ve’l-Metrûkîıı” isimli eserleri vardır.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar