Sahabe Döneminde Tefsir
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Sahabe Döneminde Tefsir

2. Sahabe Döneminde Tefsir

Kur’an, Peygamberimize sahabenin yaşadığı ortamda ve onların konuştukları dilde peyderpey nazil oluyordu. Bu nedenle sahabenin büyük çoğunluğu hangi ayetin nerede, nasıl, ne hakkında ve hangi sebeple nazil olduğunu biliyordu. Hatta ayetlerin indirilmesine neden olan olayların içinde yaşıyorlardı. Örneğin; sahabe, içkinin yasaklanması sürecindeki ayetlerin indirilmesine şahitlik etmiş ve birebir uygulamıştı. Kur’an’ın ilk muhatapları olarak Kur’an’ın okunması, ezberlenmesi, yazılması, açıklanması, anlaşılması ve uygulanmasında Peygamberimizin yürüttüğü tüm faaliyetlere bizzat katılmışlardı. Anlayamadıkları bir ayeti doğrudan Peygamberimize sorup dinliyorlar, böylece ayetlerde kastedilen anlamlan bilginin asıl kaynağından öğrenmiş oluyorlardı.

Sahabe, ayetlerin yorumlanmasında Kur’an’ın bütünlüğünü ve konuyla ilgili diğer ayetleri dikkate almanın yanında, Pey gamberimizin söz ve uygulamalanndan da faydalanmıştır. Böylece ayetlerin indirilme sebebini ve Peygamberimizin onlara öğrettiği her türlü bilgiyi naklederek tefsir ilminin temelini atmışlardır. Kur’an, sahabenin konuştuğu dilde indirildiğinden, Peygamberimizden doğrudan duymamış olsalar bile, onların ayetlerin kelime ve terkiplerindeki manalannı açıklamalan önemlidir. Yeterli açıklamanın bulunmadığı durumlarda sahabenin kendi görüş ve düşüncelerini esas alarak yaptıklan içtihat da Kur’an’m ilk mu hataplannın onu nasıl anladığını göstermesi bakımından önem arz eder.

DÜŞÜNELİM BELİRTELİM
“Tefsire gelince bil ki Kur’an, Arap dili ve Arap dilinin üslup ve belagatiyle indirilmiştir. O indirildiğinde Araplannhepsi Kur’an’ı anlıyorlardı ve onun bütün ayn ayn kelime ve terkiplerindeki manalannı biliyorlardı. Kur’an tevhidi ve dinî farzlan hadiselere uygun olarak beyan etmek maksadıyla cümle cümle, ayet ayet inzalediliyordu.... Nebi (s.a.v.), kapalı (mücmel) olanı açıklıyor, nasih ve mensuhunu ayırt ediyor, sahabelere öğretiyor ve onlar da öğreniyorlardı. Aynca sahabeler, ayetlerin nüzul sebebini ve bunun gerektirdiği durumlan da öğreniyorlardı.” (îbn Haldun, Mukaddime, C 1, s. 553, 554.)
îbn Haldun, sahabenin tefsirle il gili hangi özelliklerine dikkat çekmiştir?
Düşüncelerinizi belirtiniz.

YORUMLAYALIM
Hz. Ali şöyle demiştir: “Allah’a yemin ederim ki hangi ayet indi ise ben onun nerede ve ne hakkında indiğini bilirim. Şüphesiz Rabb'im bana iyi anlayan bir kalp ve çok soran bir lisan lütfetmiştir.” Bana Allah’ın kitabından sorunuz.

Allah’a yemin ederim ki inen her ayetin gece mi, gündüz mü, ovada mı yoksa dağda mı indiğini bilirim.” (Hüseyin ez Zehebî, et Tefsir ve’l Müfessirûn, C 1, s. 89, 90.)
Hz. Ali bu sözüyle Kur’an tefsiri ile ilgili kendisinin ve sahabenin hangi özelliğine vurgu yapmak istemiştir? Yorumlayınız.

Allah ve Resulüne mutlak bağlılıkları ve saf imanları, sahabe tefsirini önemli kılan bir başka noktadır. Böylece sonraki nesillerde ortaya çıkan mezhep taassubu ya da siyasi çıkar ilişkileri gibi olumsuz etkenler, onların zihinlerini bulandırmamış ve tefsirlerini etkilememiştir.

Sahabelerin Kur’an tefsirindeki bilgisi ve yeteneği aynı değildir. Çünkü bilgi düzeylerinin farklılığı, dilin incelik kişiler tefsir konusunda öne çıkmışlardır. “Tercümanü’l Kur’an” adıyla da anılan Abdullah b. Abbas (öl. 68/687), tefsirle ilgili rivayetleri oldukça fazla olan sahabilerden biridir. Îbn Abbas, öğrencileri vasıtasıyla Mekke tefsir ekolünün kurucusu sayılmıştır. Îbn Abbas’ın tefsir riva yetlerine, “kevser” kelimesini “hayır, iyilik” olarak yorumlaması örnek olarak verilebilir.

BİLGİ KUTUSU
Sahabe tefsirinin bazı özellikleri:
- Sahabe döneminde Kur’an baştan sona tefsir edilmemiştir.
- Sahabeler, ayetlerin genel manasını vermekle yetinmişlerdir.
- Sahabe döneminde ahkâm ayetlerinden az sayıda fıkhı hükümler çıkarılmıştır.
- Sahabe döneminde yapılan tefsirler kendi dönemlerinde tedvin edilmemiştir.
- Kur’an ve tefsir bilgisi en fazla olan sahabilerden biri de Abdullah b. Mesud (öl. 32/652)’dur.

Küfe tefsir ekolünün kurucusu sayılan Îbn Mesud, müteşabih ayetleri daha çok rey ve içtihatla te'vil yoluna gitmiştir. Onun rey ve içtihada dayanan tefsir ekolü daha sonra Hanefî mezhebinin doğma sında etkili olmuştur. Örneğin; Îbn Mesud, yemin kefaretinden bahseden, “...Bunları bulamayan üç gün oruç tutar... ayetini : “art arda” ifadesiyle tefsir etmiştir. Bunun için Hanefi mezhebine göre yemin kefareti için oruç tutmak isteyen bir kimse orucunu üç gün peş peşe tutmak zorundadır.

KARŞILAŞTIRALIM
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsirini yazarken pek çok konuda araştırma yapmıştır. Sahabeler ise belirtilen konularda araştırma yapmaya gerek duymamışlardır. Sahabelerin araştırma yapmaya gerek duymamalarının nedenleri ve onları tefsir konusunda sonraki nesillerden farklı kılan özellikleri nelerdir? Karşılaştırıp yazınız.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Tefsir Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar