Sahabe Döneminde Hadis
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Sahabe Döneminde Hadis

2. Sahabe Döneminde Hadis

Peygamberimizin hayatta iken yaşadığı dönem ile onun vefatından başlayarak son sahabenin vefatına kadar olan dönem sahabe dönemi olarak adlandırılır. Peygamberimiz hayatta iken onun iman, ahlak, ibadet ve muamelata ilişkin bütün açıklamalarını dinleyip öğrenen sahabe, karşılaştıkları problemleri ona soruyor ve çözümlerini öğreniyorlardı.
Sahabe, hastalık ve sağlığında, evinde ve mescidinde, çarşı pazarda alışverişinde, insanlarla ilişkilerinde Peygamberimizin yanında bulunuyorlarlardı. Bu bakımdan sahabe, toplumsal hayatın gelişip kurumlann oluşmasına, barış ve savaşa da bizzat katılarak Peygamberimizin sözlerini dinleme ve uygulamalarına şahitlik etme imkânına sahip olmuşlardır. Hadis ve sünnetin kaynağı Peygamberimiz olduğundan saf şekliyle hadis ve sünnet, Peygamberimizin yaşadığı döneme aittir.

Bu dönemde sahabiler, hadisleri doğrudan Peygamberimizden dinliyor ve birbirlerine aktarıyorlardı. Gerektiğinde Peygamberimizden teyit alarak yanlış anlaşılmaları gideriyorlardı.

DÜŞÜNELÎM PAYL AŞ ALIM
Sahabilerin, hadisleri günümüze aktarmadaki rolü üzerinde düşününüz. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
 
SON SAHABİ EBÜ’TTUFEYL (öl. 100/719)
Ebü’tTufeyl Âmir elLeysî en son vefat eden sahabi olarak bilinir. Uhut Savaşı’nın yapıldığı (H 3/M 625) yılında doğdu. Resuli Ekrem’i Veda Haccı’nda Kâbe’yi tavaf ederken gördüğünü bizzat belirtmiştir. Hz. Ali’ye yakınlığı ve ona duyduğu sevgi ile bilinen Ebü’tTufeyl savaşlarda onun yanında yer almış, Hz. Ali’nin ölümünden sonra Mekke’de yaşamıştır. Rivayet ettiği hadisler başta kütübi sitte olmak üzere birçok hadis kitabında yer almıştır.

Ömer b. Abdülaziz devrine kadar yaşayan Ebü’tTufeyl hicri 100 yılında Mekke’de vefat etti; böylece en son vefat eden sahabi olarak tanındı.

Hz. Peygamberin vefatından sonra hadis ve sünnete olan ihtiyaç daha da artmıştır. Çünkü Müslüman toplumun genişlemesiyle ortaya çıkan yeni sorunların çözümü için Peygamberimizin uygulamalarını bilmek gerekmiştir. Diğer yandan hadisleri duymamış ve sünnete şahitlik etmemiş ikinci Müslüman nesil olan tabiinin hadis ve sünneti öğrenme arzusu da sahabeyi hadis ve sünnetin tespitine yöneltmiştir.

Sahabiler, Hz. Peygambere isnat edilen rivayetleri kabul ederken oldukça titiz davranmış özellikle ilk dört halife Hz. Peygambere atfedilen rivayetleri ancak şahitle kabul etmişlerdir. Örneğin, Hz. Ebu Bekir, mirasla ilgili Peygamberimizin hükmünü ileten bir rivayeti ancak başka bir sahabenin şahitlik yapmasıyla kabul etmiştir. Duymadığı rivayetlerde benzer bir uygulama yapan Hz. Ömer, Peygamberimizin hadislerinin ehil olmayan kişiler tarafından istismar edilmesini önlemek için rastgele hadis rivayet edilmemesini istemiştir.

Hadisin Peygamberimize aidiyetini araştırması (tahkik) ve hadis rivayetini sınırlayan tutumuyla (tahdit) Hz. Ömer, hadis usulü ilminin de gelişmesine katkısağlamıştır. Diğer yandan, “Kim bana yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” şeklindeki hadisin etkisiyle bazı sahabiler hadis rivayetini terk etmişlerdir. Bütün bu titizlikleriyle birlikte hafızasma güvenen ve hadisleri yazdığı için aslına uygun olarak koruduğundan emin olan birçok sahabi de hadis rivayet etmekten çekinmemiştir.

Peygamberimiz zamanında onun izniyle başlayan hadis yazma işi, sahabe döneminde önemli bir ilim faaliyeti olarak devam etmiştir. Bu faaliyetler sonucu hicri I. asırda talebelerine hadis yazdıran sahabilerin sayısının elliye ulaştığı ifade edilmektedir. Örneğin; Hz. Peygamberin Yemen’e valitayin ettiği Amr b. Hazm (öl. 53/673), Peygamberimizin dinin emir ve yasaklan, zekât, diyet ve ceza konulannı içeren idari ve siyasi talimatlannı muhafaza etmiştir. Yine sahabeden Cabir b. Abdullah (öl. 78/697) Peygamberimizin hacla ilgili söz ve uygulamalarım derlemiştir.

Kaynaklarda hadis yazan sahabiler arasında Semüre b. Cündeb (öl. 59/678), Abdullah b. Abbas (öl. 68/688) Abdullah b. Ömer (öl. 73/692) ve Enes b. Malik (öl. 93/711) gibi sahabilerin adlan da yer almaktadır. Hadislerin ilk yazılı metinlerinin ortaya çıktığı bu dönemde birçok sahifenin bulunduğu bilinmektedir.

Binden fazla rivayet eden sahabilere çok rivayet edenler anlamında müksirûn denilir.
Müksirûndan kabul edilen sahabe, rivayet ettikleri hadis sayısına göre sırasıyla şu şekilde tespit edilmiştir: Ebu Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Malik, Hz. Âişe, Abdullah b. Abbas, Cabir b. Abdullah, Ebu Said elHudrî.
Beş yüzden fazla rivayeti olan sahabiler ise Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Amr, Hz. Ömer ve Hz. Ali’dir.

Ebu Hureyre’nin kendisine yazdırdığı yüz otuz sekiz hadisi derleyen Hemmam b. Münebbih (öl. 101/719)’in Sahifei Sahiha’sidir. Onun öğrencisi Mamer b. Raşid (öl. 153/770) vasıtasıyla bize ulaşan bu sahife hicri I. asrın ortalarında derlenmiştir.
Hayatın bütün safhalarında Peygamberimizle birlikte olan arkadaşlarının onun söz ve davranışlarının tespit edilmesinde ve bize nakledilmesinde önemli bir konuma sahip olmaları doğaldır. Bununla birlikte on binlerce sahabe arasından sadece bin üç yüz kadar sahabenin rivayetlerinin hadis kaynaklarında nakledildiği görülür.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar