Râvilerinin Sayılarına Göre Hadis Çeşitleri
5. Sınıf Kuran

Râvilerinin Sayılarına Göre Hadis Çeşitleri

2. Râvilerinin Sayılarına Göre Hadis Çeşitleri

Râvi sayısı açısından hadisler mütevatir ve âhâd olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır.

2.1. Mütevatir Hadisler
Yalan üzerinde birleşmeleri aklen mümkün olmayan çok sayıda râviler topluluğunun, her nesilde, yine kendileri gibi bir topluluktan rivayet ettiği, işitme ve görmeye dayanan hadise mütevatir hadis denir. Mütevatir hadisin bu şekilde aktarılmasına da tevatür denir. Râvilerin sayısının çok olması, onların yalan üzerine birleşip asılsız bir haber uyduramayacak olmaları bakımından önemlidir.

Mütevatir hadisler, rivayet edilme yönünden lafzî ve manevî olmak üzere ikiye ayrılır:

a) Lafzî mütevatir: Senedin başından sonuna kadar her tabakada bütün râvilerin aynı lafızlarla rivayet ettikleri hadistir. Mutlak manâda mütevatir denildiğinde lafzî mütevatir anlaşılır. Bu tür hadisler oldukça azdır. Lafzî mütevatir hadislere, “Kim bana, bilerek yalan isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” hadisi misal olarak verilebilir.

b) Manevî mütevatir: Lafızları değişik olduğu hâlde aynı anlamı ifade eden rivayetlerdir. Bu tür haberlerde bütün râviler ortak bir anlamda birleşirler. Manevî mütevatir hadisler, lafzî mütevatire göre oldukça fazladır. Dua sırasında ellerin kaldırılması bu çeşit mütevatire örnek gösterilebilir. Çünkü Hz. Peygamberin dua sırasında ellerini kaldırdığına dair birçok hadis rivayet edilmiştir. Fakat bu rivayetler değişik olaylarla ilgili, değişik şekillerde ve farklı ifadelerle nakledilmiştir. Bütün rivayetlerin birleştiği ortak anlam, dua sırasmda ellerin kaldırılmış olmasıdır. Beş vakit namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetlerin yapılış şekilleri de mütevatir sünnete örnek olarak verilebilir.

2.2. Âhâd Hadisler
Hadis terimi olarak âhâd; mütevatir hadis şartlarım taşımayan hadislere denir. Bu tür rivayetlere haberi vâhid ve haberi âhâd da denir. Bir hadisi rivayet edenlerin çokluğu bazı tabakalarda mütevatir derecesine ulaşmış olsa bile, bazı tabakalarda sayı azalmışsa mütevatirin şartı ortadan kalkmış ve hadis âhâd hadisler arasında yer almış olur. Mütevatir hadisler sayıca çok az olduğu için Hz. Peygamberden rivayet edilen hadislerin büyük çoğunluğunu âhâd hadisler teşkil eder. Âhâd hadislere şu hadis misal olarak verilebilir:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resulüne varmak, onlara hicret etmekse eline geçecek sevap da Allah’a ve Resulüne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyahğa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”
Yukarıdaki hadisi, Hz. Peygamberden yalnız Hz. Ömer, Ömer’den yalnız Alkame, Alkame’den yalnız Muhammed b. İbrahim, Muhammed b. İbrahim’den de yalnız Yahya b. Saîd rivayet ettiği için hadis, sahih olmakla beraber âhâd hadis olarak değerlendirilir.
Âhâd hadisler her tabakada onları rivayet eden râvilerin sayılarına göre “meşhur”, “aziz” ve ‘garib” olmak üzere üç kısma ayrılır.

2.2.1. Meşhur
Sözlük manası şöhrete ulaşmış, halk arasında şöhret kazanmış demektir. Bu nedenle sözlük anlamına uygun olarak halk arasında şöhret bulmuş rivayetler de meşhur olarak nitelendirilmiştir. Hadis ilmindeki terim manası ise “Herhangi bir tabakada en az üç râvisi bulunan hadislerdir.” Başka bir ifadeyle eğer bir hadis tabakasından birinde sadece üç râvi tarafından rivayet edilmiş ise diğer tabakalarda râvi sayısı mütevatir hadisin râvi sayısına ulaşmış olsa bile o hadis yine meşhur bir hadistir. Bu hadis türüne; “Allah, ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, âlimleri vefat ettirmek suretiyle ortadan kaldırır.

Nihayet ortada âlim kalmayınca halk birtakım cahil insanları kendilerine lider seçer; bunlara bir şeyler sorulur; onlar da rastgele bilmeden cevap verirler. Böylece hem kendileri doğru yoldan saparlar hem de başkalarını saptırırlar.” hadisi örnek olarak verilmektedir.

2.2.2. Aziz
Herhangi bir tabakada râvi sayısı en az ikiye düşmüş olan hadislere “aziz hadis” denilmiştir. Bazı tabakalarda üç veya üçün üstünde râvisi bulunan bir hadis meşhur iken sonraki tabakalarından birinde bu sayı ikiye düşecek olursa hadis meşhur olmaktan çıkar ve aziz olur.

2.2.3. Garib
Lügatte tek, yalnız ve kimsesiz kalmış kişi manasına gelen garib kelimesi, hadis ilminde, herhangi bir tabakada tek bir râvisi bulunan hadisler hakkında kullanılmıştır. Garib hadislere bazen “ferd” denildiği de olmuştur. Buna göre ferd ile garibin eş anlamlı kullanılabildiği anlaşılır.

Meşhur, aziz veya garib bir hadis sahih de olabilir zayıf da olabilir. Bu sebepledir ki en az üç râvisi olan meşhur hadisin, tek râvisi olan garib hadisten daha sahih olacağı sanılmamalıdır. Zira hadisin sahihlik şartlan vardır ve ancak bu şartlara uyan hadis sahih olabilir.

İnceleyelim
Aşağıdaki aziz ve garib hadisi inceleyiniz ve aralanndaki farka dikkat ediniz.
“Sizden biriniz, ben kendisine ana babasından, çoluk çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça tam manasıyla iman etmiş olmaz. ” (Buhari, İman 8; Müslim, İman 70.)

Bu hadisi Hz. Peygamber (s.a.v.)den Enes ve Ebu Hureyre; Enes’ten Katâde ve Abdulazîz b. Suheyb; Katâde’den Şu’be ve Said; Abdulaziz’den İsmail b. Uleyye ve Abdulvâris; bunların herbirinden sayılan ikiden fazla olan raviler rivayet etmişlerdir.
Hz. Ömer(r.a.)’in Hz. Peygamber (s.a.v.)den rivayet ettiği, “Ameller ancak niyetlere göredir...” (Buhari, Bed’ülvahy, 1; Müslim, İmâre,155.) hadisi meşhur garibtir.
Bu hadisi Hz. Ömer’den sadece Alkame b. Vakkâs, Alkame’den Muhammed b. İbrahim, Muhammed’den sadece Yahya b. Sa’d elEnsârî rivayet etmiştir. Yahya’dan ise birçok râvi rivayet etmiş ve hadis meşhur olmuştur.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar