Ölüm Bir Hayat Gerçeğidir
İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD

Ölüm Bir Hayat Gerçeğidir

2. Ölüm Bir Hayat Gerçeğidir

Kur’anı Kerim’de ölümün bir hayat gerçeği olduğu ve bundan kaçışın mümkün olmadığı vurgulanır. Örneğin “Her can ölümü tadacaktır ...” ve “(Ey Resulüm) de ki: Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır. Sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.” ayetlerinde bu gerçeğe işaret edilir.

Ölüm hayatın bir gerçeği olmasına rağmen, insanların çoğunun korktuğu ve istenmediği bir durumdur. Bir ayette bu durum şöyle dile getirilir: “Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, ‘Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir’ denir.” İnsanın ölümden korkmasının iki temel sebebi vardır: Bunlardan birisi, ölümle ebediyen yok olma korkusu; diğeri ise sevdiği ve sahip olduğu şeyleri kaybetme endişesidir. Bu iki korkunun insan yaşamına etkileri büyüktür. Hayatı sadece dünyadan ibaret kabul eden insanların, zorluk ve sıkıntılar karşısında karamsarlığa kapılmaları ve zamanla hayatı anlamsız bulmaya başlamaları daha kolay olmaktadır. Stresin temelin de yatan önemli sebeplerden biri de budur.

Ahirete inanmayan insanlar ölüm gerçeği karşısında hayatın anlamıyla ilgili farklı tutumlar geliştirmişlerdir. Bazıları, ölüm varken dünya hayatının anlamsız olduğunu söyleyerek, dünyevi işleri ve sorumlulukları dışlayan bir yaşam tarzı benimsemişlerdir. Bazıları ise ölümü düşünmenin anlamsız olduğunu, bu nedenle ölümü yok kabul ederek yaşamak gerektiğini savunmuşlardır. Bu ikinci grup; “Yaşarken ölüm yoktur, ölünce de biz olmayacağımıza göre ölümü düşünmek anlamsızdır.” şeklinde de bir felsefe geliştirmiştir.Her iki görüşde insanın dünya hayatını doğru bir şekilde anlamlandırması açısından gerçekçi ve doğru yaklaşımlar değildir. Çünkü her iki durumda da ölüm, insan için ebediyen yok olmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.

Bu durumda ölümü sürekli düşünmek ahirete inanmayan insanın yaşam sevincini zayıflatır, onu hayattan koparır. Aynı şekilde, insanın sürekli ölümgerçeğiyle karşılaştığı bir hayatta, onu yok farz ederek yaşaması da mümkün değildir. Bu durumda insanı yok olma korkusundan kurtaracak ve hayata doğru bir şekilde bağlayacak şey ahiret inancıdır.

Çünkü ahirete inanan insan, öncelikle, ölümle yok olmayacağına, tam aksine yeni ve sonsuz bir hayatın başlayacağına inanır. Üstelik bu yeni yaşam, inanan ve iyi işler yapan kimseler için sınırsız nimetlerle donatılmıştır. O hâlde yapılması gereken şey, ölümden kaçmak değil; hayatı en güzel biçimde değerlendirerek ahireti kazanmaktır.
Hz. Peygamber ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu unutmamamızı ve Allah’ın razı olduğu davranışlarda bulunarak ona hazırlanmamızı tavsiye etmektedir. Kendisine “İnsanların en akıllısı ve olgunu kimdir?” diye sorulduğunda da “Ölümü çokça düşünen ve ona hazır bulunandır. İşte onlar zeki insanlardır.” buyurmuştur.

Ölüm insana sessiz ve kelimesiz dersler veren bir öğretmen gibidir. Bu öğretmen düşünen kimseler için hayatî mesajlar verir. Bu mesajlar bazen o kadar etkili olur ki, insanı gaflet uykusundan uyandırır; hakikatle yüzleştirir ve insanı kötü alışkanlıkların ve dizginlenemez hırsların esaretinden kurtarır. Hz. Peygamber ölümün hayatımıza yapacağı bu olumlu etkiye dikkatimizi çeker ve şöyle buyurur; “Size iki nasihatçi bıraktım. Bunlardan biri susar, diğeri konuşur. Susan nasihatçi ölüm, konuşan ise Kur’anı Kerim’dir.” “Bütün dünyevi saplantıları bıçak gibi kesen (ölümü) çokça hatırlayınız.”
İmam Gazali, ölümle ilgili algılamalarına göre insanları dört gruba ayırır. Birinci grup; dünyaya dalmış, hayatın geçiciliğini unutmuş ve yaşamı yalnızca zevk ve menfaatten ibaret sayan insanlardır.

Bu kimseler ölümü hatırlamak istemezler. Çünkü ölüm bunların keyfini kaçırır. İkinci grup; hatalarının farkında olup, tövbe ile kulluğa yönelmeye çalışan kimselerdir. Bunlar için de ölüm istenmeyen bir olaydır. Çünkü günahlarıyla ölüme yakalanmaktan korkarlar. Bu kimseler, gerçekte Allah’a dönüşe inanırlar ancak bu kavuşmaya layık olabilmek için ölümün gecikmesini isterler. Üçüncü grup ise, Allah’ı bilen ve ona aşk ile bağlanmış olanlardır. Onlar için ölüm sevgiliye kavuşmak anlamı taşır. Bu nedenle ölüm korkulacak bir şey değildir.

Bir dördüncü grup vardır ki, bunlar derece ve irfan olarak en üst düzeyde olanlardır. Bunlar için her şeyin en iyisi, Allah’ın uygun gördüğüdür. O, neyi dilemişse sevilmeye layık olan odur.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD
Yorumlar