Kur'an'ın İndiriliş Süreci ve İlgili Özellikleri
İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Kur’an’ın İndiriliş Süreci ve İlgili Özellikleri

2. Kur’an’ın İndiriliş Süreci ve İlgili Özellikleri

Kur’anı Kerim’i doğru olarak anlamak için bazı kavranılan bilmek gereklidir. Bu kavramlar; Kur’an’ın indirildiği zaman ve mekânı ifade eden Mekkî ve Medenî, indiriliş sebeplerini ve aşamalarım inceleyen esbâbı nüzul ve nâsihmensuhtur.

2.1. Mekkî ve Medenî
Kur’anı Kerim, Mekke ve Medine’de nazil olmuştur. Hicretten önce Mekke ve çevresinde inen ayet/sureye Mekkî; sonrasında Medine ve çevresinde inenlere de Medenî ayet/sure denir. Bu ayet veya sureler, bütün olarak indirildiği gibi farklı zamanlarda bölümler hâlinde de nazil olmuştur. Mesela Bakara suresi on yıl boyunca ayet ayet Medine’de indirilmiştir.

Mekkî surelerde, tevhit ve ahiret inancı konularına ağırlık verilmiş ve Müslümanlar ibadete ahştınlmıştır. Yine bu surelerde, güçsüzü, zayıfi koruyan ahlak anlayışı getirilmiştir. Müşriklerin şiddetli tepkisiyle karşılaşan müminlere sabır ve direnç göstermeleri tavsiye edilmiştir. Kur’an’ın 114 suresinin yaklaşık dörtte üçünü, kısa ve zengin ifadeli bu Mekkî sureler oluşturmuştur.

Medenî surelerde ise toplum hayatım düzenleyen ilkeler getirilmiştir. Namaz hariç diğer ibadetler bu surelerde farz kılınmıştır. Medenî surelerde Müslümanlann; ehlikitap, müşrik Araplar ve diğer milletlerle olan münasebetleri düzenlenmiştir. Aynı şekilde bu surelerde örnek bir İslam toplumunun oluşturulması hedeflenmiştir. Medenî sureler genelde uzundur ve sayılan, toplam sure sayısının yaklaşık dörtte birini bulmaktadır.
 
Ayetlerin veya surelerin indirildiği ortamı bilmek, Kur’an’ın doğru anlaşılmasına yardım eder. Dinî hükümlerin daha kolay anlaşılmasına imkân verir. Peygamberimizin ahlak ve yaşayışını öğrenmeye yardım eder.
 
Evlilik, miras ve cihat gibi konularda hükümler getirilmiştir.
Münafıklardan bahsedilmiştir.

İLKELER ÇIKARALIM
Mekkî:
1. “Firavun’a git! Çünkü o çok azdı. Deki: Arınmayı ve seni Rabb’imin yoluna iletmemi ister misin?...” (Nâziat suresi, 17-19.ayetler.)
2. “Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.” (Tekâsür suresi, 8. ayet.)
3. “Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr suresi, 13. ayetler.)
1. Ayet, önceki peygamberlerin kıssasından söz etmektedir.

Medenî:
1. “Şüphesiz münafıklar... namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler.” (Nisâ suresi, 142. ayet.)
2. “Ey ehlikitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?” (Âli İmrân suresi, 71. ayet.)
3. “Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsm. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsm. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsm ve Rabb’i olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın)...” (Bakara suresi, 282. ayet.)


1. Ayet münafıkların bazı özelliklerini haber vermektedir.
 
Yukarıdaki MekkîMedenî ayetleri inceleyerek içerdikleri ilkeleri bulunuz ve altlarındaki boşluklara yazmız.
 

2.2. Esbâbı Nüzul
Kur’anı Kerim’in büyük bölümü, herhangi bir soru veya neden olmaksızın, bir kısmı ise sebeplere bağlı olarak indirilmiştir. Bir veya daha fazla ayetin inmesine sebep olan olay veya soruya sebebi nüzul denir.

Bir olay veya soru sebebiyle inen ayetler, bazen muhataplarım eğitmek amacı taşımaktadır. Mesela, Hz. Paygambere kıyametin ne zaman kopacağı, hem samimi bir niyetle vaktini merak edenlere hem de onu kendilerine göre sınamak isteyenler tarafından sorulmuştur. Allah (c.c.), “...Onun bilgisi Allah katindadır. Ne bilirsin belki de zamanı yakındır.” ayetiyle3, her iki maksatla soranlara da gerekli cevabı vermiştir. Bu cevap, şu eğitici unsurları taşımaktadır: Peygamber de olsa Allah bildirmedikçe kıyametin vaktini kimse bilemez. Kişi, (küçük kıyameti sayılan ölümünü de hesaba katarak) kıyameti uzakta görmemeli ve sonsuz hayatı için her an hazırlık yapmalıdır.

Bazen kişisel sorular ve sorunlara cevap olarak inen ayetler, genel bir hükmü içermiştir. Mesela sahabeden ağır hasta olan Câbir (r.a.), öleceğini tahmin ederek malını ne yapması gerektiğini Peygamberimize sormuştur. Bu soru üzerine Nisâ suresinin 11-12. miras ayetleri indirilmiştir. Bu ayetler, miras bırakılan malların kimlere hangi oranda paylaştırılması gerektiği konusunda genişçe bilgi vermiştir.

Nüzul sebepleri Kur’an’da yer almamış, olayı bizzat yaşayan veya ona şahit olan sahabe5 tarafından nakledilmiştir. İlk dönemlerde yapılan tefsirler, çoğunlukla bu rivayetlerden oluşmaktadır. Esbâbı nüzul hakkında, Mekke dönemiyle ilgili az, Medine dönemiyle ilgili çok bilgi bulunmaktadır. Bu bilgiler, tedvin döneminde hadis kitaplarının tefsir kısmında toplanmıştır.

Nüzul sebebini bilmenin birçok faydası vardır. Bir ayetin hangi olayla ilgili indirildiğini bilmek, onun İlahî maksada uygun yorumlanmasını sağlar ve yanlış anlamaları önler. Mesela, hac/ umre yaparken SafâMerve arasında sa’y yapılması gerektiğini, ..Safâ ve Merve Allah tarafından konulmuş sembollerdendir; böylece, hac veya umre için Mabede gelen birinin bu ikisi arasında gidip gelmesinde bir mahzur yoktur ...” ayeti bildirmektedir. Bu ayet, Cahiliye Döneminde bu iki tepeye put konulduğu için sa’y yapmak istemeyen ensann tereddüdünü gidermek üzere indirilmiştir. Sebebi nüzulünden habersiz olan tabiinden Urve, bu ayetin hac veya umre yapan kimseye sa’y yapıp yapmama serbestliği verdiğini sanmıştır. Hz. Aişe bu anlayışın doğru olmadığını yukarıdaki nüzul sebebini anlatarak açıklamıştır.

Sebebi nüzulü bilmek, ayet veya sure açıklanırken muhataplarda dinleme arzusu uyandırarak onun daha güzel anlaşılmasını da sağlamaktadır. Fil kıssası hakkında inen Fil suresi bu konuda güzel bir örnektir. Aynı şekilde, “Rabb’in seni bırakmadı ve sana darılmadı.” ayetini8 okurken ‘Acaba ne oldu ki Allah böyle bir ifadeye yer verdi?’ türünden merak uyandıran sorular akla gelmektedir. Peygamberimize vahyin bir süre gecikmesinden dolayı müşriklerin ‘Rabb’i Muhammed’i terk etmiş, ona gücenmiş.’ söylentisini kesmek üzere bu ayet indirilmiştir. Böylece sebebi nüzul bilgisi, merakı gidermekle ayetin daha güzel anlaşılmasını sağlamıştır.


2.3. Nâsih ve Mensuh
Nesh, bir nassın hükmünün, daha sonra gelen bir nassla kaldırılmasıdır. Hükmü kaldırılan ayete mensûh, kendinden önceki hükmü kaldıran ayete nâsih, yapılan bu işe de nesh denir.
Kur’an’da nesihten bahseden ayetlerden birisi şöyledir:
laka daha iyisini veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.”
Kur’anı Kerim, insan ve toplumu eğitmek ve geliştirmek için indirildiği toplumun doğrularını onaylamış, yanlışlarını yeni hükümlerle tedricen kaldırmıştır. Bu, önceki dinlerin hükmünün kaldırılması şeklinde olabildiği gibi aynı din içerisinde de olabilmektedir. Çünkü insanlar, önceden sahip oldukları örf ve adetlerini kolay terk edemezler. İnsanlar ancak, yeni dinin ruhunu ve ilkelerinin yüceliğini kavradıkça değişimi kabul edebilirler. Nesh, insanların hükümlere alışmalarını sağlayan bir kolaylıktır. Allah, nesih yoluyla toplumun şartlarına uygun hükümler koymuş ve onu sağlam bir ahlak oluşturmanın en güzel yöntemi olarak kullanmıştır. Buna alkollü içkinin kaldırılması misalini verebiliriz.

Alkollü içki tüketimi müşrik Araplar arasında oldukça yaygındı. Kur’anı Kerim bu kötü alışkanlığı bir anda kesin bir emirle kaldırmamıştır.
lanan Müslümanlar, namazların öncesinde içki içmemeye başlamış ve böylece içki içmenin “Biz bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturursak (ertelersek) mut vakti daraltılmıştır. Son adımda ise bu alışkanlık kesin bir şekilde yasaklanmıştır:
“Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanbk ve kin sokmak; sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan abkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?”
Bu ayetlerin indirilmesiyle Müslümanlar içki içmeyi tamamen bırakmışlar ve ellerinde kalan şarapları dökerek imha etmişlerdir.

Örneklerden de anlaşıldığı üzere, Kur’anı Kerim’in tefsiri yapılırken veya ondan hüküm çıkarılırken neshi dikkate almak gerekmektedir. Böylece, Kur’ani hükümlerin birbirine karışmaması sağlanmakta ve insanlar için faydalı sonuçlar çıkanlabilmektedir.
Bunun yerine, toplumu eğiterek onu aşamalı şekilde kaldırmayı tercih etmiştir. Birinci adımda alkollü içkinin büyük zararım vurgulamış, fakat bazı faydalarının olduğu da ifade edilmiştir. Bu uyan, içki içen Müslümanların zihnine ‘İçkinin zaran büyüktür.’ fikrini yerleştirmiştir. İkinci adımda, sarhoş hâldeyken namaz kılmak yasaklanmıştır.

Neshten bahseden Nahl suresi, 101.; Ra’d suresi, 39.; Nisâ suresi, 160161.; Enfâl suresi, 65.; Yûnus suresi, 15 ve A’lâ suresi, 67. ayetlerini mealden bularak sınıfta değerlendiriniz.
 
ARAŞTIRALIM KARŞILAŞTIRALIM
İçkinin Haram Kılınması Bakara suresi, 219. ayet Nisâ suresi, 43. ayet
Faizin Haram Kılınması Merhaleleri
Rûm suresi, 39., Nisâ suresi, 160,161. ayetler I. Merhale
II. Merhale
Mâide suresi, 90, 91. ayetler   III. Merhale
Faizin haram kılınma aşamalarını “Rûm suresi, 39; Nisâ suresi, 160, 161; Âli İmrân suresi, 130. ve Bakara suresi, 27-52-79. ayetlerinden” araştırınız. İçkinin haram kılınma merhaleleriyle karşılaştırarak bu ayetleri uygun olan yerine koyunuz.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Tefsir Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar