Kelm Bilimi ve Temel Sorunları
İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

KELAM BİLİMİ VE TEMEL SORUNLARI

1. Kelam Biliminin Tanımı, Konusu ve Amacı

Kelam konuşma, söz ve ibare anlamına gelir. Örneğin kelamullah, Allah (c.c.)pın sözü demektir. Kur’an ı Kerim’e “Kelamullah” isminin verilmesinin sebebi budur. Kelam ilmi açısından konuşma; Allah, evren ve insan hakkında vahyin ilkeleri doğrultusunda düşünerek ve araştırarak anlamlı şekil de konuşmadır.

Bir ilim dalı olarak kelam, çeşitli açılardan tarif edilmiştir. Kelam ilmi amacı açısından, kesin deliller kullanarak ortaya çıkacak şüpheleri gideren, İslam inanç esaslarını ispata güç kazandıran bir ilimdir.

Allah’a, peygamberlere ve ahirete iman İslam dininin temel inanç konularıdır. Kelam ilmi de bu konular hakkında vahyin bildirdikleri çerçevesinde aklî açıklamalar yapar. Buna göre konusu açısından kelam, Allah’ın zatından ve sıfatlarından, peygamberlik ile ilgili konulardan, yaratılmış ların başlangıç (mebde) ve sonundan (mead: ahiret) vahyin ilkeleri ışığında bahseden bir ilim olarak tanımlanır.

Kelamın üç ana konusu
Allah’ın zat ve sıfatları
Peygamberlik ile ilgili konular
Varlıkların başlangıç (mebde: yaratılış) ve sonu (mead: ahi ret) ile ilgili durumlar

Kelam öncelikle Allah ın varlığının delillerini, Allah ın birliğini, sıfatlarını ve fiillerini konu edinir.

Allah’ın birliği, onun hiçbir varlığa benzememesi, zaman ve mekândan münezzeh olması, yaratan, bilen, gören, duyan ve işiten olması gibi özelliklerini ele alır. Kelam ilmi, Allah’ın varlığını bazen Kur’an ayetlerinden hareketle, bazen insanın özelliklerinden hareketle, bazen de Allah’ın ayeti olarak kabul edilen tabiattan hareketle ispat eder. Bu nedenle varlığın niceliği ve niteliği ile ilgili bilgiler kelam ilminin alt konularını oluşturur. Böylece evrenin düzeni, evrendeki varlıkların çeşitli liği ve düzenliliği Allah’ın varlığının ve birliğinin en büyük işaretleri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Kur’an ı Kerim insanı evren hakkında düşünmeye çağırmaktadır.

“Onlar ayakta dururken, otururken, yan ları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anar lar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabb’imiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ede riz. Bizi cehennem azabından koru!”Âli İmrân suresi, 191. ayet.

Bir insanın mümin olabilmesi için Kur’an’ın belirttiği şekliyle Allah’ın varlığına ve birliğine inanması gerekir. Bundan dolayı iman, sadece sözle değil, kişinin düşünerek, sorgulayarak ulaşabileceği kalbî tasdik ile ortaya çıkmalıdır. Çünkü Kur’an’da “Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için birçok ayetler vardır.” buyrularak inanan insanın evrendeki delillere bakarak Allah’ın varlığı ve fiilleri hakkında düşünmesi istenir. İnsandan neye inandığının farkında olması, düşünmesi ve sorgulaması beklenir. Bu yönüyle kelam, benzer konuları ele alan akâit ve usûl i din gibi ilimlerden de farklılaşır. Çünkü akaid ve usûli d din de daha çok inanç esaslan açıklanır.
İnançları delillendirme yoluna gidilmez.

Kelamın ikinci konusu, nübüvvettir ve peygamberlere imanı içerir. Allah mesajlarını vahiy yoluyla peygamberlere ulaştırır. İnsanlar da peygamberlerin tebliğ ettiği kutsal kitaplar aracılığıyla bu mesajlara ulaşır. Buna göre nübüvvet; peygamberliğin imkânını, vahyi, kutsal kitapları, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ispatını ve diğer peygamberlerin risaletini içeren geniş bir konudur.

Kelamın üçüncü konusu ise ahiret inancıdır. Kelam, ahiretin varlığını ve aşamalarını Kur’an’da anlatıldığı şekliyle ispatlamaya çalışır.

Allah, nübüvvet ve ahiret, kelamın temel konuları olmakla birlikte çağdan çağa, toplumdan topluma kelam konularında bazı değişiklikler olmuştur. İslam’ın yayılması, Müslümanların farklı kültürlerle karşılaşmaları, çağımızda olduğu gibi içinde yaşanılan zamanın sosyal ve kültürel değişimlerine bağlı olarak ortaya çıkan problemler kelamın konularının genişlemesine sebep olmuştur.

Bundan dolayı bazı kelamcılar, kelamın felsefeye benzer şekilde fiilen var olan her varlığı (mevcud) ele aldığını, hatta bilinebilen her şeyin (malum) bu ilmin konusu olduğunu belirtmişlerdir.

Kelamın amacı, Kur’an’da belirtilen inanç esaslarını açıklamaktır. Allah’ın varlığı ve birliği, peygamberlik ve ahiret inancının ispat edilmesi, bu inançların detaylarının doğru bir şekilde belirlenmesi bu amacın birer parçasıdır.

Yaratılışı gereği aşkın, yüce bir varlığa inanma ihtiyacı olan insanoğlu, tarih boyunca gerçek ya ratıcı olan Allah’ın yanında, ruhlara, atalar kültüne, totem ve put diye tanımlanabilecek canlı cansız varlıklara yönelmiş ve onları kendilerine ilah edinerek söz konusu inanma ihtiyacını gidermeye çalış mıştır. Kur’an’da bu tür inanışlar Hz. İbrahim’in dilinden şöyle anlatılır: “İbrahim, babası Âzer’e: ‘Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum’, demişti.” Cehaletten kaynaklanan bu inanışların düzeltilmesi inanç alanında doğru bilgilenme ile mümkündür. İşte kelam ilmi de doğru bilgi vererek insanları yanlış inançlar dan korumayı ve doğru inancı bilgi ile temellendirmeyi amaçlamıştır.

İslam âlimleri, imanın tasdik boyutu yanında bilgi boyutunun olduğuna da dikkat çekmişlerdir. Kur’an müşriklerin tanrı inançları konusunda açık bir delilleri olmadığını anlatır: “Şu bizim kavmimiz Allah’tan başka tanrılar edindiler. Bari bu tanrılar konusunda açık bir delil getirseler. (Ne mümkün!) Öyle ise Allah hakkında yalan uydurandan daha zalimi var mı?” Kelam ilmi ise inanan insanın Allah hakkında sağlam bir bilgi, açık bir bilinç ve huzur veren bir iman içinde olmasını ister.

Kelam, müminin imanını taklidin karanlığından kurtarmak ve araştırıp düşünerek oluşturduğu tahkiki imanın aydınlığına yükseltmek ister. Bunun için inanç esaslarının delillerini, nedenlerini ve sonuçlarını açıklar. Bunu yaparken kelam, Kur’an’ın anadan babadan, atadan dededen görerek çevresinin etkisiyle körü körüne oluşmuş batıl inanç biçimini eleştirmesini kendine örnek alır. Doğru inancın nasıl olması gerektiğini anlatırken diğer yandan da yanlış inançları tanıtır. Böylece insanlar da İslam’a uygun olmayan inançları bilir, hurafe ve batıl inançlardan kurtulma imkânına kavuşur.

Kelamın amaçlarından biri de İslam’a ve onun inanç esaslarına yönelik eleştirileri cevaplamak ve onları geçersiz kılmaktır. Örneğin, kelam Allah’ı inkâr edenlerin delillerinin çürüklüğünü göstererek Allah’ın varlığını ispat etmeye çalışır. Böylece Müslüman toplumları etkileyen yanlış inanç biçimlerinin olumsuz etkilerini gidermeyi amaç edinir.
İnançlar, kültür ve medeniyetlerin temelini oluşturur. İnançlar göz ardı edildiğinde bir milletin kültür ve medeniyetinin maddî ve manevî ürünlerini anlamak mümkün değildir. Bunun için geçmiş kültürün anlaşılmasında inanç sisteminin bilinmesi önemlidir. Daha da önemlisi toplumsal değişme açısından inançların mevcut şartlara göre yeniden ele alınması, yorumlanması ve elde edilen bilgilerin temellendirilmesidir.

Toplumsal değişimi takip et meyen bir kelam ilmi, inanç ilkelerini açıklama ve ileri sü rülen eleştirilere karşı savun ma görevini hakkıyla yerine getiremez. Bu nedenle kelam ilmi, inanç ilkelerini, şartları ve ihtiyaçları gözeterek an latmalı ve savunmalıdır. Ke lam ilmi bu yönüyle inanan insanların hayatın anlamı ve amacını kavramalarına katkı sağlar.


Kelam,
dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak ister.
kültür ve medeniyetin anlaşılmasını sağlar.
eleştirilere karşı inanç esaslarını savunur.
müminin imanını taklidden tahkike yükseltir.
müminin imanını taklidden tahkike yükseltir.
inanç konularında doğru bilgiler verir
inanç esaslarını açıklar ve akılla temellendirir


Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar