Kelam Biliminin, İslam Bilimleri Arasındaki Yeri
5. Sınıf Arapça

Kelam Biliminin, İslam Bilimleri Arasındaki Yeri

İslam dini inanç, ibadet ve ahlak vb. çeşitli yönlerden ele alınabilir. Ancak bütün bunların hepsi kelimei tevhid ile ifade edilen tevhit inancı üzerine kurulmuştur. Kelam ilminin Allah’ın varlığı ve birliği, nübüvvet ve ahiret gibi inanç esaslarını sağlam bir şekilde temellendirmesi İslam ilimleri açısından önemlidir. Meleklere, peygamberlere, kitaplara ve ahiret gününe iman, ancak Allah’ın varlığının ve birliğinin kabul edilmesinden sonra ele alınabilir. Dinle ilgili diğer bütün ilke ve uygulamalar da Allah’ın varlığıyla anlam kazanır.
Kelam ilminde yapılan tartışma ve açıklamalar tefsir ilminde inançla ilgili ayetlerin yorumlanmasında etkili olmuştur. Kur’an’ı yorumlayan tefsir ilmi, Allah’ın varlığının ve kitapların hakikatinin kabulü ile anlam kazanır.

Peygamberimizin söz ve fiillerinin öğrenilmesi, nakledilmesi ve yorumlanmasını ele alan hadis ilmi ise, peygamberliğin ispat edilmesi ile bir anlam kazanır. Bundan dolayı Allah’ın varlığını, melekleri, peygamberliği, kutsal kitapları ve ahireti ispat eden kelam ilmi, İslam ilimlerinin teorik temeli sayılmıştır.

Kelam ile fıkıh arasında da çeşitli ilişkiler vardır. Örneğin; kelam âlimi mükelleflerin özgür eylemlerinin bulunduğunu ispat eder. Fakih ise fiillerin hükümlerini açıklar. Kelam ile fıkıh arasındaki ilişkilerin bir kısmı da fıkhî hükümlerin akılla yorumlanıp yorumlanamayacağı gibi teorik konularda odaklanmıştır.

Kelama en yakın ilim dallarından biri mezhepler tarihidir. Kelam, itikadî fikirlerle ilgilenirken mezhepler tarihi bu fikirlerin sosyal, siyasal arka planını ve bu fikirleri savunan grupların görüşlerini kendi kaynaklarına dayanarak anlatmaya çalışır.
 
OKUYALIM YORUMLAYALIM
“Dinî ilimler içinde küllî olan kelamdır.
Fıkıh, usuli fıkıh, hadis ve tefsir gibi diğer ilimler ise cüzî ilimlerdir. ... Kelamcının inceleme ve araştırması, öncelikle en genel şeyden yani mevcuttan başlayıp detaya doğru iner. Bu detay içerisinde diğer dinî ilimlerin, Kitap, Sünnet ve Peygamberin ispatı gibi ilkelerini ortaya koyar.

Bu noktadan sonra müfessir, kelamcının inceleme alanına giren şeyler arasından özel birini yani Kitab’ı alır ve onun tefsiriyle uğraşır. Muhaddis, kelamcının inceleme alanına giren şeyler arasından özel birini yani Sünnet’i alır ve bunun sübût yollarını araştırır. Fakih bunlar arasından özel birini, yani mükellefin fiilini alır ve hükümlerini belirtir. ... Öyleyse kelam ilmi bütün dinî ilimlerin ilkelerini ispat görevini yüklenmiş olmaktadır.”

İslam bilginleri ilimleri sınıflandırırken kelam ilminin asıl olma özelliğini öne çıkarmışlardır. Bundan dolayı da kelama “dinin asılları” anlamında “usûli’ddin” adı verilmiştir. Buna karşılık fıkıh gibi diğer ilimler bu esaslara bağlı ikincil konularla ve dinin ayrıntılarıyla uğraşmışlardır.

Ahlâk: Davranışlar alanı
Fıkıh: İbadet ve uygulamalar alanı

Kelam, İslam ilimlerinin aslını oluşturmakla birlikte bütün ilimler önemlidir ve hepsinin fonksiyonu farklıdır. Bir bütün olarak ele alındığında İslam ilimlerinin hepsi Allah’ın mesajının anlaşılması, yorumlanması ve uygulanmasında belli bir görev üstlenir. Kelam, konuları itibariyle Allahın varlığı ve birliğini ele alır; amacı itibariyle inanç meselelerini temellendirir ve onları savunur; yöntemi itibariyle de hem vahyi hem de aklı esas alır. Bu nedenle İslam ilimlerinin temelini oluşturan ilim olarak kabul edilir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar