Kaynak ve Yöntem Bakımından Tefsir Çeşitleri
5. Sınıf Kuran

Kaynak ve Yöntem Bakımından Tefsir Çeşitleri

5. Kaynak ve Yöntem Bakımından Tefsir Çeşitleri

Tefsirin kaynaklan başlangıçta Kur’an, Peygamberimizin hadisleri, sahabe ve tabiin sözü olarak belirlenmiştir. Bu kaynaklara dayalı tefsirler, rivayet tefsirleri olarak adlandınlır. Bu kaynaklar yanında zamanla müfessirler Arap dili ve edebiyatının imkânlarından faydalanmışlar, rey ve içtihada başvurmuşlardır. Böylece akıl ve bilimler de tefsirin kaynaklan arasında yer almıştır. Bu kaynaklara dayanan tefsir çalışmalanna da dirayet tefsirleri adı verilmiştir.

Müfessirler, Kur’an’ı tefsir faaliyetlerinde iki yönteme başvurmuşlardır. Ayetlerle ilgili daha önce söylenenleri naklederek kendi görüşünü belirtmekten kaçınanların yaptıklan tefsirler “riva¬yet tefsirleri” olarak adlandınlır. Ayetlerle ilgili rivayetler yanında dil bilim ve diğer bilimlerden faydalanıp kendi görüşlerini aktaranların tefsirleri ise “dirayet tefsirleri” olarak adlandınlır. Ancak bu iki yöntem, birbirinden tamamen aynlamaz. Çünkü rivayet tefsirlerinde belli bir görüşün tercihi düzeyinde de olsa dirayet yöntemi kullanılmışken dirayet tefsirlerinde de konuyla ilgili rivayetler kullanılmıştır. Buna göre kullanılan yöntemin özelliğine göre tefsir, kaynak ve yöntem bakımından rivayet ve dirayet tefsirleri olmak üzere ikiye aynlmıştır:

- Yöntem Bakımından Tefsirler

- Rivayet Tefsirleri
- Dirayet Tefsirleri

- Dirayet Tefsirleri


* Dil Bilimsel Tefsirler
* Kelamî Tefsirler
* Fıkhî Tefsirler
* Tasavvuf Tefsirler

5.1. Rivayet Tefsirleri
Tefsir başlangıçta, Peygamberimiz ve sahabilerden rivayet edilen sözlerden ibaretti. İlk dönem müfessirleri Peygamberimiz ve sahabeden nakledilen sözlerle tefsir yapıyor ve kendi görüşlerine yer vermiyorlardı. Bu tür tefsirler, rivayet tefsiri olarak isimlendirilmiştir. Rivayet tefsirlerine me’sur, menkûl ya da naklî tefsir adı da verilmiştir.
Rivayet yönteminde bir ayet tefsir edilirken önce konuyla ilgili daha açıklayıcı başka ayetler nakledilir. Bunun ardmdan konuyla ilgili Peygamberimizin sünnetinden örnekler ve hadisler sıralanır. Sonra konuyla ilgili sahabe sözleri ve bazen de tabiîn sözleri nakledilir.

Rivayet tefsirleri Peygamberimizin ve sahabenin Kur’an ayetlerini nasıl anladıklarını ve uyguladıklannı anlatmalan bakımından önemlidir. Bununla birlikte bu tefsirlerden yararlanırken gerek

Hz. Peygambere ve gerekse sahabe ve tabiîne isnad edilen uydurma sözlere dikkat edilmesi gerekir.

Rivayet tefsirleri arasında Muhammed b. Cerir etTaberî’nin “Câmiu’lBeyân an Te’vîli Âyi’lKur’an” adlı eseri ilk tefsir rivayetlerini nakletmesi bakımından önemli bir yere sahiptir. Bunun dışında başlıca rivayet tefsirleri olarak şunlar sıralanabilir:

5.2. Dirayet Tefsirleri
Dirayet sözlükte anlama, idrak ve kavrayış anlamlarına gelmektedir. Başlangıçta müfessirler, sadece Peygamberimizin hadislerini, sahabe ve tabiinin sözlerini aktarıyorlardı. Zamanla İslam toplumunun genişlemesi, yeni ülkelerin fethi, değişik ilimlerin ve yaklaşımların doğması sonucu müfessirler rivayetle yetinemeyeceklerini gördüler.

Bunun üzerine nakledilenlerin yanında müfessirler, Kur’an ve sünnete dayanarak re’y ve içtihadda bulunmak zorunda kaldılar. İşte Kur’an tefsirinde Peygamberimiz ve ashabından gelen rivayetler dışında kendi görüş ve düşüncelerini de aktaran akla dayalı bu yeni yönteme “dirayet yöntemi” adı verildi. Bu yöntemle yazılan tefsirler de “dirayet tefsiri” olarak adlandırıldı. Dirayet tefsirine “ma’kul” ve “re’y” adlan da verilmiştir.

Dirayet yöntemini kullanan müfessirler, tefsirde lügat, gramer ve edebiyat gibi dil bilimle ilgili ilimlere önem vermişlerdir. Aynca tefsirde hadis, fıkıh ve kelam gibi ilimler yanında felsefi ilimleri ve müspet bilimi de kullanmışlardır.

Müfessirler, dil bilim, fıkıh, kelam ve diğer dinî ilimler çerçevesinde geliştirdikleri görüş ve yaklaşımlarına tefsirlerinde yer verdiler. Böylece dirayet tefsirlerinden dil bilimsel tefsir, fikhi tefsir, kelamî tefsir ve tasavvufî tefsir ortaya çıkmış oldu.

Dil Bilimsel Tefsir: Peygamberimiz, ashabının anlamakta güçlük çektiği kelimelerin anlamlannı açıklamıştır. İlk tefsir çalışmalan da Kur’an’ın kelimelerinin anlamlannı araştıran “Meâni’lKur’an” isimli kitaplar olmuştur. Anlaşılması zor olan ve yabancı kökenli kelimelerin anlamlannı araştıran çalışmalar “Garîbu’lKu’ran”; eş sesli ve eş anlamlı kelimelerini araştıran çalışmalar ise “elVücûh ve’nNezâir” adlı kitaplarda toplanmıştır. Diğer yandan Kur’an’da geçen kelime ve kavramlann Peygamberimiz zamanındaki anlamının tespiti ve yorumlanması gerekmiştir. Bunun için ise müfessirler Cahiliyye Dönemi şiirine başvurmuşlar ve böylece şiir ve belagat gibi edebî sanatlann gelişmesine de katkıda bulunmuşlardır. Böylece dirayet yöntemiyle yapılan ilk tefsir faaliyetleri dilbilimsel çalışmalar olmuştur.

Farklı milletlerden insanların Müslüman olmalan ve Kur’an’ı anlama istekleri de dil bilimsel tefsir çalışmalarını hızlandırmıştır. Çünkü onlar Arapça bilmiyorlar ve Kur’an’ı anlamak istiyorlardı. Kur’an’ın gramerini çözmeye yönelik çalışmalar, Arapçanın sarf ve nahiv kurallarının tespiti bu etkenlerle oluşmuştur. Böylece Kur’an’ın bu yöntemle açıklanmasına ve dil bilimin gelişmesine katkıda bulunan Halil b. Ahmed (öl. 175/791) ve Sibeveyh (öl. 180/796) gibi dil bilimciler yetişmiştir.
Örnekler: Zemahşerî Tefsiri Râzî Tefsiri

Kur’anı Kerim’i dil bilimsel yöntemle tefsir edenlerin başında elFerra (öl. 207/822) gelmektedir. Onun “Meâni’lKur’an” adlı eseri Kur’an’da bazı kelimeleri lugavî açıdan tefsir eden ilk eserlerdendir. Yine bu yöntemle yazılmış Ebu Ubeyde (öl. 210/825)’nin “Mecâzü’lKur’an”ı, îbn Kuteybe (öl. 276/889)’nin “Te’vîlü Müşkili’lKur’an”ı ve Zemahşerî’nin “elKeşşâf”ı önemli eserlerdendir. Râgıp elIsfehânî’nin “elMüfredât fi Gârîbi’lKur’an” adlı eseri de Kur’an kelimelerini ve anlamlarım içeren bir sözlük niteliğindedir.

Kıraat imamlarının büyük çoğunluğu, kelimesini ref ile okurlar. Bunu ref ile okuyan âlimler görüşlerini şöyle savunurlar: Nekrenin mübteda olması caiz değildir. Bu durumda sıfat ve mevsuftan oluşan bir haberdir. Mübtedası ise hazfedilmiştir. Buna göre ayetin anlamı, “Bu, indirdiğimiz bir sûredir.” şeklindedir veya ifadesi sıfat ve mevsuftan oluşan bir müptedadır. Haberi ise hazfedilmiştir. Buna göre ayetin anlamı “İndirdiğimiz şu sure, sana vahyettiklerimiz arasında bulunmaktadır.” şeklindedir.
Ahfeş ise “Nekrenin müpteda olması mümkündür ve buna göre übteda, ise haberdir.” demiştir.

Kelamî Tefsir: Dirayet tefsirinin bir başka alandaki gelişimi de kelamî tefsir çalışmalarıdır. Bu tefsirin doğuşundaki başlıca etken, inanç esaslarıyla ilgili ayetlerin yorumlanmasına duyulan ihtiyaçtır. Çünkü Kur’anı Kerim’de Allah’ın birliği, melekler, kitaplar, peygamberler, ahiret ve kader ile ilgili pekçok ayet vardır. Bu ayetlerin anlaşılması ve yorumlanması, Müslümanların inançlarının sağlam temellere dayanması ve inanç esaslarının savunulması, kelamî tefsirin başlıca amaçlan arasında yer alır.

Kelamî tefsirin doğuşunda Müslümanların yeni kültür ve dinlerle karşılaşmalan da etkili olmuştur. Bu karşılaşmalar sonucunda Müslümanlar arasında farklı inanç sorunlan oluşmuş ve bu sorunlann çözümü için çeşitli kelamî mezhepler ortaya çıkmıştır. Bunun sonucunda da kelamî konuların daha yoğun bir şekilde yer aldığı kelamî tefsirler yazılmıştır.

Tefsir tarihinde kelamî tefsir yöntemini kullanan ilk ekol Mutezile ’ dir. Zemahşerî (öl. 53 8/1143) de “elKeşşâf’ adlı tefsirinde Mutezile’nin düşüncelerini destekleyen yorumlar yapmıştır. Fahreddin erRâzî (öl. 606/1210) ise “Mefâtihü’lGayb” adlı tefsirinde Eş’arî kelam ekolünü destekleyen yorumlar yapmış ve Mutezile düşüncesini eleştirmiştir. Şia mezhebine mensup müfessirler de tefsirlerinde Hz. Ali ve ehli beyt sevgisine, on iki imam ve mehdılik inancına yer vermişlerdir. Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin “elMizân fi Tefsîri’lKur’an” adlı eseri buna örnek olarak verilebilir. Önemli kelamî tefsirlerden biri de Zeydiyye mezhebine mensup eşŞevkânî (öl. 1250/1834)’nin “Fethü’lKadir” adlı tefsiridir.

Fıkhî Tefsir: Dirayet tefsiri olarak adlandırılan bir diğer tefsir türü de fıkhi tefsirdir. Fıkıh, İslam’ın bireysel ve toplumsal hayata ilişkin pratik hükümlerini bilmeyi ve bu konuyu inceleyen ilim daimi ifade eder. Kur’an’da inanç ve ahlaka dair ayetler yanında namaz, oruç, hac gibi ibadetleri ve çeşitli toplumsal ilişkileri ele alan ayetler vardır. Bu ayetlerin anlaşılması ve yorumlanması, Müslümanların ibadetlerini nasıl yapacaklarının açıklanması ve çeşitli toplumsal ilişkilerin (muamelat) nasıl yürütüleceğinin açıklanması fıkhî tefsirlerin başlıca amacı olmuştur. Bu nedenle ibadet ve muamelatı içeren ahkâm ayetlerinin tefsiri, fıkhî tefsirlerin en önde gelen özelliğidir.

Zaman ve mekân faktörüne bağlı olarak İslam âlimlerinin değişen görüşleri zamanla fıkhî mezheplerin oluşmasına neden olmuştur. Bu çerçevede ahkâm ayetlerinin tefsirini yapan Hanefi, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhebine mensup her müfessir, tefsirinde kendi mezhebî görüşünü yansıtmıştır.

Fıkhî tefsirler, Kur’an’daki ahkâm ayetlerini açıklamalarından dolayı genellikle “Ahkâmü’lKur’an” diye isimlendirilmişlerdir. Mukâtil b. Süleyman (öl. 150/767)’ın “Tefsirü’lHams Mie Âye mine’lKur’an” adlı eseri ilk yazılı fıkhî tefsir olarak kabul edilmektedir. İmam eşŞafii’nin (öl. 204/819) “Ahkâmu’lKur’an”ı, Hanefi âlim Cessas (öl. 370/981)’ın “Ahkâmü’lKur’an”ı, Maliki mezhebine mensup Ebû Bekir İbnu’lArabî (öl. 543/1148)’nin “Ahkâmü’lKur’an”ı ile yine Endülüslü Maliki âlim Kurtubî (öl. 671/1273)’nin “elCâmî li Ahkâmi’lKur’an”ı fıkhî tefsirlere örnek olarak verilebilir.

Tasavvufî Tefsir: Dirayet tefsiri kategorisinde bulunan diğer bir tefsir çeşidi de tasavvufî tefsirdir. Tasavvufî tefsir, Müslümanlar arasında özellikle dünyevileşmeye tepki olarak yayılan ahlaki bir hayat sürme ve ruhu arındırma anlayışının gelişmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda tasavvufî tefsirler, ahlaki özellikleri içeren ayetleri yorumlayarak, bir yandan Kur’an’m erdemli insan vurgusuna dikkat çekmişler; diğer yandan da bu çerçevede geliştirilen görüşlerini ayetlerin tefsiri yoluyla ispat etmek istemişlerdir.
Tasavvufî tefsirler, tefsir usulünde öngörülen çeşitli kuralları zaman zaman ihmal ederek ayetlerin görünen (zahir) anlamlarının dışında gizli (batın) anlamlarının da olduğunu belirtmişlerdir. Bunun için çoğunlukla ayetlerin zahiri anlamlarını ve sebebi nüzullerini araştırmak yerine gizli anlamlan bulup çıkarma ve ilham yöntemiyle elde edilen bilgilerle ayetler tefsir edilmiştir. Bu tefsirler, dilden anlaşılan anlamın yanında, kelime ya da harflerin işaret ettiği düşünülen başka anlamlar üzerinde de durmuşlardır. Bundan dolayı da tasavvufî tefsire “İş’ârî Tefsir” adı da verilmiştir.
Tasavvufî tefsirin kabul edilebilmesi için tefsir âlimleri bazı koşullar ileri sürmüşlerdir.

Bunlar ayetlerin doğru anlamlannı koruyabilmek için konulmuştur.
“Batın mananın doğru kabul edilebilmesi için dört şart gereklidir:
1. Batın mananın, lafzm zahir manasına aykırı olmaması.
2. Başka bir yerde bu mananın doğruluğuna bir delil bulunması.
3. Bu manaya dinî ve akli bir zıtlığın bulunmaması.
4. Batın anlamın tek anlam olduğunun ileri sürülmemesi.”
(Süleyman Ateş, Sülemî ve Tasavvufî Tefsîri, s. 25’ten düzenlenmiştir.)
 
BİLGİ KUTUSU

İlk tasavvufî tefsir, Sehl b. Abdullah etTüsterî (öl. 283/986)’nin ‘Tefsiru’lKur’ani’lAzim” adh eseridir.
Tasavvufî tefsirlerin en önemlileri şunlardır:
Ebu Abdurrahman esSülemî (öl. 412/1021)’nin “Hakâiku’tTefsir” adlı eseri Kuşeyrî (öl. 465/1072)’nin “Letâifü’lİşârât bi Tefsiri’1Kur’an” adlı eseri İsmail Hakkı Bursevî (öl. 1724)’nin “Ruhu’lBeyân” adlı eseri.

NOT EDELİM
İlk tasavvufî tefsirin sahibi Sehl b. Abdullah etTüsterî, “Tefsirü’lKur’ani’lAzim” adlı eserinde, “Bismillah” ifadesini şöyle tefsir etmiştir:

“Be” harfi, Allah’ın güzelliğidir (bahâ); “Sin” harfi Allah’ın yüceliğidir (senâ); “Mim” harfi Allah’ın şâmdır (mecd); “Allah” lafzı ise onun en yüce ismidir (ellsmüTa‘zam). (İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Tarihi, C 2, s. 17.)
Tüsterî’nin bu yorumunun, “Bismillah”m “Allah’ın adıyla” şeklindeki lafzî anlamıyla bir ilişkisi yoktur. Burada Tüsterî, harflerden hareketle Allah’ın bazı sıfatlarına işaret etmek istemektedir. Bunun için bu yorumlara işârî tefsir adı verilmiştir.

 

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Tefsir Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar