İslamiyetin Doğuşu
İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD

İslamiyetin Doğuşu

İslamiyet

4. İslamiyet

İlahî dinlerin sonuncusu İslamiyettir. İslamiyet, Hz. Muhammed’e yirmi üç yılda gelen vahiyle tamamlanmıştır. Bugün dünyada bir milyar beş yüz milyon civarında Müslüman yaşamaktadır.

İSLAMİYET
İslam’a göre bütün peygamberler birer İslam peygamberi, onlara vahyolunan bütün ilahî mesajlar da insanlara İslam’ı öğreten ilahî buyruklardır.
İslamiyet, 7. yüzyılın başında Arabistan’da doğmuş olan evrensel bir dindir.
İslam’ı diğer dinlerden ayıran en temel özellik, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarında bir olarak kabul edilen tevhit inancını önemle vurgulamasıdır.

4.1. İslamiyetin Kelime ve Terim Anlamları
İslam kelimesi sözlükte itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlikte ve barışta olmak gibi anlamlara gelir. İslam’ın terim anlamı ise, yüce Allah’a teslim olup ona itaat etmek, Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği her şeyi bütün varlığıyla benimsemek ve bunu yaşantısında göstermek anlamına gelir. İslam dininin mensubu olan ve bu dinin hükümlerini uygulayan kişiye de Müslim ya da Müslüman denir.
 
YORUMLAYALIM
“Ben güzel ahlakı tamam lamak için gönderildim.” (Ahmet bin Hanbel, elMüsned, C 2, s. 381.)
Yukarıdaki hadisi peygamberlerin gelişamaçları açısından yorumlayınız.
“Kim İslam’dan başka din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âli İmrân suresi, 85. ayet.)
“.Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim.”(Mâide suresi, 3. ayet.)
“İbrahimneYahudi idi nedeHristiyan’dı. Fakat o, Hanif bir Müslüman’dı. Allah’a ortak koşanlardan değildi.”(Âli İmrân suresi, 67. ayet.)

DÜŞÜNELİM
“De ki: Rabb’imden bana apaçık deliller gelince Allah’ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasaklandı ve bana âlemlerin Rabb’ine teslim olmam emredildi.” (Mü’minûn suresi, 66. ayet.)
“De ki: Bana ancak, ilahınızın yalnızca bir tek Allah olduğu vahyolunuyor. Artık Müslüman oluyor musunuz?” (Enbiyâ suresi, 108. ayet.)
“Azap size gelmeden önce Rabbi’nize dönün ve ona teslim olun. Sonra size yardım edilmez.” (Zümer suresi, 54. ayet.)
 

4.2. İslam’ın Doğuşu
İslam, 7. yüzyılın başında Arabistan’da doğmuş olan evrensel bir dindir. İslam’ın çıktığı dönem de yeryüzünde pek çok din bulunmaktaydı. Taoizm, Konfüçyanizm, Hinduizm, Budizm, Caynizm, Zerdüştlüğün devamı olan Mecusilik, Maniheizm, Sabilik, Yahudilik ve Hristiyanlık bu dönemde bilinen dinlerdendi. Aynı dönemde, belli bir adı olmayan geleneksel putperestlik dinleri de yaygındı.

Arabistan o devirde, ticaret yollarının geçtiği önemli bir kavşak noktasında bulunmaktaydı. Hz. İbrahim’in inşa ettiği Kâbe’nin yer aldığı Mekke hem dinî hem de ticari açıdan Arap Yarımadası’nda önemli bir rol oynamaktaydı.

Arap toplumu İslam’ın doğuşundan önce ahlaki açıdan tam bir çöküntü içinde idi. Kız çocukları diri diri gömülüyordu. Halk, putlara tapıyor, çeşitli hurafe ve batıl inançlarla ömürlerini geçiriyordu. Kâbe’de Arap kabileleri sayısınca put vardı. Bu putların en büyüğü Hübel idi. Kişiler, kabilesinden çıkmadıkça putunu değiştiremezdi. Evlerde de put bulundururlar ve onu yüceltirlerdi. Cahiliye Arapları putperest olmalarının yanında Allah’ı biliyorlardı. Fakat putları Allah’la kendi aralarında aracı kabul ediyorlardı. Bununla beraber, sayısı az da olsa putları reddeden ve tek ilah fikrini benimseyenler de vardı.
Bunlara Hanif denilmekteydi.

Arap Yarımadası’nda genellikle putperestlik hâkim iken çevresinde farklı dinlere bağlı devletler bulunmaktaydı. Bunlardan Bizans’ın ve Habeşistan’ın dini Hristiyanlık,
Sasanilerin ise Mecusilikti. Yemen, Taif ve Medine gibi şehirlerde önemli miktarda Yahudi nüfus bulunmaktaydı. Ayrıca Yemen’in Necran bölgesinde Hristiyanlar yaşamaktaydı.
İslam’ın ortaya çıktığı dönemde Arabistan ve çevresinde savaş, haksızlık, mezhep çatışmaları, kabilecilik anlayışları ve benzeri olaylar yaygınlaşmıştı. Yanlış yorumlar ve uygulamalar nedeniyle daha önceki peygamberlerin tebliğ ettiği dinin, yani tevhit dininin canlandırılması gerekiyordu. Allah, bunun için Arap toplumundan bir peygamber seçti ve onu bu işle görevlendirdi. Bu, son peygamber Hz. Muhammed idi. Hz. Muhammed, kendisine peygamberlik görevi gelmeden önce Mekke’de sevilen ve güvenilen bir kişiydi. Bundan dolayı Mekkeliler ona elEmin sıfatını vermişlerdi.

O, tefekkür etmek amacıyla zaman zaman Mekke’de bulunan Hira Mağarası’na gidiyordu. Bir gün 610 yılında bu mağarada tefekkür hâlinde iken ona “Oku!” emriyle ilk vahiy geldi. Cebrail’in getirdiği bu ilk vahiylerle artık risalet başlamış oluyordu. Hz. Muhammed başına gelen bu durumu eşi Hz. Hatice’ye anlattı. Hz. Hatice de eşini teselli ederek amcası Varaka bin Nevfel’e götürdü. Varaka, Hz. Muhammed’i dinleyerek ona gelenin Cebrail olduğunu söyledi. Bunun üzerine eşi Hz. Hatice, Hz. Muhammed’e iman ederek ilk Müslümanlardan oldu. Daha sonra Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Muhammed’in azatlı kölesi Zeyd bin Harise Müslüman oldu. Zaman içerisinde İslam hızla yayıldı.

4.3. İslamiyetin Temel Özellikleri ve Farklılıkları
İslam, Hz. Muhammed’in peygamberliği ile tamamlanmış ve son şeklini almış bir dindir. Bu dinin Kur’anı Kerim’de belirtilen temel özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

 
DÜŞÜNELİM
Cahiliye Döneminde Mekkeli müşrikler yaratıcı bir ilahı kabul ettikleri hâlde niçin ona yaklaştıncı bir puta ihtiyaç duymuş olabilirler? Düşününüz.

• İslam’da ruhbanlık yoktur. İslam, dini te keline alan ve insanların üzerinde hâkimiyet kuran din adamları sınıfının varlığını tanımaz. Bu konu da Kur’an’da Hristiyanlar eleştirilmiştir. Rahipler Allah’tan başka rabler edinmekle suçlanmıştır.
İslam, insanla Allah arasında aracı kabul etmez.
Herkes Allah’a doğrudan ulaşabilir. Kişi, sahip olduğu doğru inanç ve iyi amellerle Allah’ın rızasını kazanır ve kurtulur.

• İslam amentüsünde kurtarıcı Mesih inancı yer almaz. Kur’anı Kerim’de Mesih inancına yer verilmemiştir. Bununla birlikte Müslüman toplumlarda zaman zaman Mesihmehdi anlayışı ortaya çıkmıştır.

• İslam dini, bütün insanları doğuştan hür ve günahsız kabul eder. Önceki kişilerin veya önceki hayatların suçunun doğuştan geldiği inancına sahip olan Hristiyanlık inancını, İslam kabul etmez. Günahlar ve sevaplar, insanların ergenlik yaşlarından itibaren hür seçimleri ile yaptıkları iş ve davranışlara bağlıdır.

• İslam’da peygamberler de dahil hiçbir beşer, olağanüstü ilahî nitelikler taşıyamaz. Bundan dolayı İslam’a göre hiçbir beşerî varlık, mutlak manada mükemmel olamaz. Mükemmel olan ancak Allah’tır. Hz. İsa İslam’a göre bir peygamber iken Hristiyanlarca ona olağanüstü güçler at fedilerek tanrılaştırılmıştır.

• İslam’ın inanç ilkeleri ve ibadet esasları Kur’anı Kerim’de belirtilmiştir. Hz. Peygamber de dinin tebliğcisi ve uygulayıcısı olduğu için onun din ile ilgili söz ve uygulamaları olan sünnet de İslam için önemli bir kaynak olmuştur.

İslam’da inanç ilkelerinin başında Allah’a iman gelir. İslam, sadece Allah’ın varlığı açısından birliği değil, varlığın yanı sıra bütün isim ve sıfatlar bakımından da bir birlik ve tekliği vurgular.

Tevhit inancı doğrultusunda Kur’an, Cahiliye Dönemi Araplarının Allah inancının yanlışlığını vurgular ve eleştirir. Onların, Allah’ı gereği gibi takdir edemediklerini belirtir. Benzer şekilde Yahudiler ve Hristiyanlar gibi grupları da eleştirir ve onları tevhit inancına davet eder. Bu konu Kur’an’da şöyle geçer: “De ki: Ey kitap ehli, ancak Allah’a kulluk etmek, ona bir şeyi ortak koşmamak, Allah’ı bırakıp başkalarını rab olarak benimsememek üzere bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin. Eğer yüz çevirirlerse; Bizim Müslüman olduğumuza şahit olun.’

KARŞILAŞTIRALIM
İslam'ı diğer dinlerden ayıran en temel özellik, onun tevhit inancına dayalı olmasıdır. Bu özellik Kur’an’da İhlâs suresinde en güzel şekilde özetlenmiştir. İhlâs suresinin anlamını araştırarak İslam ve diğer dinleri tevhit inancı açısından karşılaştırınız.deyin.” Tevhit inancı bozulan Hristiyanlıkta, yaratıcı bir tanrının yanında onun sıfatlarını paylaşan başka tanrılara yer verilmiştir. Bu, Hristiyanlık inancında babaoğulkutsal ruh olarak sistemleştirilmiştir. Yahudilikte her ne kadar tek Tanrı inancı korunmuşsa da Tanrı’ya istirahat etmek gibi sıfatlar verilmiştir.
İslam’ın ibadet anlayışı, kişinin bütün yaşantısını kapsayan bir olgudur.
Bu durumda kişinin çalışması, uyuması, yemesi ve yürümesi gibi bütün davranışları ibadet olarak değerlendirilir.

Örneğin Hz. Muhammed, insanlara zararlı bir nesneyi yoldan kaldırmak, selam vermek gibi davranışların birer ibadet olduğuna işaret etmiştir.

Genellikle İslam’da ibadetlerin önem bakımından imandan sonra geldiği kabul edilir. Kur’an’da iyi davranışlar (salih amel) çoğunlukla imanla bir arada zikredilmektedir. Dolayısıyla imansız ibadet, gerçekte sadece riya ve münafıklıktan doğan bir gösterişten ibarettir. Bu durum Kur’an’da şöyle geçmektedir: “Ey iman edenler! Gösteriş için mal harcayan, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen gibi sadakalarınızı başa kakmak ve eziyet etmekle boşa çıkarmayın. Bunun hâli, üzerinde toprak bulunan şiddetli yağmurun vurup da çırılçıplak bıraktığı büyük ve düz bir kayaya benzer. Bu gibiler, kazandıklarından hiçbir şeyi elde tutmaya muktedir olamazlar. Allah kâfirler topluluğuna hidayet etmez.”Ayetten de anlaşılacağı üzere ibadetlerde asıl olan, imanla birlikte niyet, ihlâs ve takva gibi kavramlarla ifade edilen samimiyettir.

İslam’da ibadet ve ahlakla ilgili hükümler gelişmiş ve nihai hâle gelmiştir. Hac hariç, ibadetler belirli bir yere bağlı değildir, her yerde yapıla
 
Çifte Minareli Medrese (Erzurum) bilir. Duruma göre hem cemaatle hem de tek başına olabilir. İslam’da hiç evlenmemek veya boşanamamak gibi insan ve toplum tabiatına aykırı davranışlar yoktur.

• İslam, kadına gerçek hakkını ve değerini vermiştir.
• İslam’da dünya ahiret dengesi vardır. Dünya, ahiretin tarlasıdır.

LİSTELEYELİM
İslam'ın diğer dinlerden ayrılan temel özelliklerini listeleyiniz. İslam’da ruhbanlık yoktur.

• İslam, diğer dinlerin peygamberlerini ve kutsal kitaplarını tasdik eder. Ancak bunların tahrif edilmiş oduğunu belirtir. Peygamberler arasında ayrım yapmaz.

• İslam’da seçilmişlik ve üstünlük anlayışı yoktur. İnanan herkes, İslam’da eşit haklara ve statüye sahiptir.

• İslam’da tövbe ve bağışlanma, kul ile Allah arasındaki bir ilişkidir. Günahlarından tövbe etmek isteyen bir kişi, herhangi kişi veya kuruma başvurmadan günahlarına tövbe edebilir.

• İslam, akla ve bilime önem verir.

• İslam, putperestliğin ve şirkin her türlüsüne karşı çıkar; dinî kişilerin veya varlıkların resim ve heykellerine tapılmasını, bunların ibadet yerlerinde bulundurulmasını reddeder.

• İslam, sahip olduğu bu özellikleri başlangıçtan günümüze kadar korumuştur.

 

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Karşılaştırmalı Dinler Tarihi Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD
Yorumlar