İslam Düşüncesindeki Yorumlar
İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD

İslam Düşüncesindeki Yorumlar

ISLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR

1.Yorum Farklılıklarının Ortaya Çıkış Sebepleri
İslam dininin temel kaynakları Kur’anı Kerim ve Hz. Peygamberin sünnetidir. Hz. Peygamber hayattayken Müslümanların inanç ve ibadet alanıyla ilgili tüm sorunlarına çözüm getirdiği için Müslümanlar arasında dinî konularda farklılaşmaya sebep olacak görüş ayrılıkları ortaya çıkmamıştır. Hz. Peygamberin vefat etmesiyle birlikte Müslümanlar arasında ortaya çıkan siyasi ve dinî sorunlar ve bu sorunlara getirilen çeşitli cevaplar farklı yorumların ortaya çıkmasını da beraberinde getirmiştir. Yorum veya mezhep, dinin anlaşılması ve uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan fikrî ve beşerî oluşumlardır.

Müslümanlar arasında dinî konularla ilgili olan farklı yorumların ortaya çıkmasının birçok sebebi vardır. Bunların başında toplumsal, kültürel, siyasi, coğrafî, insanî farklılıklar, dinî metinler ve bireysel anlayış farklılıklarından kaynaklanan sebepler gelmektedir.


- İslam Düşüncesinde Yorum Farklılıklarının Ortaya Çıkış Sebepleri

- Dinî Metinlerden Kaynaklanan Sebepler

- İnsanın Yapısından Kaynaklanan Sebepler
* Sosyal sebepler
* Kültürel Sebepler
* Siyasî Sebepler
* Coğrafî Sebepler

İnsanın Yapısından Kaynaklanan Sebepler: Dinin anlaşılması ve yaşanması için dinî metinlerin doğru bir şekilde anlaşılarak yorumlanması gerekir. Bu anlama ve yorumlama, insan tarafından yapılır. İnsan ise düşünen, sorgulayan, sebep ve sonuçları araştıran akıl sahibi bir varlıktır. İnsanların anlayış ve düşünceleri birbirinden farklıdır. Bu farklılık Allah’ın onlara verdiği akıl, tefekkür ve düşünce kabiliyetinin doğal bir sonucudur.

İnsanların kabiliyetleri, huyları, ilgileri, ihtiyaç ve beklentileri, dünyaya bakışları ve algılamaları birbirinden farklıdır. Mesela aynı resme bakan kişiler, birbirinden farklı duygular hissederler, aynı kitabı okuyanlar, onun üzerine değişik yorumlar yapar ve farklı sonuçlar elde ederler. Aynı resim üzerinde farklı duyguların hissedilmesi ve aynı kitaptan farklı sonuçlar elde edilmesi insanların olay ve olgulara farklı yaklaşımlarının bir sonucudur. Dolayısıyla düşünce ve sorgulama yeteneğine sahip insanın yapısındaki farklılıklar dini anlama ve açıklamalarına da yansır. Böylece çeşitli ekol ve mezheplerin ortaya çıkmasına neden olur.

Sosyal sebepler: Sosyal hayat sürekli bir değişme, gelişme ve yenilenme içindedir. Her zaman ve mekânda geçerliliğini koruyan evrensel nitelikli ilkeler varlığını sürdürürken yerel nitelik taşıyan unsurlar da zamanla varlıklarını yitirirler. Dolayısıyla sosyal bir ortam içinde yaşayan bir varlık olan insanın sosyal sebeplere bağlı olarak sürekli bir değişim ve yenilenme içinde olması kaçınılmazdır.

Sosyal hayatın kendine özgü yapısı her alanda olduğu gibi İslam düşüncesinde de farklı yorum biçimlerinin ortaya çıkması üzerinde etkili olmuştur. Mesela köy yaşamı ile şehir yaşamının sosyal yapısı birbirine benzemez. Bundan dolayı da şehir ve köylerdeki dinî hayat ve dinî anlayışların birbirinin aynı olmaması doğaldır. Ayrıca, toplumları derinden etkileyen savaş, doğal afet, siyasi ve ekonomik krizler de sosyal yapıları doğrudan etkilediği için çeşitli yorumların ortaya çıkmasının önemli nedenlerindendir.

Kültürel Sebepler: İslam dini kısa bir zaman içinde Arabistan Yarımadası’nın dışına yayıldı ve Suriye, İran, Irak, Mısır gibi bölgeler İslam coğrafyasının bir parçası haline geldi. Bu bölgelerde Hristiyanlık, Yahudilik, Mecusilik ve Zerdüştlük gibi inançlar yaygın bir şekilde bulunuyordu. Müslümanlar fethettikleri bu bölgelerde karşılaştıkları din ve inanç mensuplarıyla bir arada yaşamak zorunda kalmışlardır. Dolayısıyla bazı Müslümanlar yaşadıkları coğrafyadaki kültür, örf, adet ve geleneklerinden etkilenerek İslam dininin anlaşılması, yorumlanması ve yaşanmasında farklı bir yaklaşım benimseyebiliyordu. Ayrıca yeni Müslüman olan bireyler de daha önceki din, kültür, örf ve adetlerinden tamamen sıyrılamadıkları için dinî konuları anlamada ve yorumlamada bunların etkisinden tamamen kurtulamıyorlardı. Mesela hicri birinci asırdan itibaren kelamî tartışma konuları arasında yer alan cebr, ihtiyar, Allah’ın zatı ve sıfatları gibi konular İslamiyetten önce diğer din mensupları tarafından tartışılmıştır.

Müslümanların yaşamış oldukları bölgeler birbirlerinden tamamen farklı kültürel ortamlara sahiptir. Bu sebeple aynı dinî sorunlara farklı çözümler üretilmiştir. Ancak bu farklı çözümler dinin değişmez esaslarıyla ilgili değildir.

Coğrafî Sebepler: Fetihlerle birlikte İslam coğrafyası farklı iklimlere sahip, çeşitli kültür ve dinlere mensup milletleri içine alan geniş topraklardan oluşuyordu. İslam dini, sıcak ve kurak bir coğrafyada doğmuş olmasına rağmen kısa bir süre içerisinde birçok farklı iklim ve coğrafyalara ulaşmıştır. Akdeniz sahillerindeki iklim ile Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasındaki iklim birbirinden farklı olduğu gibi Hindistan yağmur ormanlarından oluşan coğrafya ile kurak ve sıcak bir iklime sahip olan Arabistan Yarımadası da birbirinden farklı özelliklere sahiptir.

Çeşitli coğrafyalarda yaşayan Müslümanların yaşam şekilleri ve ihtiyaçları da bulundukları bölgenin özel koşullarından etkilenir. Dolayısıyla coğrafî sebeplere dayanan yaşam biçimlerindeki çeşitlilik dinin uygulamaya yönelik alanlarına farklı şekilde yansıyarak değişik yorum ve uygulamaların ortaya çıkması üzerinde etkili olmuştur. Mesela coğrafî sebeplere bağlı olarak kıyafet, yemek kültürü ve diğer alanlardaki örf ve adetlerin çeşitlilik arz etmesi İslam düşüncesindeki yorumlar üzerinde de belirgin bir biçimde etkisini göstermiştir.

Siyasi Sebepler: İslam düşüncesindeki birçok yorum farklılığının ortaya çıkmasının başlıca nedenlerinden biri siyasî sebeplerdir. Siyasî sebepler dinin anlaşılmasında ve uygulanmasında doğrudan veya dolaylı olarak etkisini göstermiştir. Belirli bir dinî yorumun öne çıkarılması, diğer yorumların görmemezlikten gelinmesi veya siyasi iktidarın zaaflarını herhangi bir dinî yorumla meşrulaştırılması gibi hususlar bu sebepler arasında yer almaktadır.

Hz. Peygamber ve ilk dört halife dönemlerinde meydana gelen bazı olayların farklı şekillerdeyorumlanması Müslümanlar arasında çeşitli mezheplerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Mesela peygamberimizin vefatından sonra kimin halife olacağıyla ilgili tartışmalar, ileri sürülen görüşler ve her görüşün ayet ve hadislerle delillendirilmesi çabaları birçok mezhebi ortaya çıkarmıştır. Şiîlik ile Sünnîlik bu meselelerin çözümü konusundaki farklılıkların bir sonucudur. Hz. Ali ile Hz. Aişe arasında meydana gelen Cemel Vakası ile Hz. Ali ve Muaviye b. Ebu Süfyan arasında meydana gelen Sıffin savaşı; Haricîlik ve Şiîlik gibi siyasî itikadî ekollerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Ayrıca bu savaşlarda ölen ve öldürülen Müslümanların dünya ve ahiretteki durumlarının ne olacağıyla ilgili tartışmalarda Mürcie ve Mutezile gibi itikadî yorumların doğmasına zemin hazırlamıştır.

Dinî Metinlerden Kaynaklanan Sebepler: İslam dininin ana kaynaklan olan Kur’anı Kerim ve hadisler dinî metinlerin başında yer alır. Ayet ve hadislerin tamamı anlam bakımından açık ve seçik değildir. Bazıları daha kolay anlaşılırken bazılarının anlamı kapalıdır ve bu sebeple yoruma açıktır. Bu metinlerde geçen bazı kavram ve ifadeler farklı anlayış ve yorumların ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Örneğin Kur’anı Kerim’de zor anlaşılan, benzer anlamlar içeren ya da birden fazla anlama gelen müteşabih ayetler vardır. Bu ifadeler yorum farklılığına zemin hazırlamıştır. Mesela Kur’an’daki “Allah’ın eli” ve “Allah’ın yüzü” gibi ifadeler, bazı İslam âlimleri tarafından herhangi bir yoruma tabi tutulmadan anlaşılmış, bazı alimler de bu ifadeleri “Allah’ın kudreti” ve “Allah’ın zatı” şeklinde yorumlamayı tercih etmişlerdir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar