İslam Düşüncesinde Fıkhi Yorumlar
İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD

İslam Düşüncesinde Fıkhi Yorumlar

3. İslam Düşüncesinde Fıkhî Yorumlar


İslam düşüncesindeki fıkhî yorumlar, İslam dininin ibadet ve muamelat alanıyla ilgili sorunlara çözüm üretmek amacıyla büyük fakihlerin yetiştiği hicri ikinci asrın başlarından itibaren ortaya çıkmaya başlamıştır. Fıkhî mezhepler genellikle kurucuları kabul edilen müctehid imamların isimleriyle anılmaktadır. İmam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafiî, İmam Ahmed b. Hanbel ve İmam Cafer Sadık gibi büyük fakihler bugün İslam dünyasında yaşamakta olan Hanefî, Malikî, Şafiî, Hanbelî ve Caferî mezheplerinin oluşmasına öncülük yapmışlardır.

Hanefî mezhebi, Sünnî fıkıh ekollerinden biri olup İmam Azam Ebu Hanife’nin görüşlerine dayanır. Ebu Hanife, kendinden önceki fıkhî görüş ve rivayetleri, dönemindeki şartları ve ihtiyaçları dikkate alarak değerlendirmiştir. Dinin genel ilkelerini göz önünde bulunduran Ebu Hanife, nakil ile akıl ve hadis ile re’y arasında dengeli bir yol benimsemeye çalışmıştır. Dinî bilgi üretirken ve fıkhi ictihatlarda bulunurken akla ve akıl yürütmeye başvurması ve aklın nüfuz alanını genişletmesi sebebiyle Ebu Hanife ve taraftarlarına rey(akıl) taraftarları da denilmiştir. Dinin genel ilkelerini, toplumun geleneklerini ve insan için faydalı olanı dikkate alarak yapmış olduğu ictihadlar, Hanefî mezhebinin yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Ebu Hanife’nin önde gelen öğrencilerinden İmam Muhammed ve Ebu Yusuf gibi âlimlerin bu mezhebin gelişmesine ve yayılmasına önemli katkıları olmuştur.

Irak’ta doğan Hanefî mezhebi, Abbasîler döneminden itibaren İslam coğrafyasının özellikle doğu bölgelerinde yaygınlaşarak büyük bir gelişme göstermiştir. Hanefîlik, günümüzde daha çok Türkiye, Balkanlar, Hindistan, Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye ve Türk Cumhuriyetlerinde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.

Malikî mezhebi, büyük hadis ve fıkıh âlimi olan Malik b. Enes’in görüşlerine dayanır. Görüş ve uygulamalarında Kur’an, sünnet, sahabe ve tabiin sözlerine sırasıyla riayet eder. Malikî mezhebinin en önemli özelliği, Medine halkının uygulamalarına diğer mezheplerden daha fazla önem vermesidir. Bunun için de Medine halkının örfü, dinin anlaşılmasında önceliklidir. Çünkü Hz. Peygamber, yaklaşık on yıl burada yaşamış, onların örf ve âdetlerinden dine aykırı olanları kaldırmış, bir kısmını düzeltmiş ve bazılarına da dokunmamıştır.

İmam Malik’in görüşleri Hicaz bölgesinde yayılmış, ardından öğrencileri aracılığıyla Mısır, Kuzey Afrika ve Endülüs’e taşınmıştır.

İspanya’da kurulan Endülüs Emevî Devleti, bir dönem Malikîliği resmi mezhep olarak benimsemiştir. Günümüzde Malikî Mezhebi Mısır, Tunus, Cezayir, Fas ve Sudan’da yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.

Şafiî mezhebi, Muhammed b. İdris eşŞafiî’nin dinî yorum ve görüşlerini esas alır. Dönemin birçok ilim merkezini gezen ve buralardaki gelenekler hakkında bilgi sahibi olan İmam Şafiî, bazı fetvalarını bulunduğu çevrenin şartları doğrultusunda zaman zaman gözden geçirmiştir. Bundan dolayı da onun Bağdat’ta bulunduğu dönemde yaptığı içtihatlar için mezhebi kadîm (eski görüşü), Mısır’daki içtihatları için de mezhebi cedid (yeni görüşü) tabirleri kullanılmıştır.

Şafiî mezhebi de diğer mezhepler gibi herhangi bir meselenin çözümü için ilk önce Kur’an ve sünnete başvurur. Eğer bir mesele hakkında hüküm Kur’an ve sünnette varsa başka delile başvurulmaz, yoksa önce icma ardından da kıyas deliline gidilir. Şafiî mezhebi, Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Mısır, Suriye, Filistin, Irak ve Endonezya gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
 
İMAM MALİK KİMDİR?
Malik b. Enes, 93/712 yılında Medine’de dünyaya geldi. İlmi tahsilini burada tamamladı. Medine, o dönemde Hz. Peygamberin hadisleri, sahabe ve tabiîn fetvaları bakımından önemli bir merkezdi. Dönemin büyük âlimlerinden ilim öğrenen İmam Malik, Mescidi Nebevî’de ders ve fetva vermeye başladı. Medine fıkhının imamı olarak tanınan Malik b. Enes, 179/795 yılında vefat etti. Muvatta isimli hadis kitabı İmam Malik’in hadislerden ve sahabe sözleriyle tabiîn fetvalarından derlediği en önemli eseridir.

İMAM EBU HANİFE KİMDİR?
Asıl adı Numan b. Sabit olan Ebu Hanife 80/699 yılında Kufe’de doğmuş ve 150/767 yılında vefat etmiştir. Irak’ın ünlü âlimlerinden ders alarak bilgisini geliştirdi. Hocası Hammad b. Ebu Süleyman’ın vefatı üzerine onun yerine geçti ve ders vermeye başladı. Kısa sürede ünü tüm ilim çevrelerinde yayıldı ve öğrencileri arttı. Ticaretle de uğraşan Ebu Hanife, müctehid düzeyinde birçok talebe yetiştirdi. Fıkıh bilgisi ve birçok konudaki pratik çözümleri sayesinde İmamı Azam ismiyle anıldı. Ömrünün büyük bir kısmını ilim öğrenmek ve öğrenci yetiştirmekle geçiren Ebu Hanife, kendisine teklif edilen kadılık görevini tüm baskılara rağmen kabul etmemiştir.

İMAM ŞAFIİ KIMDIR?
İmam Şafiî, 150/767 yılında Filistin’in Gazze şehrinde doğdu. Küçük yaşlarda Medine’ye yerleşerek tahsilini burada tamamladı. Döneminde Hicaz ve Irak olarak belirginleşen fıkıh ekollerinin yaklaşımlarını ve yöntemlerini öğrenerek bu iki fıkhı birleştirmeye çalıştı. Hem ehli re’yin hem de ehli hadisin metotlarına derinlemesine vakıf olan İmam Şafiî, fıkıhta kendi yöntemini ortaya koyarak birçok öğrenci yetiştirmiştir. Ömrünün sonlarına doğru Mısır’a yerleşen İmam Şafiî, buranın örf ve âdetlerini göz önünde bulundurarak bazı fetvalarından vazgeçerek bunların yerine yeni görüşler ortaya koydu. Fıkıh usulünün temellerini ‘‘e’rRisale’’ isimli eserinde kaleme alan İmam Şafiî, 204/820 yılında Mısır’da vefat etti.

Hanbelî mezhebi, ünlü hadis ve fıkıh âlimi Ahmed b. Hanbel’in görüşlerini esas alan bir yorumdur. Hanbelî mezhebi, rivayetlere önem vermekle birlikte naslardan hüküm çıkarma konusunu da ihmal etmemiştir. İbadet konularında nasları ve önceki âlimlerin eserlerini önceleyen Hanbelî mezhebi, muamelat konularında da “Eşyada asıl olan mübahlıktır.” ilkesine dayanmıştır. Tabiin fetvalarını da kaynak olarak benimser ve hakkında hüküm bulunmayan konularda icma ve sahabe kavline başvurur.

Hanbelî mezhebinin en önemli özelliği re’y ve kıyastan daha çok ayet, hadis ve sahabe kavli gibi nakli delillere dayanmasıdır. Bunun için de mezhepte hadise dayalı bir fıkıh anlayışı hakimdir. Bağdat’ta ortaya çıkan Hanbelî mezhebi, Ahmed b. Hanbel’in önde gelen öğrencileri tarafından İslam dünyasının diğer bölgelerine de yayılmıştır. Bu mezhep günümüzde daha çok Hicaz bölgesi, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır’da yaygındır. Ayrıca Hanbelî mezhebi, Suudi Arabistan’da resmi mezhep konumundadır.

İMAM AHMED B. HANBEL KİMDİR?
164/781 yılında Bağdat’ta doğan Ahmed b. Hanbel küçük yaşlardan itibaren İmam Muhammed, Ebu Yusuf ve İmam Şafiî gibi dönemin âlimlerinden ilim tahsil etmiştir. İslam dünyasının birçok bölgesini dolaşarak hadis derlemiş ve bunları elMüsned isimli hadis kitabında bir araya getirmiştir. Kur’an’ın mahluk olmadığını dile getirdiği için Abbasiler Döneminde baskıya maruz kalmıştır. İmam Şafiî’nin fıkıh bilgisini ve hüküm çıkarma yöntemini benimseyen Ahmed b. Hanbel, sadece rivayetlerle yetinmemiş ve bunların fıkhî amaçlarını da araştırmıştır. Ahmed b. Hanbel 241/855 yılında vefat etmiştir.

YORUMLAR
Caferî mezhebi, İmam Caferi Sadık’ın inanç, ibadet ve muamelat konusundaki görüşlerini esas alan bir oluşumdur. Caferîler, dinî konularda Kur’anı Kerim ve sünnetin yanı sıra masum kabul ettikleri on iki imamın sözlerini de delil olarak kullanırlar. Dinî konularda içtihat etme yetkisine sahip olmayanlar hayatta olan bir müçtehidi kendisine rehber edinerek taklit etmek zorundadır. Sözleri hadis kabul edilen on iki imamdan nakledilen rivayetlerle birlikte diğer hadisleri de içinde barındıran dört temel eser Caferî mezhebinin ana kaynaklarını oluşturur.

Günümüzde İran, Irak, Suriye, bazı körfez ülkeleri ile Afganistan ve Pakistan gibi yerlerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygın olan Caferîlik, ülkemizin bazı yörelerinde sınırlı düzeyde benimsenen bir mezheptir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar