İslam Dünyasının Ekonomik Yapıdı ve Doğal Zenginlikleri
5. Sınıf Kuran

İslam Dünyasının Ekonomik Yapıdı ve Doğal Zenginlikleri

8. İSLAM DÜNYASININ EKONOMİK YAPISI VE DOĞAL ZENGİNLİKLERİ

İslam dünyası, dünyanın önemli deniz yollarının, su kaynaklarının ve yeraltı zenginliklerinin bulunduğu bir bölgede bulunmaktadır. İslam ülkeleri bu anlamda üç büyük kıtanın kesişme noktaları üzerinde kurulmuşlardır. Hava, deniz ve kara ulaşımlarının yapıldığı ana merkezler, İslam ülkelerinin toprakları üzerinden geçmektedir. Bu bakımdan İslam ülkeleri bulundukları coğrafi konum itibariyle stratejik önemi olan bir bölgede yer almaktadır. Bu durum, çeşitli dünya devletlerinin tesir icra etmek istedikleri bir çatışma bölgesi haline gelmesine sebep olmaktadır.

ARAŞTIRALIM
Orta Doğu'daki"Arap Baharı" denilen değişim süreci sizce bu bölgedeki siyasi istikrarı nasıl etkileyecektir? Araştıralım.

İslam dünyası, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi elliyedi ve beş gözlemci ülkeden oluşan kuzeyde Arnavutluk’tan (Avrupa), güneyde Mozambik’e (Afrika) ve batıda Guyana’dan (Latin Amerika), doğuda Endonezya’ya (Asya) uzanan bir coğrafi alan üzerinde dört kıtaya yayılmaktadır. İİT ülkeleri tüm dünya coğrafyasının altıda birini ve toplam nüfusunun da beşte birini oluşturmaktadır.

İslam dünyası, önemli su yollarını bünyesinde barındırır. Ayrıca ekonomik olarak bir potansiyel oluşturur. Süveyş Kanalı, Babü’lMendep, İstanbul, Çanakkale ve bir tarafı Fas kıyısında bulunan Cebeli Tarık boğazları, denizleri ve okyanusları birbirlerine bağlayan önemli su yollarıdır.

İslam dünyasının su yolları, özellikle bir asır öncesi Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla, önemini giderek arttırdı ve uluslararası deniz taşımacılığında önemli bir havza hâline geldi. Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla birlikte Kuzeydoğu Afrika ile Arabistan yarımadası arasında yer alan Kızıldeniz de dünyanın en önemli bir geçiş güzergâhı oldu. Akdeniz’in Süveyş Kanalı ve Babü’lMendep Boğazı ile Hint Okyanusu’na açılmasını sağlayan bu deniz, gerek petrol taşımacılığı gerekse de temel ticari malların ve askerî kuvvetlerin nakli açısından anahtar rol oynamaya başladı.

Diğer taraftan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ülkelerinde üretilen petrolün dünya pazarlarına ulaşmasında bir kapıdır. Karadeniz’i Akdeniz ve okyanuslara bağlayan, İstanbul ve Çanakkale boğazları da, bu denizde kıyıları bulunan ülkeleri, Tuna yoluyla orta Avrupa’yı da dünyaya bağlamaktadır.

Bengal Körfezi, Bengladeş’in dünyaya açılmasını sağlarken, Güney Çin Denizi de, Doğu Malezya, Borneo, Bruney ve Güney Filipinler’e bakan önemli bir denizdir.

İslam dünyası Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının buluşma noktasındadır. Tarihî ipek ve baharat yolu kendi toprakları üzerinde bulunmaktadır. Tarihte gördükleri işlevi, bugün uluslararası transit, kara ve deniz taşımacılığı olarak yerine getirmektedirler. Bu bakımdan önemli ekonomik bir kalem de kara taşımacılığıdır.

İslam dünyasında ekonomik yapı içinde tarım sektörü, ekonominin itici gücü olarak öne çıkar. Bunun yanında insan gücü de büyük bir potansiyel olarak kendini gösterir. Ancak en önemli yapı hammadde üretimidir. İslam dünyası bir bütün olarak ele alındığında, dünyanın pek az ülkesinde veya bölgesinde bulunan yeraltı ve yerüstü kaynaklarından daha fazlasına sahiptir. Sahip oldukları kaynaklar dünya üretimi içinde önemli bir yekûn oluşturur.

İslam ülkeleri ekonomik açıdan diğer ülkelere nazaran önemli avantajlara da sahiptirler. Zirai zenginlikler bakımından geniş tarım alanlarına sahiptirler ve büyük nehirlerle verimli topraklarını sulamaktadırlar. Nil, Nijer, Malviyye ve Sus nehirleri Afrika’da; Dicle, Fırat, Sind, Ganj, Seyhun, Ceyhun, Asi, Ürdün nehirleri de Asya’da bulunmaktadır. Bu nehirlerin geçtiği ova ve denize ulaştıkları deltalarda çeşitli zirai ürünler iklim şartlarına göre yetişmektedir.

Bölge ülkelerine göre, pirinç Malezya, Bangladeş, Pakistan, Mısır ve Endonezya’da, buğday Türkiye, İran, Afganistan, Pakistan, Suriye, Mısır, Irak ve Kuzey Afrika ülkelerinde, Akdeniz ikliminin hâkim olduğu ülkelerin sahillerinde ise turunçgiller ve çeşitli meyveler yetiştirilmektedir.

İslam dünyası, tabii kaynaklar bakımından ise oldukça zengindir. Petrol ve doğalgaz bakımından tüm dünya rezervlerinin % 70’in üzerindedir. Basra Körfez’inde, Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt, Katar, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri zengin petrol yataklarına sahiptirler. Kafkaslar, Azerbaycan ve Hazar Denizi çevresinde zengin petrol yatakları bulunmaktadır. Süveyş Kanalı bölgesinde Mısır, Kuzey Afrika bölgesinde Libya ve Cezayir, Batı Afrika’da Nijerya, Güneydoğu Asya’da Endonezya ve Bruney en zengin
petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip ülkeler arasındadır. Gübre sanayinde kullanılan fosfat da, Fas, Cezayir ve Tunus, Senegal, Mısır, Ürdün ve Suriye’de çıkarılmaktadır.

Metalürji sanayinde kullanılan dünya Krom üretiminin %45’i İslam ülkelerinden sağlanmaktadır. Özellikle Türkiye, İran, Pakistan ve Sudan krom madeni açısından önde gelen ülkeler arasında yer alır. Demir ise, Malezya, Türkiye, İran, Pakistan, Mısır, Gana, Moritanya, Cezayir, Tunus ve Fas’ta üretilmektedir. Ayrıca manganez, kalay, kobalt gibi önemli yeraltı madenleri de yine İslam ülkelerinde önemli oranlarda çıkarılmaktadır.
Türkiye yalnız başına dünya bor rezervlerinin % 72’sine sahip bir ülkedir.

İslam dünyasının ekonomik potansiyeli içinde, turizmin de önemli bir yeri vardır. Tarihi, doğası, güneşi ve denizi ve en önemlisi ise kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, buralardaki tarihi mirasın ve kültürel değerlerin görülmesi açısından turizm sektörünü canlı kılmaktadır. Turizmden elde edilen gelir, büyük meblağlara tekabül eder. Neredeyse ülke bütçelerinin en önemli gelir kalemleri içinde turizm sektörü büyük yer işgal eder. Türkiye, Mısır ve Ürdün bu ülkelerin başında gelmektedir.

Bir diğer ekonomik potansiyel de havayolu taşımacılığıdır. Başta Türkiye olmak üzere, diğer bazı İslam ülkelerine ait havayolu şirketleri, dünyada emsalleri ile rekabet edebilecek hâle gelmişlerdir. Yer hizmetleri ile beraber en uzak noktalara uçmaları, kaliteli hizmet ve transit yolcu aktarımları sektörel anlamda ekonomik olarak önemli gelişmelere neden olmaktadır.

İslam dünyası, istatistik oranlarla belirtilen ürünlerle dünya ticaretinde oldukça önemli yere sahiptir. İslam dünyasının hammadde potansiyeli bakımından çek geniş topraklara sahiptir. Ancak, İslam dünyasının ekonomik kaynak potansiyelinin karşılaştığı önemli riskler de vardır. Çeşitli nedenlerle bunların İslam Dünyasının Ekonomik Kaynak Potansiyeli büyük bir bölümü işlenememekte, madenlerin önemli bir kısmı çıkarılamamaktadır.70 Ayrıca bu zenginlikleri barındıran İslam ülkelerinin birçoğunda bugün siyasi, sosyal ve en önemlisi de teknik yetersizlikler yaşanmaktadır. Bu yüzden olmalı ki, İİT üyesi ülkeler az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almaktadır. Bundan dolayı bu ülkeler, dünya ekonomik oluşumları içinde kendilerine özgü bir yapılanmada yer almışlardır. İİT ülkeleri istisnai birkaç ülke haricinde dünya nüfusu, hâsılası ve ihracatı sıralamasında çok gerilerde kalmaktadırlar.

İslam dünyasında İİT ülkeleri, tarım ve ekilebilir arazi, enerji, madencilik ve insan kaynakları gibi farklı alanlar ve sektörlerdeki potansiyel ekonomik kaynakları sayesinde önemli düzeyde gelir oluşturmaktadırlar. Bu hâliyle İslam dünyası sahip olduğu ekonomik potansiyel ile stratejik bir konumdadır.

İslam ülkelerinin sahip olduğu boğazları ve denizleri, İslam alemine stratejik ve askerî bir önem kazandırmaktadır. Bu önem dolayısıyladır ki günümüz İslam ülkelerinin bulunduğu bu coğrafi bölge, öteden beri avrupalı sömürgeci devletlerin dikkatini çekmiş ve İslam ülkeleri üzerinde nüfuz sahibi olan devletler arasında bile çeşitli ihtilafların ve anlaşmazlıkların çıkmasına sebep olmuştur.

İSLAM DÜNYASININ EKONOMİK POTANSİYELİ
Dünya petrol üretiminin    %65'i,
Dünya doğal kauçuk üretiminin    %70'i,
Dünya uranyum yataklarının    %39'u,
Dünya kalay üretiminin    %52'si,
Dünya hurmasının    %93'ü,
Dünya hindistan cevizinin    %33'ü
Dünya buğdayının    %15'i
Dünya pirincinin    %17'si,
Dünya baharat üretiminin    %39'u,
Dünya şeker pancarı ve kamışı üretiminin    %31'i,
Dünya tütün üretiminin    %20'si,
Dünya boksit üretiminin    %14'ü,
Dünya doğalgaz üretiminin    %51'i,
Dünya fosfat üretiminin    %41'i,

Son zamanlarda İslam dünyası sahip olduğu zenginliklerin farkında olmuştur. Dünya hammadde üretiminde önemli yere sahip olan, başta petrol, doğalgaz, bor ve uranyum diğer yer altı ve yer üstü kaynakları işleyerek pazarlama sürecine girmişlerdir. Ancak bu ve benzeri sektörleri ellerinde tutan güçler ile rekabet edecek seviyeye gelebilmiş değillerdir. Başka bir noktadan bakıldığında ise, kotalar konmak suretiyle ihracat sınırlamaları getirilmektedir. Ancak son yıllarda İİT’ye bağlı yeni oluşumlar ve ticari kuruluşlar, devletlerarası geliştirilen siyasi, sosyal ve ekonomik işbirliklerin İslam ülkeleri arasındaki ticaret hacminin artırılmasında büyük bir sorumluluk üstelenmektedir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar