İnsan ve Kader
İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD

İnsan ve Kader

İNSAN VE KADERİ

Kader ve Kaza Kavramları

1. Kader ve Kaza Kavramları
Kader, sözlükte bir şeyin sınırı, ölçüsü, miktarı ve kıymeti anlamına gelmektedir. Kur’an’da ise; ölçme, güç yetirme, kudret, ölçerek ve takdir ederek tayin ve ölçüpbiçip hüküm vermek gibi anlamlarda kullanılmıştır. Bu kelimenin terim anlamı, Allah’ın ezelden ebede kadar olmuş ve olacak şeylerin zaman, mekân ve özelliklerini bilip ezelde o şekilde takdir etmesidir. Kur’an’ın birçok ayetinde geçen kader kelimesi ve türevlerinin ortak anlamı “her şeyi bir ölçü ve nizama göre tanzim” etmektir. Kur’an’da, Kamer suresinin 49. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
“Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.”
Buna göre kader, Allah’ın bütün kâinatı içindekilerle beraber bir ölçü ve düzene göre yarattığını ve yaratılanlar arasında bir uyumu gözettiğini ifade eder.

Kaza, sözlükte; hükmetmek, emretmek, ödemek, kaza etmek, ihtiyacını gidermek, mahkeme etmek gibi manalara gelir. Kaza kelimesinin temelinde bir şeyi tam bir güvenle gerçekleştirmek anlamı vardır. Kur’an’da; emir, hüküm, karar, yargılama, ilan, beyan ve yaratma gibi anlamlarda kullanılmıştır. Kelimenin ıstılahi manası ise Allah’ın ezelde takdir ettiği şeylerin, zamanı gelince bu takdire uygun olarak meydana gelmesidir. Kader ve kaza kavramları, zaman zaman birbirinin yerine de kullanılmaktadır.

Varlık âleminde her şeyin ölçülebilir değerler açısından bir yeri vardır. Bu yüzden kader kavramı bugün ifade edilen yaygın anlayıştan farklı bir içeriğe sahiptir. Kelamcılar, yaratılmış olan âlemde söz konusu edilen bu ölçüleri tercih eden bir yaratıcının takdirini gerekli görmüşlerdir. Bu anlamda kader, yaratılıştaki ölçü ve uyuma işaret eder. Allah’ın her şeyi bilmesine ve varlıkları bir ölçüye göre yaratmasına kader denir.

Evren içindekilerle beraber; boşuna, gelişi güzel ve amaçsız yaratılmamış ve yaratılışta eksik bir şey bırakılmamıştır. Yaratılıştaki ölçü, varlıkların sahip olduğu bütün kabiliyet, güç ve imkânları içerir. Varlığa bu güç ve imkânları veren ise Allah’tır. Yaratılıştaki düzen, onun kaderidir. Hiçbir şey kendisi için Allah’ın takdir ettiği sınırlar dışına çıkamaz.
 
DÜŞÜNELİM
İnsanların bazı durumlarda kaderci bir eğilim göstermesinin nedenleri üzerinde düşününüz.
 
BİLGİ KUTUSU
İslam öncesi cahiliye döneminde Allah’ın yaratma işi hayatın başında ve sonunda insan hayatına yaptığı müdahaleden ibaret sayılırdı. Onlara göre Allah, insanı yarattıktan sonra onun işlerine karışmazdı. Bu arada insan, adına “dehr” denilen zamanın kollarında kâbus dolu bir yok oluşa doğru ilerlerdi. İslam geldikten sonra bu kötümser anlayışı düzeltti. Hayatın bütün yönleriyle Allah’ın kontrolü altında olduğu ve başka hiçbir gücün etkisi olamayacağı vurgulandı.


NOT EDELİM
Rahmân suresi, 58. ayetlerinde, yaratılan her şeyin Allah'ı tespih ve secde ettiği bildirilir. Bu yaklaşım, varlıkların kendileri için belirlenen yasalar çerçevesinde hareket ederek bir yaratıcının varlığına ve gücüne işaret etmeleri anlamına gelir.

Evrenin yaratılışı kaderdir. İçinde yaşadığımız evren bir düzen içinde yaratılmıştır. Kur’an’da, Hicr suresinin 21. ayetinde, “Hiçbir şey yoktur ki, kaynağı bizim katımızda olmasın ve biz hiçbir şey indirmeyiz ki, kusursuzca belirlenmiş bir ölçüye, bir uyuma dayanmasın.” buyrulmuştur. Her şey, Allah’ın koyduğu biyolojik, fizikî ve sosyal kanunlara göre hareket etmektedir. Allah’ın evrendeki uyumu sağlamak için koyduğu yasalara “sünnetullah” denir.

Buna kader de denilir. Her şey ilahî bir ölçüye göre oluşur,gelişir ve hayatiyetini sürdürür. Zamanı geldiğinde ise varlığı son bulur. Kur’an’da bu konuda bir değişiklik ya da sapma olamayacağı vurgusu vardır. Güneşin ve ayın vakit ölçüsü yapılması, gecenin gündüzü izlemesi, güneş ile ay arasındaki mesafe ve insanın yaratılışında olduğu gibi iyi ve kötü tutumların mükâfat ve ceza ile karşılanması da birer kaderdir. Üstelik bu yaratma işi olmuş bitmiş bir şey de değildir. Sürekli devam etmektedir.

İnsanın yaratılışı da kaderdir. İnsanın sahip olduğu her şey, Allah tarafından yaratılan ve kendisine verilen imkânlardan oluşur. İnsanın, iyilik ve kötülük yapabilecek şekilde yaratılması, akıl ve irade gücünü kullanması gibi kendisine verilen kabiliyetler onun kaderini oluşturur. Örneğin insanın fıtratı, yaratıcı bir gücün varlığına inanmaya ve bu doğrultuda hareket etmeye ihtiyaç hissedecek şekilde yaratılmıştır. Bunun gibi insanın yemesi, içmesi, uyuması, dinlenmesi ve yürümesi gibi özellikleri yanında sevinmesi ve üzülmesi gibi duyguları vardır. Psikolojisi de belli bir ölçü ve denge içinde olmak zorundadır. Bu anlamda insanın bir anne ve babaya sahip olması, ölümlü olması veya ten rengi gibi değiştiremeyeceği şeyler vardır.

İnsan, bazı sınırlılıklara rağmen aklını ve iradesini kullanıp seçimlerini yaparak kendi davranışlarının şekillenmesinde etkin bir rol oynar. Sonuçta iyi ya da kötü olanı tercih eder. Kur’an’da, “Biz her insanın kaderini (kendi) boynuna dolamışızdır...” buyrularak bu ölçü ve sınırlar içerisinde herkesin yaptığı tercih ve seçimlerinden sorumlu olduğu vurgulanmıştır.

İNSANIN KADERİNİ ETKİLEYEN UNSURLAR
İnsan eylemlerinden sorumludur.

Kişinin annesi ve babası
Yaşayacağı ömrü
Boyu, ten rengi
Yaşadığı coğrafya
İnsanın iradesi

İNSANIN KADERİ EYLEMLER

İnsan eylemlerinden sorumludur.
İnsan özgür bir varlıktır.
İnsana akıl verilmiştir.
İnsana düşünme yeteneği verilmiştir.
İnsan iyiyi kötüyü ayırt edebilecek özelliktedir.
İnsana vahiyle doğru yol gösterilmiştir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar