İman Bilgi İlişkisi
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

İman Bilgi İlişkisi

3. İman Bilgi İlişkisi

İmanın, içtenlikle tasdike bağlı olması, onun bilgiyle alakalı olduğunu gösterir. Çünkü bir haber veya bilgi varsa onu onaylamak veya reddetmek söz konusu olabilir.
İnsana sonsuz gibi görünen bu kâinat çok hassas ve muhteşem bir denge üzerine kurulmuştur. Bütün varlıkların yaratılması ve varlığını dengeli şekilde sürdürmesi kainatın tek hakimi ve sahibince yapılmaktadır. Evrendeki bütün varlıklar, kendisine yüklenen görevi mükemmel yapmakta ve insana hizmet etmektedir. Allah bu bilgilerle bir taraftan insanın evrenle ilgili merak ve sorularını cevaplarken, diğer taraftan onu âlem üzerinden kendisiyle iletişim kurmaya sevk etmektedir.
Böylece bilimin gözlem alanına yönlendirilen akıl, gerçeği düşünmeye ve sonrasında inanmaya yol bulabilecektir.

Kur’anı Kerim’de eş anlamlılarıyla birlikte beş yüzden fazla ayet insanları incelemeye ve düşünmeye çağırmaktadır. Bunun amacı akıl sahibi insanları imana ulaştırmaktır.
Gerçeği düşünebilmek ve görebilmek için ilimle geliştirilmiş ve ön yargıdan arındırılmış salim bir akla ihtiyaç vardır. Akıl, fizik ötesiyle ilgili konularda vahye dayandığında daha da güçlenmiş ve kalbi huzurlu kılmış olur. Böylece akıl din ile doğruyu bulmuş, din de onun yardımıyla anlaşılarak yaşanabilir hale gelmiştir.

Taassuptan arınmış aklî bilgi, naklî bilginin karşıtı değil, birbirini destekleyen iki unsurdur. Her ikisi de güvenilirdir, bilinçli bir fikri faaliyet olan iman için sağlam ve yeterli delillerdir.
Kalpteki bilginin imana dönüşebilmesi için istekli bir boyun eğiş ve teslimiyet taşıması gerekir.

Aksi takdirde her bilgilinin mümin, her cahilin ise kâfir olması gerekir ki bu imkânsızdır. Nitekim ehli kitap, peygamberimizi; şeytan da Allah’ı bildiği hâlde mümin değillerdir. İman, duygusal bir kabuldür. İnsan, inandığı şeyin objektif bir gerçeklik olduğunu hissetme ihtiyacı duyar. “Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi içlerinde onlara göstereceğiz.” ayetinin işaret ettiği gibi, iman insanın aklî/dış ve hissî/iç algılarının karşılıklı etkileşiminden doğmaktadır.

Kevnî ayetlerle gösterilen aklî deliller bu etkileşimi hızlandırmakta ve insanda ‘hizmetime sunulan bütün varlıklar görevini aksatmadan yerine getiriyor. Benim de onların yaratıcısı yüce varlığa karşı sorumluluğum ve vefa borcum olmalı’ fikir ve duygusunu harekete geçirmekte ve imanına zemin hazırlamaktadır.

Delile dayalı doğru bilgi ve kalpten bağlılıkla oluşan (tahkikî) iman asıldır. Bu iki özellikten yoksun olan taklidi iman ise eksiktir. Bu sebeple her mümin, imanını bilgi, duygu ve delille besleyerek kökleştirmekle yükümlüdür. Nitekim Gazalî iman hayatının; taklit, ilim ve zevk/hoşnutluk aşamalarında geliştiğini, ilim safhasında akideyi destekleyen delillerin sağlanması gerektiğini söylemektedir. Her ne kadar iman gaybî ise de inandığımız en yüce varlığı anlatan kâinatın/ilmin sesine de kulak vermek gereklidir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Kelam Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar