Hz. Osman Dönemi (644 - 656)
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Hz. Osman Dönemi (644 - 656)

4. HZ. OSMAN DÖNEMİ (644-656)

Hz. Osman’ın on iki yıllık halifeliğinin ilk yarısında genellikle huzur, sükûnet, birlik ve beraberlik hâkimdi. Önceki halifeler döneminde başlamış olan fetihlere devam edildi. Müslümanlar, Suriye ve Mısır’ın fethiyle birlikte Akdeniz kıyılarına ulaşmışlardı. Hz. Osman Dönemi’nde bir donanma hazırlanarak denizlerde de fetihlere başlandı. 649 yılında Kıbrıs’a, 652’de Sicilya Adası’na ve 65354 yıllarında ikinci defa Kıbrıs’a akınlar düzenlendi.
Bizans İmparatoru II. Kostantin, Kuzey Afrika’daki Müslüman hâkimiyetine son vermek üzere büyük bir donanma hazırlattı. Abdullah bin Sa’d komutasındaki Müslüman kuvvetlen Finike açıklarında Zatu’sSavarı Savaşı’nda bu donanmayı tamamen yok etti. II. Kostantin ancak yaralı olarak kurtulabildi.

Hz. Osman zamanında İslam orduları, doğuda Türkistan’a kadar ilerledi. Kuzeyde Anadolu ve Dağıstan’a, batıda Atlas Okyanusu’na ulaştı. Ayrıca Afrika’nın kuzeyi de tamamen Müslümanların hâkimiyetine geçti. Ancak Hz. Osman’ın halifeliğinin ikinci yarısında, 650 yılından itibaren Müslümanlar arasında küçük çaplı sürtüşmeler baş gösterdi. Kûfe, Basra, Şam ve Mısır gibi önemli merkezlerde ve hatta başkent Medine’de iktidara karşı kişi ve gruplar ortaya çıkmaya başladı. O, valiliklere genellikle yakın akrabalarını ve Beni Ümeyye’ye yakınlığıyla bilinen kişileri tayin ediyordu. Bu uygulamalar sahabeler tarafından hoş karşılanmadı. Yine akrabalarına bağışlarda bulunması da eleştirilere sebep oldu.

Hz. Osman, uygulamalarını eleştiren sahabelere karşı bazen sert de davrandı. Hatta bazılarını sürgüne gönderdi. Bu sahabilerin önde gelenlerinden Ebu Zer, Suriye’de Muaviye’yi bir kısım harcama ve tasarrufları sebebiyle tenkit ediyordu. Onun bu görüşleri, özellikle fakir halk ile yönetim karşıtı kimseler arasında ilgi görüyordu. Bu durum iktidar ile zenginler aleyhine bir hareketin başlamasına neden oldu. Ebu Zer’le Şam Valisi Muaviye’nin arası açılınca Muaviye durumu Hz. Osman’a bildirdi. Sonunda Ebu Zer, Medine yakınlarında Rebeze’de zorunlu ikamete tabi tutuldu.
 
Hz. Ömer kendisinden sonra halife olacak şahsı belirleme görevini ashabın ileri gelenlerinden oluşan altı kişilik bir komisyona havale etmişti. Yapılan görüşmeler neticesinde Hz. Osman ve Hz. Ali'nin isimleri ön plana çıktı. Kendilerinden halife seçildikleri zaman Allah'ın kitabı, Hz. Peygamber'in sünneti ve önceki halifelerin yolu üzere hareket etmeleri hususunda söz vermeleri istendi. Hz. Ali, "İlmim ve gücüm nispetinde bunu yaparım." şeklinde şartlı cevap verdi. Hz. Osman ise bu teklife şartsız olarak "Evet!" dedi. Komisyondaki altı kişi arasında bulunan fakat adaylıktan çekilerek hakemlik görevini üstlenmiş olan Abdurrahman bin Avf da, "Allah'ım şahit ol! Ben üzerimdeki emaneti Osman'ın üzerine yüklemiş oldum." sözleriyle onu halife ilan etti (M 644).

Hz. Osman'ın halife seçilme şeklini daha önceki iki halifenin seçilme tarzlarıyla karşılaştırınız.

İslam’ın farklı bölgelere yayılması, Kur’an’ın çoğaltılmasını zorunlu hâle getirdi. Çoğaltılan Kur’an nüshalarının vilayetlere gönderilmesi Müslümanların çoğunluğu tarafından olumlu karşılandı. Hz. Osman, vilayetlerden Medine'ye gelen çeşitli gruplan toplayarak kendisine yapılan suçlamalara karşı şu cevapları vermiştir:
• Kur’an’ı ana nüshadan çoğaltıp geri kalanları yaktırması konusunda, Kur’an’ın Allah katından geldiği gerçeğini dikkate alarak hareket ettiğini beyan etti.
• Hz. Osman, Mekke’den Taif’e sürülen Hakem bin Ebu’l As’ın geri dönmesine kendisinin değil, Hz. Peygamber’in izin verdiğini söyledi.
• Vali tayin ettiği kimselerin bu işe ehil olduklarını belirten Hz. Osman, kendisini Hz. Peygamber’in Üsame’yi ordu komutanı tayin ettiği zaman ona yapılan itirazları hatırlatarak savundu.
Görünen ve dile getirilen bu gerekçeler yanında, Hz. Osman’a karşı isyanın oluşmasında başka sebepler de göze çarpmaktadır. Bu konuda, fetihlerin yavaşlaması, sahabe neslinin azalması ve merkezden uzaklaşmaları, sahabelere bakış açısının değişmesi, yeni fethedilen bölgelerde İslam’ın tam olarak sindirilememesi, asabiyet ve kabile taassubunun yeniden ön plana çıkması gibi hususlar zikredilebilir.
656 yılının nisan ayında Mısır, Kûfe ve Basralılardan oluşan muhalif gruplar, hac gerekçesiyle yola çıktılar. Bunlar halifenin görevden uzaklaştırılmasını istiyorlardı. Hz. Ali, Mısır’dan gelen asilerle konuştu. Bu görüşmelerden sonra görevden alınan Mısır valisinin yerine Hz. Ebu Bekir’in oğlu Muhammed vali tayin edildi.
Medine’den ayrılan isyancı gruplar, çok geçmeden kendilerinin öldürülmesini emreden bir mektup ele geçirdikleri gerekçesiyle geri döndüler. Mektup, halifenin mührünü taşıyordu. Fakat Hz. Osman, mektuptan haberi olmadığını söyledi. Sonunda mektubun, halifenin haberi olmadan, onun ağzından katibi Mervan tarafından yazıldığı iddiası ön plana çıktı. Bunun üzerine isyancılar halifeden Mervan’ı kendilerine teslim etmesini istediler. Talepleri kabul edilmeyince halifenin evini kuşattılar. Bir grup isyancı içeri girerek Hz. Osman’ı şehit etti.

BİLGİ KUTUSU
Hz. Osman Dönemi'ndeki hoşnutsuz lukların gerekçeleri şunlardır:
- Valiliklere genellikle yakın akrabalarını ve Beni Ümeyye'ye yakınlığıyla bilinen kişi leri tayin etmesi,
- Akrabalarına bağışlarda bulunması,
- Uygulamalarını eleştiren sahabelere karşı bazen sert davranması,
- Hz. Peygamber tarafından Taif'e sürgün edilen amcası Hakem bin Ebu'l As'ın Medine'ye geri dönmesine izin vermesi.

Hz. Osman, eyaletlerde baş gösteren kıraat farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla Hz. Ebu Bekir tarafından birarayagetirilenMushaf'ı,ZeydbinSabit'inbaşkanlığında bir komisyon vasıtasıyla beş veya yedi nüsha olarak çoğalttı. Bir nüshayı Medine'de bırakarak diğerlerini vilayetlere gönderdi.
Hz. Osman zamanında çoğaltılan nüshalardan günümüze ulaşanlar hakkında bilgi toplayarak arkadaşlarınızla paylaşınız.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar