Hz. Muhammed'in (s.a.v) Vefatı Nasıldı
İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD

Hz. Muhammed'in (s.a.v) Vefatı Nasıldı

7. HZ. MUHAMMED’İN (S.A.V) VEFATI

Veda Haccı ve Hutbesi, sanki Hz. Muhammed (s.a.v)’in bir ayrılık mesajı oldu. Özellikle Veda Hutbesi’nde “Ey insanlar! Sözlerimi dikkatle dinleyiniz. Çünkü bu seneden sonra sizinle tekrar burada buluşup buluşamayacağımı bilmiyorum” ifadesi, ashap arasında vefatının yakınlaştığına işaret olarak kabul edilmişti.

Veda Haccı’nı tamamlayıp Medine’ye döndüğü H.11. yılın safer ayının 19’una tesadüf eden çarşamba günü, Hz. Peygamber kendini halsiz hissetmeye başladı. Mescidi Nebeviyye yalnız çıkamıyor, arkadaşlarının yardımıyla gelebiliyordu. Bu halde iken minbere çıktığı bir gün, ashabına hitaben, Allah’ın kuluna dünya ile kendi yanı arasında tercih hakkı verdiğini, kulun ise Allah’ı seçtiğini ifade etti. Orada bulunan ve bu sözleri duyan Hz. Ebu Bekir, onun ölümünü ima ettiğini anlamış ve ağlamaya başlamıştır.

Hz. Peygamber iyice ağırlaşıp mescide çıkamaz duruma geldiğinde, Hz. Ebu Bekir’e namazları kıldırmasını emretti. Bu sırada Hz. Peygamber, Hz. Aişe’nin evinde bulunuyordu. Bir ara kendini iyi hissedince mescide çıktı. Namaz kıldırmakta olan Hz. Ebu Bekir, onu görünce geri çekilip mihraba onun geçmesini istedi. Peygamberimiz devam etmesi için işaret etti ve kendisi de onun yanına durarak namazını tamamladı.
Hz. Ebu Bekir, Peygamber efendimizin rahatsızlığı esnasında onyedi vakit namaz kıldırmıştır.

Hz. Ebu Bekir, Efendimizi, vefat ettiği günün sabah namazından sonra ziyaret etti. Onun hastalığının hafiflediğini gördü ve Medine’nin uzak mahallesinde bulunan evine gitti. O, ayrıldıktan sonra Hz. Peygamberin durumu ciddileşti. Efendimiz, Hz. Aişe’nin kolları arasında iken “ma’a’r’refîki’la’la” (en yüce dosta) sözleriyle rahatsızlığının 13.günü (13 Rebîülevvel 11/8 Haziran 632 Pazartesi) Medine’de vefat etti.

Hz. Peygamberin vefatını duyan Müslümanlar derinden sarsıldılar. Hz. Ömer, üzüntüsünden kendini kaybetmiş ve onun ölmediğini sayıklamaya başlamıştır. Evine giden Hz. Ebu Bekir, geri gelmiş ve yaşanan manzaranın vahametini görünce, insanları teskin eden bir konuşma yaparak kendilerine gelmelerini sağlamıştır.

Hz. Peygamber’in cenazesini Hz. Ali yıkadı. Amcası Hz. Abbas ile oğulları Fazl ve Kusem ve Üsâme b. Zeyd, Hz. Ali’ye yardımcı oldular. Salı günü öğleye doğru yıkanıp kefenleme işi tamamlandıktan sonra Hz. Peygamber’in cenazesi evinde bulunan serîr’in üzerine konuldu. Müslümanlar grup grup odanın alabileceği kadar sayıda, önce erkekler, sonra hanımlar ve daha sonra da çocuklar içeriye girerek imamsız olarak cenaze namazı kıldılar. Hz. Peygamber vefat ettiğinde altmışüç yaşında idi. Vefat ettiği yer olan Hz. Aişe'nin odasına defnedildi.

"İnsanlar! Muhammed'e tapan bilsin ki Muhammed ölmüştür. Allah'a ibadet edenler O'nun diri ve ölümsüz olduğunu bilirler. Allah Teâlâ buyuruyor ki: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan evvel nice peygamberler gelip geçmiştir. O ölür veya öldürülürse siz gerisin geriye dönecek misiniz? Kim geri dönerse Allah'a bir zarar vermez. Allah şükredenlere mükâfatlarını verir". Âli İmran suresi, 144. ayet.
 
ARAŞTIRALIM
Hz. Peygamber mirasçılarına miras olarak neler bırakmıştır? Araştıralım.

Hz. Peygamberin mezarını Ebû Talha elEnsârî (Zeyd b. Sehl) kazdı. Hz. Peygamber vefat ettiği günün ertesi, yani Salı günü defnedildi. Kabrine Hz. Ali, Fazl b. Abbas, Kusem b. Abbas ve Üsâme b. Zeyd’in indikleri rivayet edilir.
Onun Ravzai Mutahhara olarak adlandırılan alandaki, Medine’de Mescidi Nebi’nin içindedir. Hz. Peygamberin mezarının yanında, Hz. Ebu Bekir ve Ömer’inde kabirleri bulunmaktadır.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar