Hutbe Örnekleri
İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD

Hutbe Örnekleri

5. Hutbe Örnekleri


Hatip içinde bulunduğu ortamı ve cemaatin durumunu dikkate alarak genel kurallar çerçevesinde bir konuşma yapar. Konuşmasında dikkat edeceği hususları somut olarak görebilmesi için aşağıda birkaç hutbe örneği verilmiştir:

Hz. Peygamberin Cuma Hutbesi
Allah Resulünün Medine’de, Salimoğullarının bulunduğu Ranuna Vadisi’nde kıldırdığı ilk cumanın hutbesi şöyle idi:
Hamt Allah’a mahsustur. Ona hamt ediyor ondan yardım, mağfiret ve hidayet talep ediyorum. Ona iman ederim, onu inkâr etmem. ... Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Allah tektir, ortağı yoktur. Muhammed onun kulu ve Resulüdür. Muhammed’i kıyametin yaklaştığı bir zamanda, insanlara doğru yolu göstermek, aydınlatmak ve güzel öğüt vermek için göndermiştir. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse doğru yolu bulur. ...Size Allah’ın azabından sakınmayı tavsiye ediyorum. Çünkü bu, bir Müslümanın diğer Müslümanı teşvik edeceği şeylerin en hayırlısıdır.

Öyleyse Allah sizi nelerden sakındırdıysa onlardan sakının. Bundan daha hayırlı bir öğüt ve daha üstün bir hatırlatma olamaz. Şüphesiz takva, Allah’a gereği gibi saygı göstererek amel eden bir kimse için, istediğimiz ahiret için doğru bir yardımcıdır. Kim davranışlarında Allah’ın rızasını gözetirse bu davranışı onun için dünyada güzel bir nam bıraktığı gibi ölünce de azığa ihtiyaç duyduğu ahirette kendisine güzel bir sermaye olur. İnsan ahirette, bunun haricinde hiçbir şeye sahip olmayı istemez ve bunun haricindeki şeyler için, “Ne olurdu, aramızda uzun bir mesafe olaydı.” der. Allah sizi azabından sakındırıyor. Çünkü Allah kullarına karşı çok merhametlidir. Allah her sözünde doğrudur ve sözünü yerine getirir. O, vaadinden dönmez.

Allah, .“Benim katımda söz değiştirilmez. Ben kullarıma zulmedici değilim.” buyurmuştur. O hâlde gizli açık hiçbir işinizde takvadan ayrılmayın. Çünkü kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa büyük bir kazanç elde eder. Kuşkusuz takva Allah’ın azabından korur, yüzleri ağartır, Allah’ı razı eder ve dereceyi yükseltir. O hâlde kulluk etmede kusur etmeyin. Doğrularla yalancıların ortaya çıkması için Allah size kitabını öğretmiş ve yolunu göstermiştir. Allah’ın size ihsan ettiği gibi siz de iyilik edin. Allah’ın düşmanlarına düşman olun. Allah yolunda gereği gibi mücadele edin. O, sizi seçmiş ve Müslüman adını vermiştir.

Güç ancak Allah’a mahsustur. O hâlde Allah’ı çok anın ve ahiret için çalışın. Kim, Allah’a gereği gibi kulluk ederse Allah da onun insanlar ile olan ilişkilerini düzeltir. Çünkü Allah her şeye hâkimdir ve bütün âlemleri yöneten odur. Allah en yücedir, bütün güç ve kudret onundur.

GENÇLİĞİN ÖNEMİ
Yüce dinin değerli mensupları!
Gençlik, Yüce Allah’ın insanlara bahşettiği ömür nimetinin, çok iyi değerlendirilmesi gereken önemli bir dönemi, bulunmaz bir fırsatıdır. Çünkü gençlik, çalışıp kazanma, evlenip aile kurma, insanlara yararlı olma ve Allah’a ibadet etme bakımından hayatın en verimli çağıdır. Bunun için her insan, Allah’ın verdiği bütün nimetlerden ve özellikle de gençliğini nerede ve nasıl harcadığından sorguya çekilecektir. Nitekim Yüce Allah, bu gerçeği Kur’anı Kerim’de şöyle ifade etmiştir:
gün, hepiniz bütün nimetlerden sorguya çekileceksiniz.”
Hz. Peygamber de gençliğin önemine dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:
“İnsanoğlu, Kıyamet gününde:
- Gençliğini nerede ve nasıl harcadığından,
- Yaptığı işleri ne maksatla yaptığından,
- Malını nereden, nasıl kazandığından ve nerelere hacadığından,
- Vücudunu ve sağlığını nerede ve nasıl yıprattığından sorguya çekilir. Bunların hesabını vermedikçe, yerinden ayrılamaz.”

Aziz Müminler!
Gençlik, milletlerin geleceği ve en önemli güç kaynağıdır. Bunun için her toplum, kendi geleceğini garanti altına almak, millî ve manevi değerlerini yükseltip geliştirmek maksadıyla bilgili, görgülü, çalışkan ve üretken nesiller yetiştirmeye önem vermektedir. Çünkü gençlerini iyi yetiştirmiş olan toplumlar, güçlü ve sağlıklı bir yapıya kavuşmuş olurlar. Eğer gençlik ihmal edilir, zararlı alışkanlıklardan korunmazsa pek çok problem ve sıkıntıyla karşı karşıya kalınır. Toplumun güven, huzur ve geleceği tehlikeye girer.

Değerli Müslümanlar!
İslam dini, çocukların ve gençlerin ilim, ahlak, fikir ve sanat bakımından iyi yetiştirilmelerini öğütler. Sorunlarını karşılıklı hoşgörü ve anlayışla çözmelerini ister. Dinimiz, bunun sorumluluğunu da başta ana baba olmak üzere topluma yüklemiştir.
Çocuklarımız ve gençlerimiz, bizim ümitlerimiz ve yarınlarımızdır. Bu nedenle onları dinî ve millî değerlerimize bağlı yetiştirmeliyiz. Ailevi, ekonomik ve kişisel sorunlarıyla yakından ilgilenmeliyiz. Sağlıklarını bozucu her türlü etkiden koruyup onları geleceğe hazırlamalıyız.
Hutbemi, bir hadis mealiyle bitirmek istiyorum: “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakmamıştır.”


Bir Hutbe Örneği
AnaBaba Hakkı
Kurtarıcı dinin bahtiyar mensupları!
Yüce Allah, bizlere huzur ve mutluluk duyacağımız pek çok nimet vermiştir. Bu nimetlerin en önemlileri ise anne ve babamız ve diğer yakınlarımızdır. Onların varlıklarıyla sevinir, yokluklarıyla hüzünleniriz. Kederlerimizi onlarla hafifletir, sevinçlerimizi onlarla paylaşırız. Onların varlığıyla yalnız olmadığımızın farkına varırız. Onlarla ilgilenmek Yüce Yaratıcının bir emridir. Bunu daima hatırda tutar, davranışlarımıza bu doğrultuda yön veririz.
 
Aziz Müminler!
Anne ve babalarımız, bizler için hayat ve huzur kaynağıdır. Her birimiz güçsüz ve aciz bir konumda iken, Rabb’imizin lütfoyla, anne babamızın, sevgi, şefkat ve merhamet dolu kucağında hayata başlarız. Doğruyu, yanlışı, fedakârlığı ve diğer insani erdemleri öncelikle onlardan öğreniriz. Bu itibarla anne ve babamız, ilk rehberlerimizdir. Onun içindir ki Yüce Allah anne ve babaya hürmeti kendisine ibadetle birlikte anmış ve bir ayette şöyle buyurmuştur:
“Rabb’in, sadece kendisine ibadet etmenizi ve anababaya iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf’ bile deme! Onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle!”


Muhterem Müminler!
Bizler güçsüz iken, anne ve babalarımız bizlere kol kanat germiş, bizim mutluluğumuz için nice fedakârlıklara katlanmışlardır. Bizler de onlara karşı aynı şekilde şefkat ve merhamet göstermeliyiz. Bu duruma bir ayette şöyle işaret edilmiştir: “Onların üzerlerine merhamet ve alçak gönüllülükle kanat ger. ‘Rabb’im! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!’ diyerek dua et.”
Anne ve babaya gösterilecek saygı ve sevgi onların bize yaptıklarına karşı bir teşekkür anlamı taşımaktadır. Bu durum bir ayette şöyle belirtilmiştir: “Biz insana, anababasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.”

Değerli Müslümanlar!
Şüphesiz her mümin, Allah’ın rızasını kazanmayı, onun ahirette sunacağı nimetlere ulaşmayı arzular. Bu amaca ulaşmada iyilik yapmanın ayrı bir yeri vardır. Unutmayalım ki anne ve babanın hayır dua ve rızası, bu güzelliklere ulaşmanın en önemli yollarından biridir. Sevgili Peygamberimiz, “Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasında, Allah’ın öfkesi de anne ve babanın öfkesindedir.” buyurmak suretiyle bu hususu dile getirmiştir. Ayrıca anne ve babaya isyan, büyük günahlar arasında sayılmıştır. Bu konuda Peygamberimiz, “Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi? Allah’a şirk koşmak ve anababaya asi olmaktır.” buyurmuştur.

Aziz Cemaat!
Anne ve babamızın rızasını kazanarak onların hayır duasını almanın gayreti içinde olalım. Onlara saygıda kusur etmeyelim. Hutbemi, Peygamberimizin bu konudaki bir öğüdüyle bitirmek istiyorum: “Üç dua kesinlikle kabul edilir. Bunlar; mazlumun duası, misafirin duası ve annebabanın evladına yaptığı duadır.”

 

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Hitabet Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD
Yorumlar