Hadislerin Tedvini ve Tasnifi
İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD

Hadislerin Tedvini ve Tasnifi

4. Hadislerin Tedvini ve Tasnifi


4.1. Tedvin ve Tasnif Faaliyetleri

Tedvinin kelime anlamı, derleme, bir araya toplayıp kitap hâline getirmektir. Peygamberimiz döneminden itibaren sahabe ve tabimden birçok kişi kendilerine özel sahifeler oluşturmuşlardı. Tabiîn döneminde hadislerin tamamının bir araya toplanmasına yönelik çabalar yoğunlaştı. İşte tabiîn döneminde hicri II. asırda hadislerin tamamının sözlü ve yazılı kaynaklardan resmî olarak bir araya toplanıp kitaplar hâlinde yazılması faaliyetine hadislerin tedvini denir.

Peygamberimiz döneminden itibaren birçok sahabe ve onların öğrencileri kendileri için hadis yazmışlardı. “Hadisin kitabeti” adı verilen bu yazma faaliyetleri bütün hadisleri değil yalnızca belli konuları içeriyordu ve kişilerin kendi kullanımları için yazılmıştı. Yazılan bu sahifelerin bazıları, ezberlemeye yardımcı olması için kullanılıp imha edildiği gibi bazıları da hadislerin kaybolmasını önlemeye yönelikti. Ortaya çıkan bazı yeni itikadî oluşumlar, bir yandan kendi düşüncelerine uymayan hadisleri inkâr ederlerken diğer yandan da kendi düşüncelerini destekleyen hadisler uydurmaya başlamışlardı. İşte bu nedenlerle hadis uydurmayı önlemek için hadislerde isnad gündeme gelmiş ve hadislerin tedvinine dair kanaat tabiînin ileri gelenleri arasında yaygınlaşmıştır.

Hadislerin yazılarak korunması konusunda bir kanaat oluşunca hicri I. asrın sonlarında Emevî halife Ömer b. Abdülaziz valilere, tanınmış âlimlere, Medine halkına ve Medine valisi Ebu Bekir b. Hazm (öl. 120/738)’a hadislerin tedvini için bir emir göndermiştir. Bu emirde halife âlimlerin ölüp gitmesiyle hadisin yok olmasından endişe duyduğunu, bu sebeple Hz. Peygamberin hadislerinin araştırılıp yazılmasını istediğini ifade etmiştir.20
İbn Şihab ezZührî (öl. 124/742) ve başka âlimler ulaşabildikleri hadisleri derleyerek mecmualar oluşturmuşlar ve bunları Ömer b. Abdülaziz’e sunmuşlardır. Ömer b. Abdülaziz’in bizzat kendisinin de elinde bir defterle tedvin faaliyetine katıldığı ve yürütülen faaliyeti kontrol ettiği bildirilmektedir. Halifenin emrini ilk olarak yerine getiren ve hadislerin tedvininde önemli bir rol oynayan İbn Şihab ezZührî şöyle demektedir: “Ömer b. Abdülaziz bize sünnetlerin toplanmasını emretti.

Ona defter defter yazdık. O da yönetimi altında bulunan her yere bu defterlerden birer nüsha gönderdi.” Ömer b. Abdülaziz ve İbn Şihab ezZührî dışında Said b. Cübeyr, Said b. elMüseyyib ve Şube b. elHaccac da tedvinde önemli katkıları olan hadis âlimleri arasında yer alırlar.
Hadislerin tedvininden sonra hadislerin tasnif aşaması başlamıştır. Tasnifin kelime anlamı, sınıflamak, sınıflara ayırmaktır. Tedvinden sonraki hadis çalışmalarının ortak adı olarak kullanılan tasnif, daha önce sıhhat durumu ve içeriği dikkate alınmadan yazıya geçirilmiş karışık hadis malzemesinin kullanımım kolaylaştıracak şekilde konulanım ya da râvilerine göre yeni düzenlemelere tabi tutulması ve sistemleştirilmesi demektir.

KONUŞALIM BULALIM
Halife Ömer b. Abdülaziz, Ebu Bekir İbn Hazm (Medine valisi)’a şöyle yazdı: “Bak, Resulullahın hadisinden ne varsa yaz. Zira ben, âlimlerin ölüp gitmesinden ve ilmin kaybolmasından korkuyorum. Resulullah (s.a.v.)ın hadisinden başka bir şey kabul etme... ” (Buharî, İlim, 35.)
Yukarıda anlatılan olayın hadislerin günümüze ulaşmasına katkısı üzerinde arkadaşlarınızla konuşunuz.

TEDVİN FAALİYETİNDE BİR KADIN: AMRE BİNT ABDURRAHMAN (öl. 106/724)
Hadislerin zabt ve tespitinde Hz. Aişe gibi kadm sahabilerin de büyük hizmeti olmuştur. Bu kadınlardan birisi tabimden Amre bint Abdurrahman’dır. Amre, Hz. Aişe’nin terbiyesinde yetişmiş bir kadındır. Bundan dolayı Hz. Aişe’nin rivayetlerini en iyi bilenlerden birisi olarak Hz. Aişe’den ve birçok sahabedenhadis rivayet etmiştir. Onun bu rivayetleri başta kütübi sitte olmak üzere bütünhadiskitaplarmdayer almaktadır. Zührî gibi birçok âlim Hz. Aişe’nin hadislerini ondan sorup öğrenmişlerdir. Halife Ömer b. Abdülaziz, Medine Valisi İbn Hazm’a öncelikle Amre’nin rivayetlerini yazmasını emretmiştir. Amre, H 106’da 77 yaşında Medine’de vefat etmiştir.
(Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 3, s. 95, 96’dan özetlenmiştir.)

Tedvinden sonra hicri ikinci asırdan itibaren hadislerin sistemli birer kitap hâline getirilmesi ve böylece aranan hadisleri kolayca bulmaya imkân verecek usullerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalar ağırlık kazanmıştır. Mekke’de îbn Cüreyc (öl. 150/767), Basra’da Saidb. Ebi Arube (öl. 156/773) ve Hammad b. Seleme (öl. 167/784), Kûfe’de Süfyan esSevrî (öl. 161/778), Horasan ve Merv’de Abdullah b. Mübarek (öl. 181/797), Rey’de Cerir b. Abdulhamid (öl. 188/804), Şam’da Velid b. Müslim (öl. 195/811) tasnif çalışmasını yapan ilk âlimler arasında sayılırlar.22 Tasnif yapan bazı âlimler hadisleri konularına göre tasnif etmeyi ve bu şekilde “cami”, “sünen” ve “musannef ’ adı verilen türde hadis eserleri yazarken bazıları da hadisleri ilk râvileri olan sahabilerin adlarına göre sıralayarak “müsned” türünde kitaplar telif etmiştir.

HADÎSLERİ TASNİF EDEN ESERLERİN YÖNTEMLERİ

Konu Bablanna Göre Tasnif (Ale’lEbvâb)
Râvilerine Göre Tasnif (Ale’rRical)
1. Cami: İnanç, ibadet, ahlak, adab, tefsir, tarih, yerlerin ve kişilerin fazileti gibi konularda rivayetleri içeren en kapsamlı hadis eserleri.
2. Musannef: Peygamberimiz, sahabe ve tabiînden gelen ahkâmla ilgili bütün rivayetleri fıkıh konularına göre sınıflandıran eserler.
3. Sünen: Ahkâma dair sadece Peygamberimizden gelen rivayetleri fıkıh konularına göre tertip eden eserler. Sünenler çoğunlukla temizlik konusuyla başlar, sonra sırasıyla ibadet, muamelat ve ukûbât konularına yer verirler.
1. Müsned: Hadisleri râvilerine göre sıralayan eserler. Sahabiler faziletlerine göre sıralanarak rivayet ettikleri hadisler isimlerinin altına yazılır.
2. Mu’cem: Hadisleri râvi adlarına, râvilerin yaşadığı şehirlere, râvilerin kabilelerine ya da müellifin hocalarının isimlerine göre tertip edilmiş eserlerdir.

Hadisleri konularına göre tertip eden eserlerde örneğin; imanla ilgili hadisler “Kitâbu’lİman” adı altında, namazla ilgili hadisler de “Kitâbu’sSalat” adı altında yazılmıştır.
Tasnif döneminden günümüze ulaşan en eski hadis mecmuası, Yemenli Ma'mer b. Raşid (öl. 153/770)’in elCâmi ’ isimli eseridir. Bu eserde; Peygamberimiz, sahabe ve tabiinden nakledilen bin altı yüz civarında rivayet, konularına göre düzenlenmiştir. İlk hadis mecmualarından biri de Rebi’ b. Habib elBasrî (öl. 170/787)’nin bin kadar rivayeti konularına göre düzenlediği elCâmiu ’sSahih adlı eseridir.

Maliki mezhebinin kurucusu İmam Malik (öl. 179/795)’in derlediği elMuvatta adlı eseri de bu dönemde tasnif edilen eserlerdendir. İçinde Peygamberimiz, sahabe ve tabimden nakledilen bin yedi yüz civarında rivayet bulunan bu eser, musannef türünün de ilk örneği sayılmaktadır.

Ebu Hanife (öl. 150/767)’nin görüşlerinin kaynaklarını gösteren ve onun iki öğrencisi Ebu Yusuf (öl. 182/798) ve İmam Muhammed (öl. 189/805)’in derledikleri Kitâbu ’lÂsâr şeklinde isimlendirilmiş iki eser de bu dönemde tasnif edilmişlerdir.

Hicri ikinci asrm sonlarından itibaren derlenen büyük hadis koleksiyonları mevcut bütün rivayetleri içermeyi hedeflemiştir. Böylece yirmi bin civarında rivayeti içeren Abdurrezzakb. Hemmam (öl. 211/826) ve Ebu Bekir b. Ebi Şeybe (öl. 235/849)’nin elMusannef adlı eserleri meydana gelmiştir.

Hadisleri ilk râvileri olan sahabilerin adlarına göre sıralayan müsned türü eserlerde ise Hz. Ebu Bekir’den rivayet edilen hadisler, Hz. Ömer’den rivayet edilen hadisler ve diğer sahabilerden rivayet edilen hadisler konularına bakılmaksızın râvilerine göre sıralanmıştır. Bu türde derlenen ilk hadis eseri Ebu Davut etTayâlisî (öl. 204/819)’nin elMüsned adlı eseridir. Abdullah b. Zübeyr elHumeydı (öl. 219/834)’nin elMüsned'i gibi pek çok müsned türü eser arasında Ahmed b. Hanbel (öl. 241/855)’in elMüsned’i en kapsamlı ve en önemlisidir. Bu eser, yaklaşık otuz bin rivayeti dokuz yüz sahabenin ismi altında toplamaktadır. Mu’cem türü eserlerin en bilineni ise Taberânî (öl. 360/971)’nin elMu ’cem adıyla küçük, orta ve büyük hacimlerde yazdığı üç eseridir.26

BİLGİ KUTUSU
Ahmed b. Hanbel’in elMüsned’’inde hadisler, şu râvi sıralamasıyla tertip edilmiştir:
İslam’a giriş tarihleri esas alınmak üzere önce aşerei mübeşşerenin, sonra ehli beyit, Haşimoğullan, Mekkeli, Medineli, Küfeli, Basralı, Suriyeli sahabilerin ve en son kadın sahabilerin rivayetleri sıralanmıştır.

4.2. Temel Hadis Kaynaklarının Tasnifi
İslam toplumunda ortaya çıkan çeşitli inanç gruplarının kendi görüşlerini desteklemek için hadis uydurma faaliyetine girmeleri de hadislerin bir araya getirilerek tasnif edilmesinin önemli etkenlerinden biri olmuştur. Böylece hicri II. asırda başlayan tasnif faaliyetleri, hicri III. asırda yetişen büyük hadis âlimlerinin rivayetlerden seçerek derledikleri çalışmalarla devam etmiştir. Bu şekilde oluşan birçok hadis mecmuası arasında sahih hadisleri konularına göre tasnif eden altı tanesi “kütübi sitte” adıyla meşhur olmuştur.

Kütübi sitte adıyla şöhret bulan bu eserler ve yazarları sırasıyla şunlardır:
1. elCâmiu’sSahîh: Muhammedb. İsmail elBuharî (öl. 256/870)
2. elCâmiu’sSahîh: Müslimb. Haccac elKuşeyrî (öl. 261/874)
3. esSünen: Ebu Davut, Süleyman b. Eş’as esSicistânî (öl. 275/888)
4. esSünen: Muhammed b. İsa etTirmizî (öl. 279/892)
5. esSünen: Ahmed b. Şuayb enNesâî (öl. 303/915)
6. esSünen: İbn Mace, Muhammed b. Yezid elKazvînî (öl. 273/886)

Buharî ve Müslim’in elCâmiu ’sSahih adlı eserleri, sahih hadisleri toplamayı amaç edindiklerinden iki sahih kitap anlamında “Sahihayn” olarak adlandırılırlar ve bu sebeple de İslam dünyasında en çok tanınan hadis kitaplarıdır. Kütübi sittenin sünen türündeki diğer dört kitabı ise ahkâma dair hadisleri fıkıh bölümlerine göre tertip eden eserlerdir.

Altı temel hadis kitabı Kütübi Sitte diye isimlendirilir.
Kütübi Sitte'de yer alan hadislerin sıhhat dereceleri aynı olmadığı gibi bir kitap içinde de sıhhat derecesi farklı hadisler bulunabilir. Buharî, cerh ve ta'dîl yöntemleri dışında râvilerin birbirieriyle görüşmüş olmalarını da şart koştuğundan onun kitabı en güvenilir hadis kaynağı olarak kabul edilmiştir. Buharî ve Müslim, kitaplarında topladıkları hadislerin sağlam ve güvenilir olduğunu belirtmek için eserlerine “elCâmiu’sSahih” (sahih hadisleri toplayan) adını vermişlerdir. Kütübi Sitte’nin diğer müellifleri de sahih hadisleri toplamayı amaç edindiklerini ifade etmişlerdir. Onlar Peygamberimizden kendilerine ulaşan rivayetleri titizlikle incelemiş ve koymuş oldukları ölçütlere göre doğru olduğuna hükmettikleri rivayetleri kitaplarına almışlardır. Onların sahih rivayetleri elde etmek için gösterdikleri samimi gayretleri, bütün Müslümanlar tarafından takdir edilmiştir. Ancak insan olmaları nedeniyle onların da bazı rivayetlerin seçiminde ve değerlendirilmesinde hataya düşmüş olabilecekleri gözden uzak tutulmamalıdır.

Tasnifin altın çağı kabul edilen hicri III. asırda tasnif edilen bu altı eser, daha sonra gelen âlimlerce en güvenilir hadis kitapları olarak sayılmışlardır. Bu eserler, Peygamberimizin hadislerini ve sünnetini, ayrıca onun ashabının uygulamalarını bize aktarmaları bakımından önemli hadis kaynaklan arasında kabul edilmiştir.
 
Bazı âlimler, İmam Mâlik’in “elMuvatta İmam Ahmed b. Hanbel’in “elMüsnecT’ ve Darimî’nin “esSüneri',inm sahih hadisleri ihtiva etmedeki başanlan nedeniyle bu üç kitabı da Kütübi Sitte’ye eklemişler ve sahih hadisleri toplayan bu eserlerin tümüne “dokuz hadis kitabı” anlamında “Kütübi Tis’a” adını vermişlerdir.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD
Yorumlar