Hadis Usulünün Oluşum Dönemi
5. Sınıf Kuran

Hadis Usulünün Oluşum Dönemi

5. Hadis Usulünün Oluşum Dönemi

Hadis ve sünnet, Peygamberimiz döneminden itibaren sonraki nesillere sahabe tarafından sözlü ve yazılı olarak aktarılırken bir kurala ihtiyaç duyulmamıştır. Ancak hicri birinci asrın ortalarından itibaren İslam toplumunda görülen iç çekişmeler ve siyasi mücadeleler, tarafların karşılıklı güvenlerini azalttığı gibi haklılıklarını ispat için bazı kötü niyetli kişileri de hadis uydurmaya yöneltmiştir. Böylece başta Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Ali olmak üzere sahabenin ileri gelenleri, hadis rivayet eden kimseleri güvenilirlik açısından soruşturmaya başladılar. Örneğin, Hz. Aişe yirmiye yakın sahabenin rivayetlerindeki eksik anlamadan kaynaklanan yanlışlıkları düzeltmiştir.

Hz. Peygamberin yakın arkadaşlarının hadis ve sünneti aktarmadaki titizlikleri, daha sonra hadis râvilerinin eleştirilmesi düşüncesinin temelini oluşturmuştur. Böylece hicri birinci asrın ortalarından itibaren hadisleri rivayet edenlerin isimleri ve güvenilirlikleri sorulmaya başlanmıştır. İsnad adı verilen bu incelemeler sonucunda birçok yeni kural ortaya çıkmıştır. Râvileri inceleme konusunda şöhret kazananlar arasında sahabeden İbn Abbas (öl. 68/688) ve Enes b. Malik (öl. 93/711), tabimden ve onları takip eden nesilden de Şa’bî (öl. 104/722), İbn Şirin (öl. 110/729), A’meş (öl. 148/765), Şube (öl. 160/ 777), Malik b. Enes (öl. 179/795), Abdullah b. elMübarek (öl. 181/797), Süfyan b. Uyeyne (öl. 197/812), Ahmed b. Hanbel (öl. 241/855) gibi âlimlerin isimleri sayılabilir.

Aynca bu dönemde hadislerin, kaynağına ve râvi sayısına göre sınıflandırılması da yapılmıştır. Sonraki yüzyıllarda hadislerin senedlerindeki kopukluklara göre zayıf hadis çeşitleri belirlenmiş ve râvilerin güvenilirliklerini tespit için bazı kavramlar geliştirilmiştir. Böylece bu konulardaki hadis terimlerini ifade etmek üzere “mustalahü’lhadis” (hadis ıstılahları) ifadesi kullanılmıştır. Sonuç olarak hadislerin ilk olarak rivayet yönünün, diğer yandan da rivayet dışında senet ve metninin çeşitli açılardan ele alınması yaygınlaşmıştır.
Hadis âlimleri hadislerin rivayeti ile onun râvilerinin ve metninin çeşitli açılardan incelenmesini birbirinden ayırmak üzere hadis ilmini rivayetü’lhadis ve dirayetü’lhadis olmak üzere iki kısma ayırmışlardır:

a. Rivayetü’lHadis: Rivayet bakımından hadisleri ele alan bu kısım, Peygamberimize atfedilen söz, eylem ve davranışların bilinmesini, kaydedilmesini ve rivayetini konu edinmektedir. Hadis tarihinin ilk iki yüzyılında yoğun olarak görülen hadis faaliyeti budur.

b. Dirayetü’lHadis: Hadisleri dirayet (yetkinlik) yönünden ele alan bu kısım ise rivayetlerin şartlarım, çeşitlerini, hükümlerini, râvilerin durumunu, rivayetlerin sınıflarını ve bu konulan içeren eserleri araştıran bir ilim dalıdır. Hadisleri kaynağı, râvi sayısı, râvilerinin güvenilirlikleri, senedleri bakımından değerlendiren kuralların ele alındığı ve açıklandığı bu hadis yöntem bilimine “hadis usulü” denilir.

Amacı hadis uydurma hareketleri karşısında hadis ve sünneti korumak olan hadis usulü ilmi, isnad uygulaması ve râvi incelemesiyle hicri I. asnn ortalarında ortaya çıkmış, iki ve üçüncü asırda gelişerek dördüncü asırda da bağımsız kitaplar hâlinde ürünlerini vermiştir. Hadis usulü ilminin gelişimi uzun bir dönemi kapsadığı gibi bu ilimle ilgili literatür de zamanla gelişmiştir.

Hadis usulüyle ilgili ilk kurallara fikıh kitaplarında rastlanmaktadır. Ebu Hanife’nin öğrencileri İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’in eserlerinde hadis ilmi ve hadislerle ilgili çeşitli kavramlar dağınık bir şekilde bulunmaktadır. İmam Şafii (öl. 204/819)’nin erRisale ve İhtilaflı Hadis'inde bu tanım ve kurallar daha derli toplu yer almıştır. Müslim’in elCamiu ’sSahih adlı eserinin girişinde, Tirmizî’nin esSünen adlı eserinin sonunda hadis usulü kurallarına kısaca yer verdiklerini görürüz. Ahmed b. Hanbel, Buharî ve Müslim’in râvileri inceleyen eserleri bu çerçevede değerlendirilebilir.

Yine Ali b. elMedinî (öl. 234/849)’nin Kitâbu ’1İleVi, İbn Ebi Hatim erRâzî (öl. 327/938)’nin Takdimetü’lCerh ve’t Ta’dil’i hadis usulünün belli konularını ele alan ilk dönem eserleri arasında sayılabilir.

Hadis usulüne dair ilk sistematik ve müstakil eser,  Hasen b. Abdurrahman erRâmehürmuzî (öl.360/971)’nin elMuhaddisu’lFâsıl Beyne’rRâvi ve’lVâi isimli eseridir.
 Daha sonra sırasıyla Hâkim Neysâbûrî (öl. 405/1014)’nin Marifetu Ulûmi’lHadis ve Hatip elBağdâdı (öl. 463/1071)’nin elKifâye fi İlmi’rRivâye adlı eserleri gelir.
Bu üç eserin ortak özellikleri hadis usulü konularım tamamen kapsamamaları ve konulannı senetli bir şekilde işlemeleridir.

Hadis usulü ile ilgili sonraki dönemde yazılan eserlerden bazıları da şunlardır:
Kadı İyaz (öl. 544/1149): elİlma
Osman b. Abdurrahman eşŞehrezûrî (öl. 643/1245): Ulûmu ’lHadis (Mukaddimetu İbn Salah)
Şerefuddin enNevevî (öl. 676/1277): etTakrîb ve’tTeysîr
İbn Hacer elAskalânî (öl. 852/1448): Nuhbetu ’lFikerfiMustalahi Ehli ’lEser
Celâleddin esSuyûtî (öl. 911/1505): Tedrîbu ’rRâvî
Cemaleddin elKâsımî (öl. 1332/1914): Kavâidu ’tTahdîs
Tahir elCezâirî (öl. 1338/1920): Tevcîhu ’nNazar
Bu eserler dışında günümüzde İmam Hatip Liseleri ve İlahiyat Fakülteleri için hadis ilminin çeşitli konulannı ele alan ve hadis ıstılahlarım açıklayan çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 10.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 10.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 10. Sınıf Hadis Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar