Emeviler Sonrasında Endülüs
İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Emeviler Sonrasında Endülüs

3. EMEVILER SONRASINDA ENDÜLÜS

Hilafetin yıkılmasından sonra Mülûkü’tTavaif (Küçük Devletçikler) Dönemi’nde, Kurtuba dışındaki şehirlerde yaşayan nüfuz sahibi pek çok aile bağımsızlığını ilan etti. Bu dönemin en büyük siyasi olayı, grupların topraklarını genişletmek için birbirleriyle kıyasıya savaşmalarıdır. Bu süreçte Müslümanlar gittikçe zayıflarken Hristiyan krallıklar güçlenerek
 
KARŞILAŞTIRALIM
Reconquista: Hristiyanlar İspanya'da bir güç olmaya başladıkları andan itibaren burada bulunan Müslümanların İspanya'dan çıkarılması doğrultusunda planlar yapmaya başladılar. Buna Reconquista denilmiştir. Bu plan, tüm Müslümanların İspanya'dan sürülmesiyle amacına ulaşmıştır.

Müslümanlar tarih boyunca farklı kültür ve inançlarla bir arada yaşamaya gayret göstererek bu insanlarla barış içinde yaşamayı başarmıştır.
Yukarıdaki iki yaklaşımı karşılaştırınız. reconquista yı (geri alma) gerçekleştirmek için fırsat kollamaya başladılar. Müslüman gruplar arasındaki çatışmaları fırsat bilen Hristiyan krallıklar, Müslümanların bazı şehirlerini ele geçirdi. 1085 yılında Müslümanların Kurtuba’dan sonra ikinci büyük şehirleri olan Tuleytula da işgal edildi.

Bu olayla birlikte gruplar, Hristiyanların Ispanya’nın tamamını ele geçirme peşinde olduklarını anladılar.
Halk bu olaydan sonra derin bir ümitsizlik içine düştü. Yaklaşmakta olan tehlikeyi sezen bazı emirler, ulema ve halkın da teşvikiyle Murabıtlardan yardım almak zorunda kaldılar. Murabıtların Hükümdarı Yusuf bin Tafşin komutasındaki ordu 1086’da Ispanya’ya girerek pek çok yerde Ispanyol Krallığı’na karşı savaştı ve kesin bir zafer elde etti. Hristiyanların Müslümanlara karşı saldırıları bir süre durdu. Yusuf bin Tafşin tekrar Mağrip’e döndü. Ancak Mülûkü’tTavaif liderleri yeniden birbirleriyle savaştığı için Yusuf bin Tafşin Endülüs’e geri döndü. Bu sefer grupları dağıtarak Endülüs’ü Murabıtlar Devleti’ne bağlı bir eyalet olarak yönetmeye başladı. Burayı yöneten valiyi Murabıtlar atıyordu.

Murabıtlar, Endülüs’ü altmış yıl idare ettiler. Onlar yirmi beş yıl içeride istikrarı sağladılar ve Hristiyan saldırılarını engellediler. Fakat bir müddet sonra durum değişti. Vergilerin artması, Murabıtlı idarecilerin zevk ve eğlenceye dalması gibi sebeplerle iç çalkantılar meydana geldi. Bazı emirlerin ve fukahanın da Murabıtlara karşı koymaları Murabıtların gücünü iyice zayıflattı. Bunun yanında Kuzey Afrika’da meydana gelen bazı iç huzursuzluklar ve Murabıtların Endülüs’te Hristiyanlarla yaptıkları savaşlarda üst üste yenilmeleri onların sonunu hazırladı (1147).

Murabıtların yıkılmasından sonra Endülüs’ün siyasi birliği tekrar bozuldu. Fırsattan istifade eden Ispanyol krallıkları pek çok yeri ele geçirdiler. Bazı emirlerin yardım istemesi nedeniyle Kuzey Afrika’da Murabıtların yerine kurulan Muvahhitler, Endülüs’e geldiler (1147). Burada Hristiyanlara karşı savaşan Muvahhitler, Hristiyanların saldırılarını önledikten sonra tekrar kendi ülkelerine döndüler. Bunun üzerine Portekizliler 1189’da Fransız, Ingiliz ve Almanların da katıldığı bir Haçlı ordusuyla Şilp’i işgal ettiler. Muvahhitler, Hristiyanların ilerlemesini durdurmak için tekrar Endülüs’e dönüp bazı savaşlarda başarılar elde ettiler.

Fakat 1212’de pek çok krallığın askerlerinden oluşan büyük bir Haçlı ordusu Muvahhitleri ağır bir yenilgiye uğrattı. Endülüslüler, Haçlılar karşısındaki yenilginin nedeni olarak Muvahhitleri gördü.

Bir müddet sonra pek çok grup ayaklanarak bağımsızlığını ilan etti. Bu arada Kuzey Afrika’da da Muvahhitlere karşı ayaklanmalar meydana geldi. 1228’de Muvahhitler yıkılma sürecine girdi. Bu süreçte Hristiyanlar birleşerek hâkimiyet alanlarını genişlettiler ve bütün Ispanya’yı ele geçirme projelerini adım adım gerçekleştirdiler. 1228’den 1250’ye kadar Gırnata ve çevresindeki birkaç kent dışındaki toprakların tamamı Hristiyan yönetimine geçti.

Müslümanların elinde kalan Gırnata ve civarında bulunan birkaç küçük şehirde Gırnata Sultanlığı, diğer bir ifadeyle Nasriler Devleti kuruldu (1238-1492). Nasriler uyguladıkları esnek ve dinamik dış politika sayesinde kurdukları devleti iki buçuk asır yaşatmayı başardılar. Hristiyan krallıkları karşılarına almamaya gayret gösterdiler. Gırnata Sultanlığı, takip ettiği siyaset ile 1462 yılına kadar nispeten istikrarlı bir dönem geçirdi. Fakat bu tarihten sonra iç ve dış şartlar Gırnata’nın aleyhine gelişti.

İç karışıklıklar meydana geldi. KastilyaLeon Krallığı “reconquista”nın tamamlanması için bu durumu çok iyi kullandı. Kuzey Afrika ile Gırnata arasındaki tek bağlantı yolu olan Cebelitarık zapt edildi. Gırnata Sultanlığı’nın hareket alanı gittikçe daraldı. Gırnata’nın elinde bulunan şehirler işgal edildi. Gırnata Sultanlığı 1487’de Osmanlı Padişahı II. Bayezit’ten yardım istedi. Fakat II. Bayezit, kardeşi Cem ve Memlüklular ile mücadele etme mecburiyeti gibi sebeplerle yardım gönderemedi.
1489’da Gırnaa’nın etrafındaki bütün şehirler alındı ve sıra Gırnata’ya geldi. Müslümanlar çok iyi savaşmalarına rağmen erzak yokluğu ve diğer imkânsızlıklar sonucu teslim olmak zorunda kaldı (1492).

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar