Dinler Arası Diyalog
İmam Hatip 6. Sınıf Arapça Eğitim Seti 6 DVD

Dinler Arası Diyalog

3. Dinler Arası Diyalog

Dinler arası diyalog, günümüzdeki farklı din mensupları arasında öne çıkan önemli konulardan biridir. Kelime olarak diyalog, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı konuşması demektir. Dinler arası diyalog ise farklı dinlere mensup insanların, inanç ve fikirlerini zorla birbirlerine kabul ettirmeden fikir alışverişinde bulunabilmesi, yaşanan sorunlar üzerinde konuşabilmesi ve iş birliği yapabilmesidir. Dinler arası diyalog ifadesinde kastedilen husus dinlerin değil, din mensuplarının birbirleriyle diyalog hâlinde olmalarıdır. Bu nedenle dinler arası diyalog hem insani bir faaliyettir hem de ahlaki bir ilişkidir.


İçinde yaşadığımız bu yüzyılda bilim ve teknolojinin gelişmesi, iletişimin yaygınlaşması ve ülkeler arasındaki sınırların kalkması farklı kültür ve dinlere mensup insanları birbirlerine daha da yakınlaştırmıştır. Küreselleşen dünyamızda insanlar farklılıklarla daha sık karşılaşmaktadır. Birlikte yaşamanın artık bir zorunluluk hâline geldiği günümüzde dinler arası ilişkiler giderek önem kazanmaktadır. Bu nedenle insanların barış ve uyum içinde yaşayabilmeleri için birbirlerinin inanç, fikir ve yaşayışlarına saygı göstermeleri gerekir. Bunun için de insanların önyargılardan arınarak birbirlerini tanımaları şarttır. Bu barış ve hoşgörü ortamının oluşturulmasında ise dinler arası diyaloğun önemli katkıları olacaktır.
Yeryüzündeki bütün dinlerin kendi inanç ve görüşlerinin en doğru ve en güzel olduğunu iddia etmeleri tabii bir durumdur.

Ancak bu durum farklı dinlere mensup insanların barış ve hoşgörü içinde yaşamasına engel değildir. Bütün dinlerin öteki inançların da varlığını kabul etmesi, farklı din mensuplarının birbirlerinin inanç ve ibadetlerine saygı göstererek birlikte yaşamalarını mümkün kılmaktadır. Böyle bir ortamda hiç kimse inancından dolayı kınanmayacaktır. Her din mensubu kendi dinini serbestçe yaşayabilecek ve başkalarına anlatabilecektir. Böyle bir ortamın tesis edilebilmesi için ön yargılardan uzaklaşarak birlikte yaşama kültürüne ve diyalog ortamına ihtiyaç vardır. Dolayısıyla insani bir faaliyet olan dinler arası diyaloğun amacı birlikte yaşama kültürüne katkıda bulunmaktır.
 
NOT EDELİM
Dinler arası diyaloğun kaynağı Hristiyan Katoliklerdir. Katolikler, 19621965 yılları arasında üç yıl devam eden II. Vatikan Konsülü’nde Hristiyanlık dışındaki dinlerin mensuplarıyla diyaloğa girilmesini kararlaştırmışlardır. Bu konsülde, başta Yahudiler ve Müslümanlar olmak üzere diğer dinlerin mensuplarından saygıyla bahsetmişler ve onların inançlarını Hristiyanlık açısından övmüşlerdir. Ayrıca diğer dinlere ve mensuplarına saygıyla yaklaşılması, onlarla diyaloğa girilmesi konusunda Hristiyanlara tavsiyede bulunmuşlardır. Katolikler dinler arası diyaloğu gerçekleştirmek için çeşitli birimler oluşturmuşlar ve uzmanlar yetiştirmişlerdir.

Papa VI. Paul 1964 yılındaki bildirisinde kilisenin içeride ve dışarıda herkesle diyaloğa girmesi gerektiğini ve kilisenin bütün insanlık için olduğunu bildirmiştir. Papa, dinler arası diyaloğun bütün insanları kurtuluşa ulaştırma amacını taşıdığını belirtmiştir. Günümüzde Katolik Hristiyanlar çeşitli birimler ve uzmanlar vasıtasıyla dünyanın her yerinde diyalog girişiminde bulunmaktadırlar. Fakat Hristiyanlann geçmişteki misyonerlik faaliyetlerini unutmayan diğer dinlerin mensupları, Katoliklerin bu girişimlerini şüpheyle karşılamaktadırlar. Bunun bir misyonerlik faaliyeti olmasından endişe etmektedirler.


DEĞERLENDİRELİM
“Dinde zorlama yoktur; artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır...” (Bakara suresi, 256. ayet.)
“De ki: Hak Rabbi’nizdendir. Öyleyse dileyen inansın dileyen inkâr etsin...” (Kehf suresi, 29. ayet.)

“(Resulüm!) de ki: Ey ehlikitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah’tan başkasına tapmayalım; Ona hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse işte o zaman, Şahit olun ki biz Müslümanlarız, deyiniz.” (Âli İmrân suresi, 64. ayet.)
“Her bakımdan alçak gönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.” (Kitabı Mukaddes, Pavlus’un Efeslilere Mektubu, 4/1.)
“Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Herkese her zaman yumuşak davransınlar.” (Kitabı Mukaddes, Pavlus’un Titus’a Mektubu, 3/2.)
“Herkese saygı gösterin. İmanlı kardeşlerinizi sevin, Tanrı’dan korkun, krala saygı gösterin.”
(Kitabı Mukaddes, Petrus’un Birinci Mektubu, 2/17.)
Yukarıdaki metni okuyarak dinlerin hoşgörü ve diyaloğa bakışını değerlendiriniz.

Müslümanlar, tarihin her döneminde farklı din mensuplarıyla sağlıklı diyaloglar kurmuşlardır. Hz. Peygamber Dönemindeki Medine Sözleşmesi, Necranlı Hristiyanlarla görüşmesi, Endülüs’te Yahudi ve Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki uyumlu yaşama ve Fatih’in İstanbul’un fethi sonrasında bu dinlerin mensuplarına gösterdiği hoşgörü bu diyaloğun bazı tarihsel örnekleridir.

Kur’anı Kerim’in Yahudi ve Hristiyanlara “ehlikitap” diyerek onları diğer gruplardan ayırmıştır. Onların yanlış inanç ve davranışlarını yermekle birlikte olumlu davranışlarından da bahsetmiştir.
 
YORUMLAYALIM
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra Anadolu’daki Yahudi cemaatlerine aşağıdaki mektubu göndermiştir:
“Osmanlı Padişahı Mehmet der ki: Tann bana birçok ülke bahşetti ve hizmetkân Hz. İbrahim ve Yakup’un sülalesine sahip çıkmamı, kendilerine yiyecek vermemi ve onlan himayeme almamı bana emretti. Aranızda kim, Tanrı’nın yardımı ile İstanbul’a, başkente gelip yerleşmeyi, incirin ve bağın gölgesinde huzur içinde yaşamayı, serbest ticaret yapıp mal mülk sahibi olmayı arzular?”

Yukarıdaki metni okuyarak Müslümanların farklı din mensuplarına gösterdiği hoşgörüyü yorumlayınız.

 
TARTI ŞALIM
Dinler arası diyaloğun birey ve toplum açısından faydasını ve önemini arkadaşlannızla tartışınız.
Ayrı ca Hz. Peygamberin onlarla sürekli iletişim içinde olması, Müslümanların ehlikitapla diyalog kurmalarını kolaylaştırmıştır. Ancak tarihte görülen Müslüman, Budist ve Hindu gibi toplumlara yönelik misyonerlik faaliyetleri ve sömürgecilik hareketleri birçok toplumdadiyaloğa karşı şüphe oluşmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte tarihî olayların oluşturduğu endişeler, önyargılar ve düşmanlıklar diyalog ortamına engel teşkil etmemelidir. Aksine sorunların çözümü ve insanlığın ortak barışı için diyalog yolu daima açık tutulmalıdır.

Zira Müslümanların diğer dinî inançlarla karşılaşmaktan, onlarla yüzleşmekten ve diyalog kurmaktan çekinecek ve korkacak hiçbir yönü yoktur.
İnsanlığın huzurunu, bir arada yaşama kültürünü amaçlayan diyalog faaliyetlerinin öncelikle önyargı ve art niyetten uzak olması gerekir. Diyalog sinsi ve gizli gayelere araç kılınmamalı, samimiyet esasına dayanmalıdır. Diyalog için Kur’an’ın ortaya koyduğu “Sizin dininiz size benim dinim bana.” ilkesi gereği herkes kendi inancı üzerinde olmalıdır. Diyalog ortamına zarar verici her türlü misyonerlik anlayışı terk edilmeli, inanç ve fikir hürriyeti çerçevesinde herkesin kendi dinini ifade edebilmesi sağlanmalıdır. İnsanlığın yaşadığı ortak sorunlara çözüm üretmeyi, barış ve hoşgörü ortamını tesis etmeyi amaçlayan diyalog çalışmaları, eşit şartlarda ve bu alanda uzmanlaş kişilerle yapılmalıdır.

Yukarıdaki fotoğrafı inceleyerek din adamlarının dinler mış kişilerce yapılmalıdır.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Karşılaştırmalı Dinler Tarihi Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar