Din Hizmetlerinde İletişim
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

Din Hizmetlerinde İletişim

İletişim; bilgi, düşünce, duygu, tutum ve davranış biçimlerinin, bir insandan diğerine aktarılması sürecidir. İletişim hem bireysel hem de toplumsal bir süreçtir. Dolayısıyla iletişim, din hizmetlerinde başarıyı etkileyen temel faktörlerden birisidir. Din hizmetlerinin yerine getirilmesinde, din görevlileri toplumla veya fertlerle hem cami içinde hem de dışında iletişim hâlindedirler.
 
İnsanları iyiye, doğruya ve güzele yönlendirmek, toplum içinde birlik ve beraberliği sağlamak kolay değildir. Bu nedenle din görevlisi sabırla, fedakârlıkla görevine devam etmeli, söyleyeceği sözleri itina ile seçmelidir. Söylediğinin dinleyenler tarafından nasıl anlaşılabileceğini dikkate almalıdır. Kime, neyi, nasıl ve nerede söyleyeceğini bilmeli, karşısındaki kişinin anlayacağı bir üslup seçmelidir.

YAZALIM
“Söz insanın esiridir, ağızdan çıktıktan sonra insan onun esiri olur.” sözüyle verilmek istenen mesajı açıklayan bir yazı yazınız.
 
4.1. iletişimin Önemi ve Temel ilkeleri
İletişim, günümüzde üzerinde önemle durulan bir kavramdır. Hem bireysel hem de toplumsal bir süreçtir. Özellikle eğitim ve insan ilişkileri alanlarında temel bir kavram hâline gelmiştir. Günlük hayatta, belirli bir sosyal çevre içinde yaşayan insanlar, farkında olsunlar ya da olmasınlar birbirleriyle iletişim içerisindedirler. İletişim kurmak için belirli bir davranış göstermek gerekmez. Hiçbir davranışta bulunmama da bir iletişim biçimidir. Bu nedenle konuşmak kadar susmak, bir şey söylemek veya sadece gülümsemek de iletişim süreci içinde anlamlı bir ileti oluşturur.

İletişim, eğitim ve insan ilişkilerine dayalı hizmetlerin temelini oluşturur. Hizmetlerin yerine getirilmesi ve amacına ulaşması için iletişimin sağlıklı olması gerekir. Çünkü hizmeti veren kişi ulaştırmak ve paylaşmak istediği bir mesaja sahiptir. Bu mesajını, hizmet vermek istediği kişi veya kişilere belli bir yolla ulaştırmak ister. Böylece karşısındaki insanda bir davranış oluşturmayı amaçlar. İletilen kişi bu davranışı kazanıp kazanmadığını bir şekilde iletene yansıtır. Bu süreç böylece sürüp gider.

Din hizmetlerinde de din görevlisi yukarıda dile getirilen aynı süreci takip ederek muhataplarıyla iletişim kurar. Dinî konularda insanlarla bilgi paylaşımında bulunur. Bu nedenle din görevlisi için iletişim bilgi ve becerisi oldukça önemlidir.

DRAMA YAPALIM
İmam ile cemaat arasındaki iletişim nasıl olmalıdır? Drama yaparak gösteriniz.
Başarılı bir iletişim için öncelikle karşımızdaki kişileri olduğu gibi kabul edip onlara saygı duymalıyız. Onların önemli ve değerli olduklarını hissettirmeliyiz. Muhataplarımızın bilgi seviyelerini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak anlayacakları bir dille konuşmalıyız. Dışlayıcı ve incitici bir dil kullanmaktan kaçınmalıyız. Konuşurken doğal davranmalı, yapmacık ve abartıdan uzak durmalıyız. Ayrıca beden dilinin de iletişimde önemli rol oynadığının farkında olmalıyız.

Sağlıklı bir iletişim için neyi, ne zaman, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi bilmeliyiz. Anlattıklarımızı örneklerle somutlaştırmalıyız. Bu hususlara dikkat ettiğimiz sürece iletişimde başarı sağlar ve insani ilişkilerimizi daha olumlu bir biçimde gerçekleştiririz.

4.2. iletişimin Temel Unsurları

İletişim, karşılıklı bilgi, duygu ve düşünce alışverişidir. İletişimi meydana getiren unsurlar sırasıyla; kaynak, ileti, kanal ve alıcıdır. Bu öğelerin harekete geçmesiyle iletişim gerçekleşir.
İleten (kaynak): Haber ya da bilgiyi alıcı durumunda olana göndereni temsil eden kavramdır. Kaynak; bilgi yayan, kendisinden bilgi edinilen herhangi bir kişi, bir olay veya bir makine olabilir. Haber veren mesaj iletendir. İleti (mesaj): Kaynaktan çıkan bilgi, haber, olay, düşünce ve duygu mesaj anlamındadır. İletilecek olandır. İletiş biçimi (kanal): İletilen mesajı kaynaktan alıcıya ulaştıran yoldur. İletilen (alıcı): Kaynaktan gönderilen iletiyi algılayan, alan unsura alıcı denir. Alıcı kendisine ulaşan iletiyi geriye başkalarına yansıttığı zaman tepkisini ortaya koyarken kendisi kaynak durumuna dönüşür.

Din hizmetlerinde kaynak din görevlisi, ileti dinî bir mesaj, iletilen ise cemaattir. İletinin ulaştırıldığı kanal ise kullandığı araçgereç ile yöntem ve tekniklerdir. Örneğin, kaynak kişi olarak verdiğiniz vaazda, sizi dinleyen pek çok alıcı vardır. Gönderdiğiniz ileti aynı olduğu hâlde, her alıcının algılaması kendine özgü olduğundan camiden herkes farklı izlenimler ve yorumlarla çıkar. Bunun için bir din görevlisinin, din hizmeti götürürken kendisinin bir kaynak olduğunu, cemaatin alıcı olduğunu unutmaması gerekir.
 
 
İletişimin başarılı olabilmesi için iletişim ögelerinin işlevlerini iyi bilmemiz gerekir. Bu da din hizmetlerinde daha başarılı olmamızı sağlar. Örneğin, din görevlilerinin cemaate dinî konularda bilgi öğretebilmesi, dinî tutum ve beceri kazandırabilmesi iyi bir iletişimin kurulmasına bağlıdır.

4.3. İletişimde Dil ve Beden Dilinin Önemi

NOT EDELİM
Konuşmayı daha etkili ve güçlü kılan önemli unsurlar şunlardır:
• İşitilebilirlik
• Akıcılık
• Telaffuz
• Ses tonu ve vurgular
• Kelime hazinesi
• Üslup

İnsanlar konuşarak arzu, istek, duygularını, düşüncelerini, yaşadıkları tecrübe ve bilgilerini başkalarına aktarırlar. Konuşma günlük hayatımızın bir parçasıdır. Örneğin, bir gün içerisinde yakınlarımızla, çevremizdekilerle, arkadaşlarımızla günün olayları üzerinde konuşuruz. Medyadan okuduklarımızı, duyduklarımızı, kişisel ve toplumsal sorunlarımızı birlikte değerlendiririz. Bu sorunlar üzerindeki düşüncelerimizi açıklar, görüş alışverişinde bulunur ve tecrübelerimizi paylaşırız. Bütün bunlar toplum içinde yaşamanın bir sonucu ve günlük hayatın bir parçasıdır.

Konuşma, günlük bir ihtiyaç olduğu gibi iş hayatımızın da vazgeçilmez bir aracıdır. İş hayatında başarılı olmak, insanlarla daha iyi iletişimde bulunmak, büyük ölçüde konuşma ve düşüncelerimizi açıklamadaki yeterliliğimize bağlıdır.

Konuşma, en etkili iletişim araçlarındandır. İnsanlar konuşarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunur ve tecrübelerini birbirleriyle paylaşırlar. Bazı insanlar sıradan bir konu üzerinde bile kendilerine inandırarak zevkle ve dikkatle dinletirler. Bundan dolayı dilin kullanımı hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir.

Konuşma, geniş anlamda sözlü bir iletişim biçimi olduğuna göre temel aracı sözcüklerdir. Sözcükleri cümle içinde yerinde kullanma, her birinin ses ve anlam hakkını verebilme, açıklayıcı bir dil kullanma, konuşmamızın etkisini ve güzelliğini arttırır.

Konuşmacılar, üzerinde konuştukları konunun içeriğine, konuşmadaki amaçlarına, muhatapların ilgi, istek, ihtiyaç ve seviyelerine, konuşma yerine ve zamanına göre farklı üslup tercih edebilirler.
Her konuşmacı gibi din görevlisi de konuşmalarında kullanacağı dile özen göstermek zorundadır.

İnsanlar konuşarak anlaşmanın yanında, beden diliyle de anlaşabilirler. Beden dili insanların farklı bir anlaşma aracıdır. Beden dili aracılığıyla insanlar duygularını, düşüncelerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını başka insanlarla paylaşırlar.
 
İnsan hayatı boyunca çoğunlukla farkında olmaksızın beden dilini son derece etkili olarak kullanır. Ancak genellikle bedenini, cümleleri kontrol ettiği gibi kontrol edemez. Bedenimiz olaylara veya durumlara karşı kendiliğinden tepkiler verir. Gerçek duygu ve düşüncelerimizi cümlelerin arkasına gizlemek belki mümkündür. Ama beden dilimizi gizlememiz çoğu kere mümkün olmayabilir. Duygu ve düşüncelerin anlaşılmasında cümlelerden daha çok beden hareketleri esastır.
 
BİLGİ KUTUSU
Kişilerle yüz yüze iletişimimizde beden dilinin çok önemli rolü vardır. Yüz yüze iletişimin yapılandırılmasında ortalama olarak sözcükler %10, ses tonu %30 ve beden dili %60 oranında rol oynar. Bu oranlar kişiler arası ilişkilerin ve iletişim ortamının özelliklerine göre artma ve eksilme gösterse de beden dilinin iletişimdeki rolünü reddedilemez bir biçimde ortaya koymaktadır.

Beden dili, jest ve mimiklerle gerçekleşir. Yüz kaslarının bir anlam ifade etmek için kullanımı mimikleri; baş, el, kol, ayak, bacak hareketleri ya da bedenin tümünü kullanmak jestleri oluşturur. Hareketsiz bir elin yere doğru hareket etmesinde, düz duran bir alnın kırışmasında olduğu gibi jest ve mimik her zaman değişimle ilgilidir.
Jest ve mimikler bazen isteyerek bazen de kendiliğinden hatta istenmedik hareketler olarak ortaya çıkar. Ancak hepsinin bilinçli ya da bilinçsiz bir nedeni, bir amacı vardır.
Jest ve mimikler, duygu ve düşünceleri destekleyen, onları somut hâle getiren hareketlerdir. Örneğin, bir şeyi istediğimizi ya da onayladığımızı belirtmek için başımızı aşağı doğru sallamamız bu grupta yer alan jestlerdendir.

Yüz ifadeleri, el kol hareketleri, bakışlar da insanın duygu ve düşüncelerini dile getirir. Sağlıklı bir iletişim için beden dilinin dikkate alınması gerekmektedir.

4.4. Din Hizmetlerinde iletişim Sorunları
İnsanlar, ne kadar iyi niyetli ve anlayışlı olurlarsa olsunlar, aralarında zaman zaman anlaşmazlıkların çıkması kaçınılmazdır. İhtilaf ve tartışmanın çıkmasını önlemek ancak kızgınlık ve kırgınlıkduygularını kontrol ederek mümkün olur.

BİLGİ KUTUSU
Kişiler arasında sorun çıkmasına neden olabilecek davranışlar ve bunun so
nucunda meydana gelen düşüncelerden bazıları şunlardır:
• Aşırı genelleme
• Kutuplaştırma
• Kişiselleştirme (üzerine alma)
• Mutlakçılık (“meli””malı” konuşma)
• Değiştirme gayreti
• Keşkecilik

Birbirleriyle iletişim kuran kişiler arasında sorunların çıkması doğaldır. Ne var ki bu sorunlar yüzünden ilişkinin bozulması normal değildir. İnsanlar aralarında çıkan sorunları birbirlerini daha iyi anlayabilmek için bir araç olarak kullanıp dostluklarını pekiştirebilirler.
 
Bir meslek ve hizmet alanı olan din hizmetleri yerine getirilirken bazı çatışma ve sorunların çıkması doğaldır. Din görevlileri din hizmetini yaparken iletişim kurmak zorunda oldukları her yaş ve kültür seviyesinden insanla karşılaşabilirler. Cemaatin yapısı, eğitim düzeyi, sosyal statüsü, ekonomik durumu, yaşı gibi faktörler iletişimi büyük ölçüde etkiler. Örneğin, cemaatin bir kısmı çocukların gürültülerini bahane ederek onların camiye gelmemelerini, bir kısmı ise mutlaka gelmelerini ister. Bir kısmı namazların uzatıldığından, bir kısmı ise kısa tutulduğundan şikâyet edebilir. Din görevlisinin anlattıklarından bir kısmı memnunken bir kısmı şikâyetçi olabilir. Bu nedenle din görevlisi her kesimi ikna edici ve kuşatıcı olmalıdır.

İletişimin kaynağı, yapıldığı ortam ve içeriği gibi etkenler dinî iletişim sürecini etkiler. Yanlış olarak yapılan bir dinî iletişim bazen dinî tutumların olumsuz ve ters yönde değişmesine neden olabilir. Bu nedenle din görevlisi üslup konusunda hassas olmalıdır.
Din görevlisinin, din hizmetleri alanında ortaya çıkabilecek sorunları aşabilmesi için bazı yeterlilikleri kazanmış olması gerekir. Örneğin, cemaatin yapısından haberdar olmak, iletişim tekniklerini bilmek ve becerilerini artırmak üzere çalışmak bu yeterliliklerden bazılarıdır.

Din hizmetlerinde iletişimde ortaya çıkabilecek sorunları tek tek tespit etmek mümkün değildir. Ancak yukarıdaki iletişim sorunlarının din hizmetlerinde de geçerli olduğu bilinmektedir.

Din görevlisinin güler yüzlü ve tatlı dilli olması, herkese sevgi ve saygı ile yaklaşması, bilgi ve becerisi ile cemaatine kendini kabul ettirmesi gerekir. Böylece doğabilecek iletişim sorunları engellenmiş olur.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Hitabet Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar