Çin ve Japon Dinleri
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

Çin ve Japon Dinleri

2. Çin ve Japon Dinleri

Günümüzde, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın dışında Çin’de resmî niteliğe sahip üç din vardır. Bu dinler Konfüçyanizm, Taoizm ve Budizmdir. Çin’in dışında Japonya’da doğup gelişen Şintoizm ise dördüncü bir din olarak kabul edilir. Ayrıca Japonya’da Budizmden etkilenen ZenBudizm ortaya çıkmıştır.

2. 1. Konfüçyanizmin Ortaya Çıkışı ve Temel Özellikleri
Çin’in büyük filozoflarından biri olan Konfüçyüs (Kung FuTzu, MÖ 551-478) Konfüçyanizmin kurucusudur. O, hayatının ilk yıllarının yoksulluk içinde geçmesine rağmen öğrenmeye olan merakı sebebiyle iyi bir eğitim görmüştür. Yirmi yaşında öğrenci yetiştirmeye başlamıştır. Metodu, geçmişlerin hikmetini yorumlamaktır.
Onun sisteminin temelinde insan fıtratının iyi olduğuna inanmak ve bu fıtrata uygun davranmak yatar.
 
YORUMLAYALIM
“Ağırbaşlıysan saygı görürsün, cömertsen birçok şevi elde edersin, samimiysen halkın güvenini kazanırsın, doğru isen çok şeyi başarırsın ve naziksen başkalarından kolaylıkla yardım görürsün.”
Konfüçyüs’ün mükemmel erdem olarak nitelendirdiği bu ahlaki ilkeleri yorumlayınız.
Konfüçyüs, hayatının son beş yılını meşhur eserlerini kaleme almak, öğrenci yetiştirmek ve doktrinini öğretmekle geçirmiştir. Ölümünden sonra şöhreti yayılmış, mezarı bir ziyaret yeri haline getirilmiştir.

Konfüçyüsçülükte sosyal düzen ve sağlam bir toplumun oluşması için aile ve akrabalık bağları da son derece önemlidir. Konfüçyüsçülükte ahlaki yön, diğer özelliklerden daha fazla ön plana çıkmakta ve bu durum, yöneticilerde idare sanatı, soylularda siyasi ahlak, halkta da geleneğe bağlılık olarak gerçekleşmektedir.

Konfüçyüs’ün ahlak sistemi, emiyet ve millet içindir. Gayesi ise milleti siyasi bir terbiye ile saadete ulaştırmaktır. Konfüç yüs, dünyada ağırbaşlılık, cömertlik, samimiyet, doğruluk ve nezaket gibi beş ilkeyi her şeye uygulayabilme yeteneğine mükemmel erdem demektedir.
 
Konfüçyüs, insanın rahat bir hayat sürebilmesi için hayatın her safhasında orta yolu tutması, aşırılıktan kaçınması, iyiliğe iyilik, kötülüğe karşı da adalet gösterilmesi gerektiğini ifade eder. Adaletin gerçekleşmesi, menfaati önler.
 
 LISTELEYELIM
İktidar sahibi olan kimselerin beş üstün şeye değer verip dört kötü şeyden de kaçınması gerekir. Beş üstün şey:
• Aşırı derecede harcama yapmadan faydalı olmak.
• Halkına, pişmanlığa sevk etmeyecek görevler vermek.
• Açgözlülük etmeden istediği şeyi almak.
• Gururlu olmadan itibar kazanmak.
• Korkutucu olmadan yüce olmaktır.

Dört kötü şey:
• Halka bir şey öğretmeden ölüme sürüklemek, buna “zulüm” denir.
• Onları haberdar etmeden ani olarak iş yüklemek, buna “baskı” denir.
• Acele olmayan emirler verip bunların hemen uygulanmasını istemek, buna “gaddarlık” denir.
• İnsanlara bir şey verirken hasis olmak, buna da “yersiz davranmak” denir.
(Günay Tümer Abdurrahman Küçük, Dinler Tarihi, s. 66.)
Yukarıdaki metinde Konfüçyüs’ün önerdiği ahlaki ilkeleri birer kavramla listeleyiniz.
• Tasarruflu olmak.
.....................
.....................
....................
Amirlerin riayet etmesi gereken temel esas, yönettiklerinin güvenini ve sevgisini kazanmaktır. Ülkesini erdemlilikle yöneten hükümdar, kutup yıldızına benzer. O, halkını doğru yola iletir. Halk doğru yola ulaşırsa kimse yanlış davranmaya cesaret edemez.
Konfüçyanizm, 1912 yılına kadar Çin’in resmî devlet dini olmuştur. Bu dine bağlı olanların çoğunluğu Çin’de, geri kalanları ise Japonya, Burma ve Tayland’da yaşamaktadır.

2. 2. Taoizmin Ortaya Çıkışı ve Temel Özellikleri
Taoizmin kurucusu “LaoTzu’dur. LaoTzu Konfüçyüs ile aynı yüzyılda yaşamıştır. Çu hanedanının son döneminde bölge muhafızı olan bir öğrencisi, ondan bir kitap yazmasını istemiş, o da, “Tao Te King”i yazmıştır. “Tao” yaratıcı prensip, “te” insan fazileti, “King” de kitap demektir (Hikmete Götüren Kitap). Bu kitap, bu güne kadar, bütün Taoist düşüncelerin kaynağı olup “Tao”nun ne olduğunu açıklamaktadır.

LaoTzu, öğretilerinde ahlaki değerler üzerinde de durmuştur. Ona göre insan ancak manevi faziletleriyle insandır. Örnek insan; iyi, merhametli, sadık, dürüst ve mütevazı olmalıdır. İnsan, tabiatın sesine kulak vererek Tao’nun kanunlarına tabi olmalıdır. Çünkü memlekette ne kadar fazla şey yasaklanırsa millet o kadar fakir olur. İnsanlara karşı alınan tedbirler ne kadar ustalıkla hazırlanırsa o kadar inanılmaz hileler ortaya çıkar. Ne kadar çok kanun ve emir bildirilirse o kadar eşkıya ve hırsız zuhur eder. O, kibir ve gururu reddeder ve insanın ihtiraslarına esir olmamasını ister.

Taoizmde bu ahlaki prensipler sadece fertler için değil, milletlerarası münase betler için de geçerlidir. Saygı ve itaatle her şeyin elde edilebileceği, hatta sevgi ile düşmanların bile alt edilebileceğini savunur ve bu sebeple savaşa da karşıdır.
LaoTzu’ya göre insanın kendine hâkimiyeti, nefsini bilmesinden geçer. Başkalarını bilenin zeki, kendini bilenin akıllı, başkalarına karşı zafer kazananların kuvvetli, kendi nefsine karşı zafer kazananların ise kudretli olduğunu belirtir.
Taoizmde ölüm ve ölüm sonrasından bahsedilmesine rağmen, cennet ve cehennem kavramı konusunda pek açıklık yoktur. Bununla beraber ruhun ölümsüzlüğü ve dünyada iyi bir hayat sürenlerin Tao’yla beraber olacağı gibi anlayışlara rastlanır.

2.3. Şintoizmin Ortaya Çıkışı

Şintoizmin Ortaya Çıkışı ve “Şin” Çin dilinde, tanrı, “ to(tao)” da yol anlamında kullanılır.Bu iki kelimenin birleşimi olan “Şin to” ise “tanrıların yolu” demektir. Japoncada “Kami no miçi” şeklinde ifade edilen Şinto terimi, Japonların eski dini inançlarını Budizmden ayırmak için kullanılmıştır.

Şintoizm, diğer dinlere tepki göstermeyen bir dindir. Bir kurucusu da bulunmayan Şintoizmde tabiat güçlerine ve ruhlara tapınma vardır. Bu inanca göre her şeyde bir ruh bulunur. Şintoizmde insan kavrayışının üstündeki varlıkları ifade etmek üzere “kami” (üstün, yüksek) kelimesi kullanılır. Ruhun ölümden sonra yaşadığına ve ataların nesilleri koruduğuna inanılır. Ölen herkes kami olur; ama her kami tanrı olmaz. Güneş tanrısının neslinden geldiğine inanılan imparatorlar da tanrı olarak kabul edilir.

Şintoistlerin kutsal kabul ettikleri Kojiki ve Nihongi denilen vakayinameleri vardır. Çin yazısının kabulüne kadarki dönemlerle ilgili olaylar sözlü olarak rivayet edilmiştir.
Şintoizmde bilinen anlamda put yoktur. Tanrılara, tapınaklarda onları sembolize eden nesneler vasıtasıyla tapınılır. İbadet, tapınakta veya evde yapılır.

Şintoist olan kişi aynı zamanda başka dinlere de mensup olabilir. Bununla birlikte asıl olan Japon olmaktır. Japon dilinde din ve milliyet eş anlamda kullanılmaktadır. Japon halkı, belli bir dinden daha çok geleneksel halk inançlarının etkisi altındadır. Evlilik merasimleri Şinto tapınaklarında rahibin huzurunda yapılır. Cenaze işlerini ise Budist rahipler idare eder.

 

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Karşılaştırmalı Dinler Tarihi Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar