Cenaze Adabı Nelerdir?
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Cenaze Adabı Nelerdir?

Cenaze Adabı

Ölüm, her insanın karşılaşacağı bir gerçektir.
Bu bir hayat kanunudur ve insanlık tarihi boyunca istisnası görülmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de, ... “Her canlı ölümü tadacaktır...” buyrularak bu gerçek dile getirilmiştir.
Bir başka ayette ise, “Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.” buyrularak yaratılmış olan tüm varlıkların sonlu olduğu bildirilmiştir.

Ölüm hayatın şaşmaz bir gerçeği olmasına rağmen, insanların çoğunluğu için korkulan ve istenmeyen bir durum olmuştur. Kur’an’da bu durum şöyle ifade edilmiştir: “De ki: Şüphesiz korkup kaçtığınız ölüm, elbette size ulaşacaktır…”İnsanın ölümden kaçışının iki temel sebebi vardır.

Bunlardan birisi sevilen ve sahip olunan şeylerin kaybedilme endişesidir. Diğeri ise ölümle ebediyen yok olma korkusudur.
Ahiret inancı, insanı yok olma korkusundan kurtarır. Çünkü ahirete inanan insan, ölümün yeni ve sonsuz bir hayatın başlangıcı olduğunu bilir. Dünya hayatında sınavda olduğunun bilinci ile yaşadığından ahiret onun için bir ödül anlamıtaşır. Bu durumda ölümden kaçışın bir anlamı yoktur.

Önemli olan, ölüm gerçeğine hazır olmaktır. Peygamber (s.a.v.), “İnsanların en akıllısı, ölümü unutmayan ve ona hazır bulunan kimsedir.” buyurarak bu gerçeğe işaret etmiştir.
Ölmek üzere olan kişiye ölüm öncesi yapılacak bazı görevler vardır. Örneğin, ölüm döşeğinde olan hastalar ziyaret edilir, kendilerine ve yakınlarına sabır tavsiyesinde bulunulur. Ayrıca bu durumda olan kimseleri; akraba, dost ve komşuları ziyaret ederek helallik alırlar.

İyileşme ümidi kalmamış hasta kimseye, onu incitmeyecek bir şekilde, herhangi bir vasiyetinin ulunup bulunmadığı sorulur. Vasiyette bulunursa şahitler huzurunda yazılır.
Ölmek üzere olan hasta, yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ yanı üzerine ya da sırtüstü yatırılır.

Bu durumdaki hastanın başını hafifçe kaldırmak müstehaptır. Hasta su istediğinde, su verilebilir ya da ıslak bir bezle dudakları ıslatılır.

Ölmek üzere olan hastaya “kelime-i tevhit”i ya da “kelime-i şehadet”i hatırlatmak sünnettir. Bu konu ile ilgili olarak Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Ölmek üzere olanlara ‘La ilahe illallah’ sözünü hatırlatınız.”Bu sözleri hastanın sevdiği birisinin, onun duyacağı şekilde söylemesi uygun olur. Ancak söylemesi için zorlamak doğru değildir. Bu hatırlatma, tövbeyi de içine alacak şekilde şöyle de yapılabilir:

Hastanın yanında Kur’an okumak dinimizce tavsiye edilen davranışlardandır. Özellikle Yâsîn veya Ra’d suresi okunur. Kişi öldükten sonra, onun bulunduğu yerde yüksek sesle Kur’an okumak mekruhtur. Fakat ölünün bulunduğu yerde sessizce ya da başka bir odada yüksek sesle okunabilir.

Ölüm olayı gerçekleştikten sonra ölünün gözleri kapatılır. Çenesi başının üstünden bağlanır.

Elbiseleri çıkarılıp üstüne bir bez örtülür. Ayakları da başparmaklarından birbirine bağlanır. Kolları vücuduna bitişik bir şekilde yana uzatılır. Şişmesini önlemek için ilaçlanır ya da karnı üzerine bir demir parçası konulur. Ayrıca ölünün bulunduğu ortamda güzel kokulu buhur yakılır.

Ölüm haberi, eş-dost, akraba, komşulara ve cenazeye katılmak isteyenlere duyurulur. Ölüm haberini duyanların, “…Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz.”anlamındaki ayetini okumaları öğütlenmiştir.

Ölünün arkasından yüksek sesle ağlamak, isyana varacak davranışlarda bulunmak ve uzun süre yas tutmak dinimizce hoş karşılanmamıştır. Üzülmek doğaldır ama aşırıya kaçmamak gerekir.

Çünkü “Ölenle ölünmez.” atasözünde belirtildiği gibi hayat devam etmektedir.
Ölen kimsenin arkasından gerekli görevleri yerine getirerek bağışlanması için Allah’a dua etmeliyiz. Ayrıca ölüm olayından ibret almalı, bizim de bir gün mutlaka Allah’a döneceğimizi aklımızdan çıkarmadan yaşamımıza çeki düzen vermeliyiz.

 

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Hitabet Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD
Yorumlar