Başlıca Tefsir Kaynakları
İmam Hatip 5. Sınıf Hz. Muhammed'in Hayatı Eğitim Seti 6 DVD

Başlıca Tefsir Kaynakları

6. Başlıca Tefsir Kaynakları

Kur’an, indirilmeye başlandığı andan itibaren onu en iyi şekilde anlama ve uygulama Müslümanlar tarafmdan ortak bir amaç olarak kabul edilmiştir. Bu amaca yönelik olarak Peygamberimiz zamanından başlayarak Kur’an’ı anlamak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bunların başında da Kur’an’ın tefsir edilmesi çabası gelmektedir. Belli bir usul çerçevesinde Kur’an’ı tefsir eden müfessirler, yaşadıkları zaman ve mekâna, kültürel birikimlerine, uzman oldukları bilim dallarına ve kavrayışlarına göre birbirilerinden ayrılmaktadırlar. Bu müfessirlerin bazıları rivayet, bazıları da dirayet yöntemini kullanmışlardır. Bunun sonucunda da çeşitli tefsir kaynaklan ortaya çıkmıştır.

6.1. Arapça Tefsirler
Kur'anı Kerim, Arapça olarak indirildiği için onun tefsiri ile ilgili ilk yazılan eserler de Arapçadır. Bu çerçevede yazılan çok sayıda Arapça tefsir olmasma rağmen bunlar arasından bir kısmı çeşitli özellikleri nedeniyle Kur'an'm anlaşılmasında başvuru eseri niteliğindedir.

Peygamberimizin hadislerini, sahabe ve tabiinin ayetler hakkındaki yorumlannı aktaran Taberî'nin tefsiri, Kur'an'da geçen kelime ve terkiplerin kökenlerini göstermesi bakımından Zemahşerî'nin tefsiri, ansiklopedik tarzıyla Râzî'nin tefsiri, konulan özet bir şekilde sunan Beyzâvî'nin tefsiri, ahkâm ayetlerini açıklayan Kurtubî'nin tefsiri, kelime ve ayetlerin anlamlannı veren Celaleyn tefsiri ve ehlisünnetin yorumlannı içeren Maturidî'nin tefsiri Arapça tefsirler içerisinde en yaygın kullanıma sahip olanlardır.
Taberî Tefsiri: Taberî, tefsir tarihindeki önemli müfessirlerden biridir.
Çünkü o, kendi zamanına kadar gelen dağınık rivayetleri tefsirinde toplayarak bu rivayetlerin bize ulaşmasmı sağlamıştır.

Bundan dolayı tefsirine, “Kur’an ayetlerinin yorumlarına ait açıklamalar ansiklopedisi” şeklinde ifade edebileceğimiz "Câmiu’lBeyân an Te’vîli ÂyilKur’an" adını vermiştir. Bu tefsir, 19. yüzyıldan bu yana çeşitli defalar basılmıştır.
Taberî, tefsirinin girişinde Kur’an’m Arapça nazil olmasının nedeni ve ayetlerin yorumlanmasının caiz olup olmadıklan üzerinde durmuştur. Taberî, hadislerden, sahabe ve tabiin sözlerinden, kıraat farklılıklanndan, dil bilimlerinden, şiirden, fıkıh ilminden, tarihten ve kelamî görüşlerden istifade etmiştir. Bununla birlikte Taberî özellikle bazı kısa ayetleri tefsir etmemiş, ayetlerin anlamlarına işaret etmekle yetinmiştir.

TABERÎ KİMDİR?
Muhammed b. Cerir etTaberî, 225/839 yılında Hazar Denizi’nin güneyinde bulunan Taberistan’ın Âmûl şehrinde doğmuştur. İlim elde etmek için Rey, Basra, Küfe, Medine, Suriye ve Mısır gibi beldeleri dolaştıktan sonra Bağdat’a yerleşmiştir. Burada dersler vermiş ve kendi fikhi görüşlerini öğretmiştir. Bağdat’ta 310/923 yılında vefat etmiştir.
Kur’anı Kerim, kıraat, hadis, tarih ve fıkıh alanlarında çeşitli eserleri vardır. Bunlar arasında en bilinenleri, tarih alanındaki “Tarihu’lÜmem ve’lMülûk” ve tefsir alanındaki “Câmiu’lBeyân an Te’vîli ÂyilKur’an” adlı eserleridir.
(Taberî, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 7, s. 340, 341'den düzenlenmiştir.)
 
Maturidi Tefsiri: ImamMaturidî’nin tefsir alanındaki eseri, “Te’vilâtü Ehli’sSünne” olarak da bilinen “Kur’an’ın yorumlan” anlamındaki “Te’vîlâtü’lKur’an”dır.
Maturidi, Kur’anı Kerim’i dirayet metoduyla tefsir etmiş, naklin yorumlanmasında akla başvurmuş bir âlimdir.
Maturidilik adıyla bilinen itikadî mezhebin kurucusu olan İmam Maturidi, tefsirinde kelamî konulara yer vermiş, Mutezile düşüncesini eleştirmiştir.
Ahkâm ayetleri üzerinde durmuş ve fıkıh konusunda Ebu Hanife’nin görüşlerini benimsemiştir.

Te'vilâtü’lKur’an, dirayet yöntemiyle yazılmıştır. Bununla birlikte eserde ayetler, öncelikle ilgili ayetlerle tefsir edilmiş, hadislere, sahabe sözüne ve başka müfessirlerin görüşlerine de yer verilmiştir. Ayetlerin tefsiri dil bilimlerine ve Araplann kelimeyi kullanış tarzına dayandınlmış ancak şiir nadir olarak kullanılmıştır. Maturidi, tefsirinde kıraat farklılıklanna da yer vermiştir.

MATURİDİ KİMDİR?
Ebu Mansur elMaturidî, bugün Özbekistan sınırlan içerisinde bulunan Semerkand kentinin Maturid köyünde doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bir asra yakın bir ömür sürmüştür. Kelam, mezhepler tarihi, usûli fıkıh ve tefsir konulannda yetkinleşmiştir. Ehli sünnet inancını savunmak için çeşitli eserler kaleme almıştır. İnanç alanındaki Maturidilik mezhebinin kurucusudur.

İmam Maturidi’nin elimize ulaşan eserleri kelama dair “Kitabu’tTevhid” ve “Te’vilâtü’lKur’an” adlı tefsiridir.
İmam Maturidi 333/944 yılında Semerkand’da vefat etmiştir.
(Maturidi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 28, s. 146149' dan düzenlenmiştir.)
 
Zemahşerî Tefsiri: Zemahşerî tefsirinin tam adı “indirilmiş sırların hakikatlerini ve yorumun yöntemleri hakkındaki görüşlerin özlerini açıklayan” anlamındaki “elKeşşâfu an Hakâiki Gavâmizi’tTenzîl ve Uyûni’lEkâvil fî Vucûhi’tTe’vîl”dir.
elKeşşâf bir dirayet tefsiridir. Bununla birlikte ayetlerin yorumunda, sebebi nüzullerinin ve surelerin faziletinin belirlenmesinde hadisler ve sahabe sözleri nakledilmiştir.
Zemahşerî, tefsirinin girişinde Kur’an’ı tefsir etmenin zorluğuna dikkat çeker. Ona göre, Kur’an’ı tefsir edecek müfessirin Arap dili ve edebiyatında ve diğer ilimlerde derin bilgi sahibi olması, zihnî melekelerinin ve sezgi yeteneğinin güçlü olması gerekir.
elKeşşâf’ta ayetler, öncelikle dil ve belagat kaideleriyle eski Arap şiirleri dikkate alınarak aklın ilkeleri ışığında tefsir edilirken çok ince tahlillerle kelimelerin içerdiği mecazi anlamlar keşfedilmeye çalışılır. Tefsirde kıraat farklılıkları dikkate alınır; nasih ve mensuh ayetler belirtilir. Çelişkili görünen ayetlerin tevilleri yapılarak Kur’an’da çelişkili bilgiler bulunmadığı ifade edilir. Ahkâm ayetlerinde Hanefi görüşleri, itikadi konularda da Mutezili görüşler tercih edilir.

Akılcılığı nedeniyle eleştirilen Zemahşerî, Kur’an’ın lügat, nahiv, belagat ve icaz yönlerinden incelenmesine büyük önem vermiştir. Bu özelliğinden dolayı kendinden sonraki müfessirler, Kur’an’m, dil bilim açısından incelenmesinde elKeşşâf’ı dikkate almak zorunda kalmışlardır. Tefsirde kullanılan hadislerin kaynaklarının gösterilmesi, Mutezilî görüşlerinin ayıklanması, cümlelerinin irabının yapılması ve şiirlerinin toplanması çerçevesinde elKeşşâf üzerine elliden fazla şerh, haşiye ve talik tarzında çalışmalar yapılmıştır.

Râzî Tefsiri: Fahreddin erRâzî tefsir dışında kelam, fikıh, felsefe, tıp, matematik alanlarında da uzmanlaşmış bir âlimdir. Onun bu özelliği, “Tefsiri Kebir” adıyla da bilinen, “gaybın anahtarları” anlamındaki “Mefâtihu’lGayb” adlı eserinde görülebilir. Bu yönüyle Mefâtihu’lGayb, tefsirle birlikte zamanının her türlü bilimini de içeren ansiklopedik bir eser niteliğindedir. Örneğin; Fâtiha suresinin bir cilt tutan tefsirinde Râzî lügat, sarf, nahiv, belagat, edebiyat gibi dil bilimlerinden; fikıh, hadis, kelam, mezhepler tarihi gibi dinî ilimlerden faydalanmıştır. Yine Fâtiha suresinin tefsirinde Râzî, zamanının felsefi bilimleri olan mantık, fizik, astronomi, matematik, metafizik, ahlak ve siyasetten; sihir, astroloji, tasavvuf gibi diğer ilimlerden uzun nakiller yapmıştır. Bundan dolayı bazı bilginler “Mefâtihu’lGayb”da tefsir yanında her şeyi bulmanın mümkün olduğunu söyleyerek onun ansiklopedik tarzına dikkat çekmişlerdir.

ZEMAHŞERÎ KİMDİR?
Carullah Mahmud b. Ömer ezZemahşerî, bugün Türkmenistan sınırlan içerisinde bulunan Harizm bölgesindeki Zemahşer kasabasında doğmuştur. 467/1075 yılında doğan Zemahşerî’nin hayatı Büyük Selçuklu hükümdan Melikşah’m hüküm sürdüğü yıllarda geçmiştir. Buhara, Horasan, İsfahan, Bağdat, Şam, Mekke, Yemen gibi şehirleri dolaşarak ilmini geliştirmiştir. Dil çalışmalannı geliştirmek için vaha ve çöllerdeki Arap kabilelerini ziyaret etmiştir.

Arap edebiyatı, lügat, belagat, tefsir, hadis ve fıkıh alanlannda altmıştan fazla eseri bulunan Zemahşerî’nin en bilinen eseri “elKeşşâf’ adlı tefsiridir.
Zemahşerî, 538/1143 yılında Harizm’in Cürcâniyye kasabasında vefat etmiştir.
(Zemahşeri, Şamil İslam Ansiklopedisi, C 8, s. 340342'den düzenlenmiştir.)

Râzî, Rur’an’ı ayetlerle ve hadislerle tefsir etmiş, bunun dışında ayet ve sureler arasındaki uyumları göstermiş; dinî hakikatleri akılla da ispat etmeye çalışmıştır. Râzî, ayetlerin nüzul sebeplerine yer vermiş, fıkhi konulara temas etmiş, naklî ve aklî delillerle sünnî görüşü savunarak Mutezile’yi eleştirmiştir.
Kur’an tefsirlerinin en büyüklerinden olan ve pek çok defa basılan “Mefâtihu’lGayb”, Türkçeye de tercüme edilmiştir.

FAHREDDİN ERRÂZÎ KİMDİR?
Fahreddin erRâzî, 543/1149 yılında Hazar Denizi’nin güneyinde bulunan Rey şehrinde doğmuştur. İlk eğitimini Rey şehrinin önde gelen âlimlerinden biri olan babasından almıştır. Felsefe, kelam, fıkıh, edebiyat, tıp ve zamanının diğer ilimlerini tahsil etmiştir. Merağa, Buhara, Semerkand, Gazne, Herat gibi şehirlerde, Harizm ve Hind beldelerinde dolaşıp vaazlar vermiş, İlmî tartışmalara katılmıştır.

Başta kelam, tefsir, fıkıh, mantık ve felsefe olmak üzere mezhepler tarihi, tıp, sihir, astronomi dâhil çeşitli alanlarda yüze yakın eser yazmıştır. Râzî 606/1210 yılında Herat’ta vefat etmiştir.

(Fahr. Râzî, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedsi, C 12, s. 8991'den düzenlenmiştir.)
Beyzâvî Tefsiri: Beyzâvî’nin tefsirinin adı “vahyin nurları ve yorumun sırlan” anlamına gelen “Envâru’tTenzil ve Esrâru’tTe’vîl”dir. Beyzavî’nin tefsir kaynaklan Zemahşerî’nin ve Râzî’nin tefsirleri ile Ragıp elIsfehânî’nin “elMüfiredat” adlı eseridir. Bu eserlerin bir derleme ve özeti şeklindeki eser, bu özelliğinden dolayı çok ilgi görmüş, medreselerde ders kitabı olarak okutulmuş ve üzerine yüzlerce şerh ve haşiye yazılmıştır. Avrupa’da ve İslam dünyasında birçok defa basılmıştır.

BEYZAVI KİMDİR?
Abdullah b. Ömer b. Muhammed elBeyzâvî, bugün İran sınırlarında bulunan Şiraz şehri yakınlarındaki Beyzâ’da doğmuştur. Ailesi ve eğitimi hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız Beyzâvî, Şiraz’a baş kadı olmuş bundan dolayı da Kâdî Beyzâvî diye ünlenmiştir.
Kâdî Beyzâvî, tefsir, fikıh, kelam, mantık, nahiv ve belagatte yetkinleşmiş ve bu alanlarda eserler vermiştir. Eserlerinden en bilineni kelama dair “Tevâliü’lEnvâr” ile adı geçen tefsiridir.

Beyzâvî hayatının sonunda yerleştiği Tebriz’de 685/1286 yılında vefat etmiştir.
(Beyzavi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 6, s. 100102' den düzenlenmiştir.)
Beyzâvî, ayetlerin tefsirinde dirayet yöntemini kullanır ve mecazlara dayanarak bazı te'viller yapar. Tefsir yaparken bir surenin önce adı ve sebebi nüzulü üzerinde
durur. Ayetlerin tefsirinde dil bilim, kelam, tarih ve kıraatten özlü bir şekilde faydalanır. Ayetleri geçmiş dönem tefsirlerinin özetini verecek şekilde ayrıntılara dalmadan tefsir eder. Sure sonunda ise o surenin fazileti ile ilgili haberleri nakleder. Beyzâvî, yoğun özet tarzının kapalılığı ve surelerin faziletine dair naklettiği uydurma olduğu düşünülen bazı haberler nedeniyle eleştirilmiştir.

DÜŞÜNELİM
“Beyzâvî; tefsirinde, okyanusu âdeta bir sürahiye sığdırmaya gayret gösterir.” (İsmail Cenahoğlu, Tefsir Tarihi, C 2, s. 267.)
Bu sözle Beyzâvî tefsirinin hangi yönüne dikkat çekilmek istenmiş olabilir?

Kurtubî Tefsiri: Kur’an’daki ahkâm ayetlerini ele alan Kurtubî, tefsirini konusuna uygun olarak “elCâmi li Ahkâmi’lKur’an’’ diye adlandırmıştır. İbnu’lArabî’nin “Ahkâmu’lKur’an” adlı tefsiri onun tefsirinin başlıca kaynaklarından biridir. Tefsirin girişi, “Ulûmu’lKur’an” olarak bilinen bölümlere ayrılmıştır. Bu bölümde Kurtubî, Kur’an’ın fazileti, tilaveti, ezberlenmesi, yazılması, toplanması, tertibi, tefsiri, harekelenmesi, i‘cazı gibi konulan ele alır.

KURTUBÎ KİMDİR?
Muhammed b. Ahmed Kurtubî, Endülüs’ün ilim merkezlerinden biri olan Kurtuba’da doğmuştur. Birçok İslam şehrini dolaşarak ilmini geliştirdikten sonra Mısır’a yerleşmiş ve 671/1273 yılında orada vefat etmiştir.
Malikî mezhebine mensup olan Kurtubî, zühd ve takva hayatı yaşayan bir zahit, aynı zamanda da din ilimlerinde taassuptan uzak bir âlimdir.
(Kurtubî, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 26, s. 455'ten düzenlenmiştir.)
 
KONUŞALIM
Kurtubî, tefsirde uyguladığı yöntemi kitabının girişinde şöyle anlatır:
“... Ömrüm boyunca Allah’ ın kitabı ile meşgul oldum ve bütün gücümü ona harcadım.
Bu çabalanmın sonuçlannı tefsir, lügat, i‘rab, kıraat ilimlerindeki incelikleri içerecek şekilde yazdım. Yine yanlış yolda olanlan reddeden, ahkâm ve diğer ayetlerin nüzulünü içeren ve ayetleri açıklayan hadisleri, selefin ve onlara tabi olanlann sözlerini özlü bir şekilde yazdım. ... Sözü söyleyene, hadisleri de musanniflerine dayandırdım. ... Kıssalann çoğunu yorumlamadan bıraktım. Bunun yerine ahkâm ayetlerinin açıklamasını içeren konulan yazdım. Bu konularda hüküm ihtiva eden her ayetin nüzul sebeplerini, yorumunu, yabancı kelimelerini ve hükümlerini açıkladım. Şayet, ayet bir hüküm ihtiva etmiyorsa tefsir ve te’vilini zikretmekle yetindim.”
(Kurtubî, elCâmi’ li Ahkâmi’lKur’an, C 1, s. 3' ten uyarlanarak tercüme edilmiştir.)
Kurtubî’nin tefsirinde izlediği yöntem hakkında arkadaşlannızla konuşunuz.

Celaleyn Tefsiri: Celaleddin elMahallî Kur’anı Kerim’i Bakara suresinin başından İsra suresinin sonuna kadar kelime kelime tefsir etmiştir. Ölümünden sonra yanm kalan eserini, öğrencisi Celaleddin esSuyûtî, aynı yöntemle Kehf suresinin başından Kur’an’ın sonuna kadar tamamlamıştır. Bundan dolayı tefsire “iki Celal’in tefsiri” anlamında “Tefsîrü’lCelaleyn” adı verilmiştir.

Celaleyn tefsiri, Kur’an’ı kelime kelime, cümle cümle tefsir etmiştir. Kelimelerin anlamlan, cümleyi tamamlayan kelimeler, atıflar ve kısaltmalar gösterilmiş, bazı kelimelerin cümle içindeki yerlerine göre muhtemel anlamlarına işaret edilmiştir. Hurûfu mukattaa hakkında tefsirin tamamında “Allah, bununla neyi kastettiğim daha iyi bilir.” demekle yetinilmiş, kıraat farklılıklanna işaret edilmiştir. Tefsir öğrenmek isteyenlerin kolayca okuyabildikleri Celaleyn tefsiri üzerine şerh ve haşiye tarzında çeşitli çalışmalar da yapılmıştır.

CELALEDDİN ELMAHALLI KİMDİR?
Celaleddin elMahallî, 791/1389 yılında Kahire’de doğmuş ve orada yaşamıştır. Mantık, dil bilim ve din ilimlerinde kendini geliştirmiş, Kahire’deki medreselerde fıkıh dersleri okutmuştur. 864/1460 yılında Kahire’de vefat etmiştir.
(Mahallî, Türkiye Diyanet Vakfi İslam Ansiklopedisi, C 27, s. 326327' den düzenlenmiştir.)

CELALEDDİN ESSUYÛTÎ KİMDİR?
Abdurrahman b. Ebubekir b. Muhammed esSuyûtî, 849/1445 yılında Kahire’de doğmuştur. Hadis, tefsir, lügat, usul ilimlerinde derinleşmiş, hadis ezberiyle meşhur olmuştur. Çeşitli bilginlerden ve Celaleddin elMahallî’den dersler almış, elMahallî’nin ölümüyle yanmr. Çok sayıda eseri olan Suyutî, 911/1505 yılında vefat etmiştir. (Suyûtî, İslam Alimleri Ansiklopedisi, C 14, s. 356359' dan düzenlenmiştir.)
 
BİLGİ KUTUSU
Celaleyn tefsirinin metodunu gösteren iki örnek: Onlar hakka (sağırdırlar), dolayısıyla onu kabul etmek amacıyla duymazlar. (Dilsizdirler) hayra laldırlar dolayısıyla onu söylemezler. Hidayet yoluna (kördürler) dolayısıyla onu görmezler. (Bu sebeple onlar) sapıklıktan (geri dönmezler). (Bakara suresi, 18. ayet.)
(Ey insanlar), yani Mekke halkı, hiçbir şey değil iken sizi meydana getiren (sizi yaratan ve sizden öncekileri de) yaratan (Rabb'inize kulluk ediniz) birleyiniz. (Ki) Onun azabından ona ibadet etmek suretiyle (Korunanlardan olasınız.) Buradaki  aslında umut
içindir, Allahu Teala’nın kelamında ise tahkik içindir. (Bakara suresi, 21. ayet.)

 
NOT EDELİM
Taberî Taberî tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, ayetlerin tefsiri ile ilgili Peygamberimizin Tefsiri hadislerini, sahabe ve tabiin sözlerini bize nakletmesidir. Maturidi Maturidi tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, ayetleri tefsir ederken Ehlisünnetin yorum Tefsiri larmı içermesidir.

Zemahşerî Zemahşerî tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, Kur’an’m i’cazı ve dil bilimleri açısın Tefsiri dan bütün yönleriyle ele alınmasıdır.
Râzî tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, ayetlerin yorumuyla ilgili bütün bilgileri içeren Tefsiri ansiklopedik bir eser olmasıdır.
Beyzâvî Beyzâvî tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, kendinden önceki tefsirleri özlü biz şekilde Tefsiri özetlemiş olmasıdır.
Kurtubî Kurtubî tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, ahkâm ayetlerini tefsir ederek onlardan çıkmıştır

Tefsiri kanlabilecek fıkhi hükümleri açıklamasıdır.
Celaleyn Celaleyn tefsirinin en önemli özelliklerinden biri, Kur’an’da geçen kelime ve ayetlerin an Tefsiri lamlarını kısa ve kolay bir şekilde açıklamasıdır.

6.2. Türkçe Tefsirler
Kur’an Arapça olarak indirilmiştir. Ancak onun mesajlarının bütün insanlara hitap etmesi, bu mesajların diğer dillerde de ifade edilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır. Bu çerçevede Türkçe olarak bazı surelerin tefsirleri yanında Kur’an’ı baştan sona tefsir eden eserler de yazılmıştır. Bunların en önemlileri arasında “Hülâsatü’lBeyan”, “Hak Dini Kur’an Dili” ile “Kur'anı Kerim’in Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri” adlı tefsirler sayılabilir.

Hülâsatu’lBeyân fî Tefsîri’lKur’an: “Kur'an tefsiri hakkındaki açıklamanın özü/özeti” anlamındaki Hülâsatü’lBeyân, Mehmet Vehbi Efendi’nin hayatının son dönemlerinde yazdığı Türkçe tefsirdir. Dirayet yöntemine uygun olarak yazılan bu tefsirde önce ayetler yazılmış, mealleri verilmiş ve sonra da tefsirine geçilmiştir. Kelimelerin çeşitli anlamlan ve ifadelerdeki edebî sanatlar gösterilmiş, Kur’an’ın eşsiz bir kitap olduğu vurgulanmıştır. Konuyla ilgili hadisler, fıkıh, kelam, tarih ve ahlaka dair açıklamalar çeşitli tefsirlerden nakledilmiştir. İnançla ilgili konularda özellikle ehli sünnetin görüşleri desteklenerek diğer görüşler tenkit edilmiştir. Ayet sonunda da yapılan tefsirin bir özeti verilmiştir.
HülâsatülBeyân’ın en önemli özelliklerinden biri de oldukça fazla sayıda hadis ihtiva etmesidir. Esbabı nüzul ve ayetlerin açıklanması için Buharî ve Müslim’den ve diğer kaynaklardan nakledilen hadisler tefsirde önemli bir yer tutmaktadır. Bu eserin diğer kaynaklan arasında ise Taberî, Râzî, Beyzâvî ve Ebussuud Efendi’nin tefsirleri sayılabilir. “Hulâsatu’lBeyân”, dilinin ağırlığı ve tefsir tekniği açısından eleştirilmesine rağmen, halk tarafından çok sevilmiş ve tutulmuştur.

“Hülâsatü’lBeyân”, 19111915 yıllan arasında on beş cilt hâlinde iki ayn zamanda basılmış, Latin alfabesiyle ilk yayınıise 1966-1969 yıllan arasında yapılmıştır.

Hak Dini Kur’an Dili: Kur’an’ın Türk okuyucusu tarafından anlaşılmasını sağlamak ve yabancılann iddialanna cevap vermek üzere TBMM’nin isteğiyle Diyanet İşleri Başkanlığı Türkçe bir tefsir yazdırma karan almıştır. Bu amaçla Muhammed Hamdi Yazır’m 12 yılda (19261938) yazdığı tefsir, 19351939 yıllan arasında Diyanetİşleri Başkanlığı tarafından dokuz cilt olarak basılmıştır.

Eserin girişinde tercüme, te’vil ve tefsir arasındaki farklar üzerinde duran M. Hamdi Yazır, tefsirde bağlı kalacağı esaslan ve kaynaklannı nakletmiştir. Ayet, sure gibi bazı kavramlar üzerinde durmuş, Kur’an’m faziletini ele almıştır. Tefsirin yazımında Taberî, Cessas, Zemahşerî, Râzî, Beyzâvî ve Ebussuud tefsirleri ile “Kütübi Sitte”den faydalanmıştır.

MEHMET VEHBİ EFENDİ KİMDİR?
Mehmet Vehbi Efendi, 1862 yılında Konya’nın Hadım ilçesinin Kongul köyünde doğdu. Kur’an, kıraat, Arapça ve fıkıh öğrendi. Müderrislik ve hâkimlik yaptı. II. Meşrutiyet’in ila nıyla Konya mebusu seçildi. Meclisi Mebusan’ınkapatılmasından sonra tefsirini yazdı.
Kurtuluş Savaşında Kuvayı Milliye’yi desteklemek için vaazlar verdi. Konya valisi oldu. I. TBMM’de Konya milletvekilliği ve meclis başkanlığı yaptı. Evkaf ve Şeriye vekili oldu. 27 Kasım 1949’da Konya’da vefat etti.
(Mehmet Vehbi Efendi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ans., C 28, s. 540'tan düzenlenmiştir.)
 
MUHAMMED HAMDİ YAZIR KİMDİR?
Muhaımned Hamdi, Antalya’nın Elmalı ilçesinde ilimle ilgilenen bir ailenin çocuğu olarak 1878 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı, hafızlık yaptı. Daha sonra İstanbul’da dinî ilimler, edebiyat, felsefe ve musiki öğrendi. mm&İLmm
Süleymaniye müderrisi oldu. Medreselerde mantık, usûlı fıkıh ve fıkıh; Mülkiye Mektebi’nde vakıf hukuku dersleri verdi. * *

Elmalılı Muhammed Hamdi, II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Meclisi Mebusan’da Antalya mebusu ve Evkaf Nazın oldu. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte kendini ilme adadı. Metâlib ve Mezâhib adlı eseri ile adı geçen tefsiri bu dönemin ürünlerindendir.
1942’de vefat eden Elmalılı, İstanbul Sahrayı Cedit mezarlığına defnedildi.
Muhammed Hamdi Yazır, tefsirini yazarken aşağıdaki esaslan dikkate almıştır. Bu esaslar, aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı ve M. Hamdi Yazır arasında imzalanan protokol maddelerini göstermektedir.

1. Ayetler arasında münasebetler gösterilecek.
2. Ayetlerin nüzul sebepleri kaydedilecek.
3. Kıraati aşereyi geçmemek üzere kıraatler hakkında bilgi verilecek.
4. Gerektiği yerlerde kelime ve terkiplerin dil izahı yapılacak.
5. İtikatta Ehlisünnet ve amelde Hanefi mezhebine bağlı kalınmak üzere ayetlerin içerdiği dinî, şer’i, hukuki, içtimai ve ahlaki hükümler açıklanacak. Ayetlerin ima ve işarette bulunduğu İlmî ve felsefi konularla ilgili bilgiler verilecek. Özellikle tevhit konusunu ihtiva eden ibret ve öğüt mahiyeti taşıyan ayetler genişçe izah edilecek. Konuyla doğrudan ya da dolaylı ilgisi bulunan İslam tarihi olaylan anlatılacak.
6. Batılı müelliflerin yanlış yaptıklan konularda okuyucunun dikkatini çeken gerekli açıklamalar yapılacak.
7. Eserin başında Kur’an hakikatini açıklayan ve Kur’an’la ilgili önemli konulan izah eden mukaddime (ön söz) yazılacak.
(M. Hamdi Yazır, Diyanet İslam Ans., C 11, s. 5760'tan düzenlenmiştir.)
 
BİLGİ KUTUSU
Kur’anı Kerim’in Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri: Ömer Nasuhi Bilmen’in yazdığı “Kur’anı Kerim’in Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri”, Kur’an’ın hem meal hem de tefsirini içermektedir. Surelerin tefsirine, o surenin nüzul yeri, nüzul zamanı, isimleri, içeriği ve ayet sayısı verilerek başlanmıştır. Ayetlerin önce Arapça asıllan, ardından Türkçe mealleri ve daha sonra da izah başlığıyla tefsirleri yapılmıştır.

Ayetlerin tefsirini kısaca veren Ömer Nasuhi Bilmen, ayetlerdeki kelime ve kavramları açıklamış, kişi ve varlıklar hakkın da kısaca bilgiler vermiştir. Yer yer güncel konulara değinmiş, izah sonlarında konuyla ilgili şiirler yazmış ve başka şairlerden şiirler aktarmıştır. Her cilt sonunda konular okuyucuya kolaylık sağlamak amacıyla sayfa numarasına göre “münderecât” (içindekiler) başlığıyla aktarılmıştır.
19641966 yıllan arasında sekiz cilt olarak İstanbul’da yayınlanan bu tefsirin kaynaklan arasında Beyzavî ve Ebussuud tefsirleri sayılabilir.
Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir: Çağdaş bir tefsir konusunda çeşitli toplumsal talepler üzerine Diyanet İşleri

Başkanlığı 1998 yılında bir tefsir hazırlanması için karar almıştır. Bu karar doğrultusunda oluşturulan komisyon tarafından yazılan tefsir, Din işleri Yüksek Kurulunun onayından
geçerek “Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir” ismiyle 2004 yılında basılmıştır.
Tefsirin girişinde Kur’an’ın indirilişi, ezberlenmesi, yazılması, tedvini, tilaveti, toplanması ve çoğaltılması konulan kısaca işlenmiştir. Surelerin tefsirinde, nüzul yeri ve sebebi, surenin adı, ayet sayısı, surenin konusu ve faziletleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra ayetler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde gruplandınlıp mealleri verilmiş ve tefsirleri yapılmıştır.

Bu tefsirin amacı komisyon tarafından, Kur’an’m okunup anlaşılması çerçevesinde inanca, düşünceye ve hayata pratik katkıda bulunmak olarak belirlenmiştir. Bu nedenle anlaşılır bir dil kullanılmış ve farklı kültür düzeylerine sahip olsa da insanlann dini öğrenmedeki genel ihtiyacı göz önüne alınmıştır. Geçmiş tefsirler gözden geçirilerek günümüzün ihtiyaçlanna göre tercihler yapılmış,teknik ayrıntılara yer verilmemiştir. Besmele, hamd, şükür gibi bazı kavramların üzerinde daha fazla durulmuş, Kur’an’ın öncelikle ilk muhatapları tarafından nasıl anlaşıldığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunun için de onların kültür, dil, dünya görüşü, sosyal yapısı dikkate alınmıştır. Bununla birlikte Kur’an mesajının evrenselliği gereği genel ilkeler de verilmiştir. Tefsirde ayetlerden, hadislerden, dinî ilimlerden, tarihten, bilimsel eserlerden faydalanılmış, dinlerle ve kıssalarla ilgili bölümlerde ise mukayese imkânı için Kitabı Mukaddes’ten İslam inancıyla çelişmeyen bilgiler aktarılmıştır.


ÖMER NASUHİ BİLMEN KİMDİR?
Ömer Nasuhi Bilmen 1882 yılında Erzurum’da doğdu. İlk eğitiminden sonra İstanbul’da hukuk öğrenimini tamamladı. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi.
Medreselerde, İstanbul İmamHatip Okulunda ve Yüksek İslam Enstitüsünde fıkıh usulü ve kelam dersleri okuttu. Dâruşşafaka Lisesinde yirmi yıla yakın ahlak derslerine girdi. İstanbul Müftülüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı. Emekli olduktan sonra tefsirini yazdı. 1971’de İstanbul’da vefat etti. Edimekapı mezarlığına defnedildi.

Edebiyat ve dinî ilimler alanında birçok eseri olmakla birlikte Bilmen, Müslümanların pratik dinî ihtiyaçlarına cevap arayan “Büyük İslam İlmihâli” ile şöhret kazanmıştır. Bu eserleri dışında Bilmen’in “Hukuki Islamiyye ve Istılahâtı Fıkhiyye Kamusu” ile “Büyük Tefsir Tarihi” gibi eserleri de bulunmaktadır.
(Ömer Nasuhi Bilmen, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C 6, s. 162,163'ten
düzenlenmiştir.)


Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 11.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 11.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 11. Sınıf Tefsir Dersi

5. Sınıf Kuran
Yorumlar