Balkanlarda Müslümanlar
İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Balkanlarda Müslümanlar

3. BALKANLARDA MÜSLÜMANLAR

Orhan Gazi’nin Edirne’yi zabtıyla gelişen İslam fetihleri 15. yüzyılda bütün Balkanları içine alacak kadar yayıldı. Özellikle Ortodoks mezhebinin sapkın ilan ettiği Bogomillere karşı Osmanlı Devleti’nin yardım etmesi onların Müslüman olmasıyla sonuçlanmıştır.
Topyekün Müslüman olan Bosnalılar, Bogomilzm mezhebine mensuptular. 1463 yılında Sırbistan’ın da fethedilmesiyle Bosna ve Hersek İslam’ın güçlü kalesi olmuştur. Viyana’yı kuşatacak kadar Avrupa içlerine sokulan Osmanlılar, Doğu Avrupa’nın tamamına yakınına hâkim olmuşlardır. Gittikleri yerlerde birçok medrese ve cami inşa eden Osmanlılar, İslam’ın etkisini sağlayacak eğitim sistemini kurmaya çalışmış bu arada Hristiyan halkın derin bir dinî hoşgörü içerisinde yaşamasını sağlamışlardır.

Osmanlı Devleti’nin zayıflaması bu bölgede Müslümanların aleyhine gelişecek birtakım olaylara sebep olmuştur. Çünkü Batılı büyük devletler emperyalist çıkarları için Doğu Avrupa’daki etnik grupları tahrik etmeye başlamışlardı. Bunun sonucunda Balkanlardaki Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Arnavutluk’un bağımsızlıklarını desteklediler. Arnavutluk hariç bu ülkelerde yaşayan Müslümanlar azınlık durumuna düştüler. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra problemler daha da büyüdü. Müslümanların azınlık oldukları ülkelerde zorlu bir dönem başlamıştı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Bulgaristan, Romanya ve Arnavutluk’ta iktidara gelen komünist rejimler Müslümanların kimliklerini yok etmeye çalıştı. Ferdi ibadetlerin yerine getirilmesi zorlaştırıldı.

Daha da ileri gidilerek birçok cami, medrese ve İslami eğitim kurumu kapatıldı. Zor durumda kalan Müslümanlar Arnavutluk, Yugoslavya ve Bulgaristan gibi ülkelerden Türkiye’ye göç etmeye başladılar.
Bulgaristan’daki Müslüman oranının yıldan yıla değişmesi, zorunlu göçleri özetleyen en iyi örnektir. Ruslarla yapılan 93 Harbi’nden (1877/1878) önce günümüzdeki Bulgaristan toprakları üzerinde yaşayan 3 milyonu aşkın nüfusun en az yarısı Müslüman’dı. Yirmi yıl sonra bu oran %27’ye indi. 1980’li yılların sonuna gelindiğinde ise bu oran % 20’nin altına düşmüştür.

Sovyetler Birliği’nin 1990 yılında dağılmasından sonra Balkanlardaki komünist rejim de çökmüştür. Yugoslavya’nın da yıkılmasıyla uzun yıllar sürecek olan etnik savaşlar başlamıştır.

Balkanlarda Müslümanların çoğunluk olarak yaşadığı ülkeler, Bosna Hersek, Arnavutluk ve Kosova’dır. Bulgaristan, Yunanistan, Karadağ, Romanya gibi bir çok ülkede ise Müslümanlar, azınlık hâlinde yaşamaktadır.

Bulgaristan’ın nüfusunun 2006 sayımına göre 7 milyon 385 bin olduğu tespit edilmiştir. Bu nüfusun yaklaşık % 12.2’sini Müslümanlar oluşturmaktadır. Bugün Bulgaristan’da Müslüman cemaatinin temsilcisi.

Bulgaristan Müslümanları Baş Müftülüğüdür. Bu baş müftülüğün altında on altı bölge müftülüğü bulunmaktadır. Başmüftülük, Bulgaristan Müslümanlarının dinî işlerini yönetmekle beraber Bulgar makamları ile yurt dışındaki kurum ve kişiler önünde Bulgaristan’da yaşayan Müslümanları temsil etmektedir. Başmüftülüğe bağlı olarak müftü, din dersi öğretmeni, vaiz ve imam yetiştiren bir yüksek İslam enstitüsü ile imam ve hatip yetiştiren üç imam hatip lisesi bulunmaktadır. Bulgaristan’da bin iki yüzün üzerinde cami ve iki yüz kadar da mescit bulunmaktadır.

Yunanistan’da yaşayan Müslüman azınlıklar, yoğun olarak ülkenin kuzeyindeki Batı Trakya’da yaşamaktadırlar. Burada yaşayan Müslüman Türk azınlığın sayısı yüz elli bin civarındadır. Batı Trakya’da yaşayan azınlıklar, Balkanlardaki diğer Müslüman azınlıklara göre farklı bir statüdedir. 1923 Lozan Barış Antlaşması gereğince Türkiye’deki Rumlarla, Yunanistan’da yaşayan Türklerin bir bölümü karşılıklı yer değiştirmiştir. Ancak Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları bunun dışında tutulmuştur. Bu anlaşma aynı zamanda Türkiye ile Yunanistan’ın karşılıklı olarak azınlıklara aynı hakları tanımasını öngörmektedir. Ancak Yunanistan zaman zaman burada yaşayan Türklere baskıcı bir politika izlemiştir. Bunun en bariz örneği Lozan Antlaşması gereğince faaliyet gösteren müftülüklere müdahalelerde bulunulmasıdır. Batı Trakya Türkleri Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka olmak üzere üç müftülükçe temsil edilmektedir. Bugün itibariyle bölgede 283 cami ve mescit bulunmaktadır. 2008 yılı itibariyle biri Gümülcine, diğeri İskeçe olmak üzere iki Türk milletvekili, Müslüman Türk azınlığı Yunan parlamentosunda temsil etmektedir. Balkanlarda Müslüman topluluğun yaşadığı diğer bir ülke de Makedonya’dır. Makedonya, eski Yugoslavya’nın dağılmasından sonra kurulmuştur.

Değişik etnik mensubiyetlere ait olan Mekedonyalı Müslümanlar, dinî gereksinimlerini Makedonya İslam Birliği organizasyonu sayesinde sağlamaktadırlar. Makedonya İslam Birliğinin yönetim organları müftülükler, riyaseti reisü’lulema ve İslam Birliği Meclisinden oluşmaktadır. Ülke genelinde on üç müftülük bulunmaktadır. İslam Birliği organizasyonu bünyesinde, Üsküp İsa Bey İmamHatip Lisesi ile Üsküp İslami İlimler Fakültesi gibi eğitimöğretim müesseseleri bulunmaktadır. İslami Bilimler Fakültesi içerisinde İsa Bey Kütüphanesi de faaliyet göstermektedir. Osmanlı idaresi döneminde bu kütüphane Balkanların en büyük kütüphanesi idi.

Balkanlarda Müslüman oranının fazla olduğu ülkelerden biri de Bosna Hersek’tir. 1991 yılında Yugoslavya’nın dağılmasından sonra BosnaHersek, Bilge Lider Aliya İzzet Begoviç önderliğinde bağımsızlığını ilan etmiştir. Ancak Sırplar bu devletin bağımsızlığını tanımamışlar ve Bosna’yı kontrol etmek için saldırıya geçmişlerdir. Nitekim 1992 yılında Sırbistan ordusu Bosna Hersek’e girerek savunmasız Müslüman Boşnakları, kadınçocuk demeden hunharca öldürmüştür. Avrupa’nın göbeğindeki bu insanlık dışı soykırıma, dünya uzun süre seyirci kalmış ve bunu sadece kınamakla yetinmiştir. Bu savaşta yaklaşık 250 binden fazla Boşnak şehit edilmiştir. Srebrenitsa katliamı tarihin kara bir lekesi olarak hafızalarda hâlâ canlılığını korumaktadır.

Savaş 1995 yılında yapılan Dayton Antlaşması’yla sona ermiştir. Bosna’da yaşanan olaylar, Lahey Adalet Divanı tarafından soykırım olarak kabul edilmiştir.

Balkanlarda çoğunluğu Müslüman olan ülkelerden bir diğeri ise Arnavutluk’tur. Ülkenin %70’i Müslüman’dır. Arnavutluk bağımsızlığını 1912 yılında elde etmesine rağmen uzun bir müddet komünist rejimi idaresinde kalmıştır. 1941 yılında Arnavutluk Komünist Partisi’nin başına geçmiş olan Enver Hoca, 41 yıl yönetimde kalarak ülkedeki bir çok ibadethaneyi yıktırmıştır. Soğuk Savaş Dönemi’nin bitmesinden sonra Arnavutluk’taki dinî serbestlik kendini göstermeye başlamıştır. Arnavutluk’taki Müslümanların dinî ihtiyaçları Arnavutluk Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülmektedir.

Balkanlarda Müslüman nüfusun fazla olduğu bir başka ülke de Kosova’dır. Sırplarla yapılan uzun mücadelelerden sonra ülke 17 Şubat 2008 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir. Türkiye de Kosova’yı tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştur. Türkiye son yıllarda büyük acılar yaşayan Balkanlarda kalıcı barışın hâkim olması için Kosova’nın bağımsızlık sürecine önemli katkılarda bulunmuştur.

Balkanlarda yaşayan Müslüman toplulukların birçok problem yaşadığı bilinmektedir. I. dünya savaşından sonra Balkanlarda, etnik köken ve millet esasına dayalı devletler oluştu. II. Dünya savaşı sonrası ise bu devletlerin birçoğu, komünizm idaresiyle yönetilmeye başlandı. Balkanlarda yaşayan halklar, etnik yapı itibariyle birçok topluluklardan oluşmaktadır. Bunlar, Arnavutlar, Boşnaklar, Yunanlılar, Bulgarlar, Sırplar ve Hırvatlar olarak sayılabilir.

Balkan toplulukları içinde Osmanlı bakiyesi sayılan, Müslüman Türk ve yerli Müslümanlarında sayıları oldukça fazladır. Ancak Osmanlının son döneminde ve I. dünya savaşı ile Balkanlarda başlayan bağımsızlık hareketleri, burada yaşayan Müslüman unsurları çok büyük sıkıntılara maruz bıraktı. Göç, mübadele ve asimile hayatlarının bir parçası oldu. Bulgaristan, Arnavutluk, Eski Yugoslavya ve Romanya’daki komünist idareler Müslümanlara inanç ve kültür değerlerini serbestçe yaşama hakkı tanımadılar. Birçok Müslüman zindanlara atıldı, sürgüne gönderildi veya öldürüldü.

1990’lı yıllardan itibaren balkanlarda bağımsızlık hareketleri başladı.Eski Yugoslavya’nın dağılmasıyla birliktebu bölgede yeni bir takım sıkıntıların yaşandığı bilinmektedir. Günümüzde Balkanların birçok yerinde Müslümanlar, azınlık konumunda olmalarının dezavantajını yaşamaktadırlar. Batı Trakya, Bulgaristan ve Romanya’da ciddi anlamda uluslararası hukuk ve antlaşmalardan doğan haklarını serbestçe kullanamamaktadırlar.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar