Avrupa Ülkelerinde Müslümanlar
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

Avrupa Ülkelerinde Müslümanlar

4. AVRUPA ÜLKELERİNDE MÜSLÜMANLAR

Avrupa’ya İslamiyet iki aşamada girmiştir. İlk olarak, İslamiyet’in doğuşundan kısa bir süre sonra Emeviler Dönemi’nde Tarık bin Ziyat kumandasında Müslümanlar Endülüs’ü fethettiler. Kilisenin ve devletin hoşgörüsüz anlayışıyla karşı karşıya kalan Endülüs halkı Müslümanları hoş karşıladı. Endülüs, Müslümanların hâkimiyetinde hızlı bir şekilde iktisadi, sosyal ve kültürel sahalarda ilerlemeye başladı. İslam’ın getirdiği derin hoşgörü sayesinde yerli halktan da çok sayıda kişi Müslüman oldu. Endülüs’te zirveye ulaşan İslam hâkimiyeti 16. yüzyılın sonlarında zayıflamaya başladı. Müslümanlar kuzeyden gelen Hristiyan ordularının baskıları karşısında güneye doğru çekilmek zorunda kaldı.
Bölgedeki son İslam merkezi olan Gırnata’nın düşmesiyle Müslümanların Endülüs’teki hâkimiyeti son buldu. İspanya kralının ülkesinde Müslümanların yaşayamayacağına dair ferman çıkarmasıyla İspanya’daki Müslüman varlığı tamamen sona erdi.

Avrupa’da Müslüman sayısının artmasının ikinci nedeni, Osmanlı Devleti’nin buradaki varlığıdır. Osmanlıların Rumeli’ye geçişiyle yayılmaya başlayan İslamiyet, Endülüs’teki varlığının yok olmaya yüz tuttuğu bir sırada bir başka yönden Avrupa’yı yeniden etkisi altına almıştır.

Avrupa’nın diğer bölgelerinde yaşayan Müslümanların varlığı Balkanlaragöre farklılık arz etmektedir. Çünkü buradaki Müslüman varlığı değişik zamanlarda yapılan göçlerle meydana gelmiştir. Özellikle başta İngiltere ve Fransa olmak üzere sömürgeci ülkelere 19. yüzyılın sonlarından itibaren sömürgeleştirdikleri ülkelerden büyük oranda Müslümanlar göçmeye başlamıştır. Hindistan, Yemen, Aden ve Somali gibi ülkelerden gelen Müslümanlar İngiltere’ye; Cezayir, Fas, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinden gelenler ise Fransa’ya yerleşmiştir.

İkinci büyük göç dalgası ise İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkmıştır. Batı’da sanayinin süratle gelişmesine bağlı olarak önemli miktarda iş gücü ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle Batı ülkelerine yoğun bir Müslüman göçü yaşanmıştır. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere İngiltere, Hollanda, Belçika, Danimarka, Norveç, İsveç ve Avusturya gibi Batı Avrupa ülkelerine Türkiye’nin de içinde bulunduğu değişik İslam ülkelerinden Müslüman işçiler gitmiştir.

Günümüzde Avrupa’da 10 milyon Müslüman azınlığın yaşadığı tahmin edilmektedir. Avrupa ülkeleri arasında en fazla Müslüman nüfusun bulunduğu ülkeler ise Almanya, Fransa ve İngiltere’dir. Almanya’daki toplam Müslüman nüfus 3 milyonu aşmıştır. Bu nüfusun 2.5 milyonu Türk’tür. Fransa’da ise 4 milyonun üzerinde Müslüman bulunmaktadır. Buradaki Müslümanların çoğunluğu Kuzey Afrika kökenlidir. Türk nüfusu ise 400 bin civarındadır. İngiltere’deki Müslüman sayısı yaklaşık 2 milyondur. Bu rakam içinde en fazla nüfusa sahip olan etnik unsurlar, Orta Doğu kökenli Araplar (150 bin), Afrikalılar (130 bin) ve Hindistanlılar’dır (90 bin).

70 bin civarında Kıbrıs’tan göçmüş Türk, 20 bin civarında da Türkiye’den giden Türk’ün bulunduğu tahmin edilmektedir.
Fransa ve İngiltere’de Müslümanlara ait bini aşkın kurum, kuruluş, cami ve mescit bulunmaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde de Müslümanlara hizmet veren yüzlerce teşkilat, cami ve mescit vardır. Dinî teşkilat sayısı artmakla birlikte Müslüman azınlıkların % 10’u ancak bunlarla doğrudan ilişki içerisindedir. Bu ülkelerde Kur’an öğrenme ve öğretme geleneği devam ettirilmektedir. Okulda din eğitimi olmayan ülkelerde caminin önemi bir kat daha artmaktadır. Camilerde verilen din eğitimiyle genç nesil İslam’ı öğrenmektedir.

Günümüzde toplam nüfus milyonlarla ifade edilen birçok Müslüman, Avrupa ülkelerinde hayatlarını sürdürmektedir. Bu insanlar kendi ülkelerinde yaşanan işsizlik, savaşlar, insan kaçakçılığı ve diğer nedenlerle Avrupa ülkelerine göç etmiştir.

Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının 1960’lı yıllardan itibaren işçi olarak gitmeleri gibi.

Avrupa’ya gelen bu insanlar inanç değerleri ve kültürlerini de buraya taşımışlardır. Bu arada zaman içinde sayıları arttıkça talepler de artmaya başladı. İlk Müslümanlardan sonra ikinci ve üçüncü nesil Müslüman topluluklar oluşmaya başladı. Daha önce sadece fert planında kalan talepler, toplumsal istekler olarak kendini gösterdi. Din eğitimi, inancına göre hayat tarzı, mülk edinme, iş kurma, serbest dolaşım, yerli halk ile eşit haklara sahip olma gibi birçok talep ortaya çıktı. Bunların birçoğu Avrupa devletleri tarafından çözülür problemler olarak görülmesine rağmen, Müslümanların Avrupada artan nüfusu ile toplumsal etkinliklerinin artması, yerli halkın bir kısmı ve bazı idareciler tarafından endişeye neden oldu.

Diğer yandan, ikinci ve üçüncü nesilde ciddi anlamda kendi inanç ve kültür değerlerine karşı bir yabancılaşmanın olduğuda görülmektedir. Dilini, inancını, örf ve adetlerini unutan yeni bir neslin batı anlayışıyla bütünleşmiş olduğu veya en azından böyle bir eğilim gözlenmektedir. Bu durum Avrupa’da yaşayan Müslümanların başka bir sorunu olarak ortada yer almaktadır.

Netice itibari ile Avrupa’da yaşayan Müslümanların sorunlarını ana başlıklar olarak, dinî, siyasi, içtimaî, iktisadi, kültürel, bütünleşme, temel insan hakları, ötekileştirme, kültürel yozlaşma, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, işsizlik, eğitim gibi konular olarak sıralamak mümkündür.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar