Askeri ve Siyasi İlişkiler
İmam Hatip 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD

Askeri ve Siyasi İlişkiler

6. ASKERİ VE SİYASİ İLİŞKİLER

Abbasiler, varlığını beş asır devam ettirmiş bir devlettir. Bu uzun süre içinde çevresinde ve içeride, birçok siyasi olaylarla karşılaşmıştır. Öncelikle Kuzeybatı sınır devleti olan Bizans ile ilişkileri önemlidir. Bizanslılarla ilişkiler, Halife Mehdi zamanında başlamıştır. Oğlu Harun Reşit komutasındaki İslam ordusu 782’de Kostantiniye’ye giremedi fakat Üsküdar sahillerine kadar ulaşmıştır.

Yılda 70.000 ve 90.000 dinar iki taksitte ödeme şartıyla kraliçe İrene ile barış anlaşması imzaladı. 838 yıllarında Mu’tasım, bir sefer tertip etti. Fakat ordu, Amorium şehrine kadar gitti ve memleketteki isyan sebebiyle geri geldi.

Mut’asım’dan sonra, Bizans üzerine hiçbir ciddi sefer yapılmamıştır. Ancak hudud boylarındaki askerler zaman zaman akınlar düzenlemekle yetinmişlerdir. Bu seferlerin hedefi, askeri kuvvetleri talimli tutmak, yetiştirmek ve ganimet toplamaktır.
Abbasiler zamanında, meydana gelen siyasi olaylardan bir diğeri de, Abdullah b. Ali’nin isyanı ve ortadan kaldırılmasıdır. Abdullah b. Ali, Halife Seffâh ile Mansur’un amcası, Abbasilerin kuruluşunda önemli rol oynayan bir devlet adamıdır.

Abdullah b. Ali, Abbasi Devleti’nin kurulması üzerine Suriye valiliğine tayin edildi. Aşırı ihtirasının sonucu olarak, devletin emniyetini tehdit eder hale geldi. Abdullah, Ebu’lAbbas esSeffâh’ın ölümü üzerine halifelik iddiasında bulundu. Kendisini biat etmeye zorlayan, Halife Ebu Cafer elMansur’a isyan etti. Halife Ca’fer, bunun üzerine ünlü komutan Ebu Müslim’i onun üzerine gönderdi.

Ebu Müslim’e karşı savaşmayacaklarını tahmin ettiği 17.000 Horasanlı askerini öldürttü. Nusaybin yakınlarında, Ebu Müslim ile giriştiği savaşta mağlup oldu ve savaş meydanını terk ederek Basra valisi olan kardeşi Süleyman’a sığındı. Süleyman ve diğer kardeşi İsa, Halife Cafer’den kardeşlerinin affını istediler. Halife de onu affetti. Ancak daha sonra yakalatarak, Hire’de temeline tuz doldurulmuş bir eve hapsettirdi.
Yaklaşık yedi yıl hapishanede kalan Abdullah, akıtılan suların tuzları eritmesiyle çöken binanın enkazı altında can verdi.

Abbasi devletinin kurucusu Seffâh, Emevi hanedanından sağ kalanları ve taraftarlarını takip etti. Abbasiler, Emevilerden intikam almada aşırı giderek onların kökünü kurutmaya çalıştılar. Abbasilerin, Emevilere karşı beslediği intikam ruhu Seffah’ın ölümüyle son bulmadı.

Halife Me’mun da, seleflerinin yolunu takip etti. Hatta daha da ileri giderek, Muaviye b. Ebu Süfya’nın cuma hutbelerinde lanetlenmesini emretti.
Abbasiler, Emevi hanedanı ve taraftarlarını cezalandırma şiddetini artırarak, halife mezarlarını kazdırarak cesetlere işkence yapmaya kadar vardırdılar. Ümeyyeoğullarını ve taraftarlarını öldürüp, mallarına el koydular.

Abbasiler devrinde, Hz. Ali oğullarından ilk isyan edenler, Muhammed b. Abdullah ve kardeşi İbrahim’dir. O dönemde, Hz. Hüseyin evladının en meşhuru da İmamiye Şîası’nın lideri Ca’fer Sadık b. Muhammed Bâkır’dı. Fakat o bu konuda sessiz kalmayı tercih etti.
Bir diğer Hz. Ali evladından olan kişi de Muhammed Nefsü’zZekiyye’dir. Hilafete heveslenen ilk kişi oldu. Bu düşüncesini de Hz. Ali’nin torunlarından biri olmasına bağlıyordu. Hâlbuki Abbasiler, onları memnun etmek için bol hediye vermek ve yumuşak söz söylemek gibi birçok yollara başvuruyorlardı.

762 yılında Muhammed, gizlice davetini yayıp uzun zaman gizlendikten sonra, artık ortaya çıkmaktan başka çare kalmadığına karar verdi. Mekke ve Medine halkı, imametini kabul etti ve kendisi de “Emîru’lMü’minîn” lakabını aldı. Halife Mansur, Muhammed’in üzerine İsa b Musa komutasında bir ordu gönderdi.

Medine’de yapılan savaşta öldürüldü ve başı kesilip İsa b. Musa’ya gönderildi. Diğer taraftan Basra’da isyan eden kardeşi İbrahim de üzerine gönderilen İsa b. Musa’nın ordusu tarafından Bâhamra denilen yerde yapılan savaşta yenildi (25 Zilkade 145/762).
Halife Hâdi zamanında, Medine’de halkı etrafında toplayan Hüseyin b. Ali, Mekke ve Medine’de 169/786’isyan etti. Hüseyin, Medine’de isyan ettikten sonra on gün orada kaldı ve sonra Mekke’ye hareket etti. Mekke’ye altı mil uzaklıktaki Fah vadisinde Abbasi ordusu karşısında kahramanca savaştıktan sonra öldürüldü. Kendisi ile beraber ailesinden bazıları da kılıçtan geçirildi.

Bundan sonra da Hz. Ali evladından olanların isyanları devam etti. Yahya b. Abdullah ve kardeşi İdris b. Abdullah,Muhammed b. Cafer ve Kasım b. İbrahim, Caferi Sâdık’ın oğlu Muhammed Dîbac, isyanları devam ettirdiler.

NOT EDELİM
Tarihçiler: "Kerbela'dan sonra, Fah'dan daha şiddetli ve daha acı bir facia yoktur." demişlerdir.
 
NOT EDELİM
Emevilerle Haşimoğulları arasındaki düşmanlık, İslam'dan önce ve sonra şiddetini korudu.

Abbasilerin ilk yıllarında Ezârika, Sufriyye ve Necedât gibi bazı Harici kolları Irak ve çevresi ile Kuzey Afrika’da birtakım isyan hareketlerine girişmişlerdi. Ancak bunlar devlet kuvvetleri tara fından hemen bastırıldılar.

Zenci isyanlarından sonra, İsmailî ve Şii fikirlerin toplumda etkileri devam etti. Hamdan Karmat adındaki bir dai (ajan), ilk defa Küfe’de Sevad köylüleri arasında etkili olmaya başlamıştı. İsmailî çeteler de 801/806 yılları arasında Suriye, Filistin ve elCezire’de faaliyette idiler. Bahreyn bölgesindeki Karmatîler ise Ahsa’da 20.000 kadar silahlı çete kurarak kuzeye doğru ilerlediler ve Kûfe’yi yağmaladılar. 929’da Mekke’yi işgal ederek Hacerülesved’i Ahsâ’ya götürdüler.

BİLGİ KUTUSU
Bundan anlaşılıyor ki Ali oğulları, kendilerinin hilafete, amca çocukları Abbasilerden daha layık olduklarına dair kanaatlerinden vazgeçmemiş, fırsat buldukça ve imkânlar el verdikçe iktidara karşı isyan etmekten geri durmamışlardır. Abbasiler ise söylediklerine göre, Ali oğullarına kötülük yapmak kastıyla hareket etmemişler, ancak Ali oğullarını, kurulu düzene karşı geldikleri için cezalandırmışlardır. Nitekim Abbasiler, onlara çeşitli şekillerde iltifat ve teşvikte bulunmuşlarsa da, hilafet davasından vazgeçirememişlerdir.
Hacerü’lEsved, ancak 20 yıl sonra Fatımi aracıların vesilesiyle tekrar yerine konuldu. Karmatilerin etkisi ve faaliyetleri, XI. yüzyılda da devam etti. İnanç sistemleri, genellikle Şiiliğin, Batıniliğin ve eski İran inançlarından esinlenmekteydi.

Kısacası ülkelerin çeşitli yerlerinde düşünce ve inanç ayrılıklarına ve siyasi hâkimiyete dayanan çatışmaların ve isyanların çıkması Abbasi Devleti’ni siyasi bakımdan zayıflatmıştır. Nitekim Şiilik, Mukannaiye, Hürremiye Babekiyye, Karmatilik, İsmaililik Sabbahilik Haşhaşilik gibi cereyanlar ve onların merkezi otoriteye karşı isyan hareketleri büyük kitlelere mal olmuş ve halifeleri uzun yıllar uğraştırmışlardır.


Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf İslam Tarihi Dersi

İmam Hatip 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitim Seti 4 DVD
Yorumlar