Ahiret İnancı
İmam Hatip 6. Sınıf Temel Dini Bilgiler Eğitim Seti 5 DVD

Ahiret İnancı

3. Ahiret İnancı


İlk insandan itibaren insanoğlu sonsuzluk düşüncesine sahip olmuştur. Ölümsüzlük düşüncesi insanların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir. Ölümsüzlüğü en iyi ifade eden kavram, bu dünyadan sonra sonsuz bir yaşantı anlamına gelen ahiret kavramıdır. Dinlerin büyük çoğunluğunda, insanların dünyada işlediği ameller sebebiyle hesaba çekileceği ve amellerinin karşılığını göreceği inancı vardır.
Yapılan araştırmalar sonucunda hemen hemen bütün kültür ve dinlerde ahiret inancının bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte ahiret inancının mahiyeti, bütün kültür ve dinlerde aynı değildir. Her şeyden önce ahiret, insanın duyu organlarıyla algılayabileceği bir muhtevaya sahip değildir. Bu konu hakkında pek çok görüş ileri sürülmüştür.

Aristo, Platon, İbni Sina, Farabi ve Descartes (Dekart) gibi filozoflara göre ölüm sonrasında insanın ruhu ebedîliğe ulaşacaktır. İnsanın bedeni yok olacak; fakat sonsuz olan ruh yaşamaya devam edecektir. Dolayısıyla sonsuz hayat, insan ruhu için geçerlidir.
İbrahimî dinlerde ahiret inancının temelinde, başka bir dünyada bedenen yeniden dirilme anlayışı bulunur. Yahudiliğin kutsal kitabında ahiretle ilgili az da olsa bilgi vardır. Fakat ahirete iman konusunda açık ve net bir bilgi bulunmamaktadır. Sonraki dönemde İslamiyet ve Hristiyanlıktan etkilenen Yahudi bilgin Musa bin Meymun (Meymonides), on üç maddelik iman esaslarını oluşturmuştur. Bu maddelerin sonuncusu, “Tanrı’nın bildiği bir zamanda, ölümden sonra dirilme gerçekleşecektir.” şeklindedir. Ahiretle ilgili iman esasını Ortodoks Yahudiler kabul ederken kutsal kitaptan başka bir kaynak kabul etmeyen Sadukiler ise ahiret inancını reddetmektedir. Yahudi din bilginleri olan rabbilere göre ahirete inanmayanlar kâfirdir.

BİLGİ KUTUSU
Ahiret, sözlükte “son, sonra olan ve son gün” anlamlarına gelir.
Terim olarak ise İsrafil’in Allah’ın emriyle, kıyametin kopması için sûra ilk defa üflemesiyle başlayacak olan sonsuz hayata denir.
 
İslam, ahirete iman konusuna Yahudilik ve Hristiyanlıktan daha fazla yer verir. Ahiret kelimesi Kur’an’da pek çok yerde geçmektedir. Ahiret gününe inanmak, İslam’ın iman esasları arasında yer alır. Ahirete iman önemli kabul edildiği için pek çok ayette Allah’a imanla birlikte zikredilir. Bu ayetlerin birinde şöyle buyrulur: “...Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp iyi işler yapanlar için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.” Peygamberimizin de konuyla ilgili pek çok hadisi bulunmaktadır.

Ahiret alemi; mahşer, cennet ve cehennemden oluşmaktadır. Mahşer, kıyamet koptuktan sonra bütün insanların toplandığı yerdir. Cennet mükâfatların cehennem ise cezaların verileceği mekânlardır.
İslam, Yahudilik ve Hristiyanlıktan farklı olarak dünya ve ahiret arasında bir denge kurmuştur.

Nitekim Kur’an’da konuyla ilgili şöyle buyrulur.
“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma.” Yahudilikte dünyaya vurgu yapılırken Hristiyanlıkta ise dünyanın, insanlar için bir sürgün yeri olduğu vurgulanır.

Hint dinlerinde sonsuz hayat, bu evrenin dışında bir yerde gerçekleşmeyecektir. Bu dinlere göre tabiat sonsuza kadar yaşayacaktır. Onlarda ölüm sonrasında, tenasüh (ruh göçü) anlayışı vardır.
Budizm, Hinduizmin karma yasasını ve tenasüh anlayışını kabul eder. Bu yasaya göre insanın şu andaki hayatı önceki yaşantılarındaki fiillerinin bir sonucu olduğu gibi gelecekteki hayatları da bugünkü eylemlere göre şekillenecektir. Dolayısıyla Budizme göre insanın kaderi, insanın kendi fiilleri ile belirlenir. İnsanın varlığının çeşitli bedenlerde devam etmesi (tenasüh) nirvanaya ulaşana kadar sürer. Bu yüzden amaç, ahireti kazanmaktan ziyade nihai kurtuluş olarak kabul edilen nirvanaya ulaşmaktır.
Hinduizme göre ise insan ruhunun çeşitli bedenlerde varolmaya devam etmesi, Brahma’ya ulaşmak suretiyle sona erecektir. Dolayısıyla Hinduizme göre yüce hakikati, (Brahma) idrak etmek suretiyle ruh, en üst mertebeye, mutlak huzura erişmektedir.

BİLGİ KUTUSU
Hristiyanlara göre ahiretin varlığı iman esaslanndandır. Hristiyanlara göre beklenen Mesih Hz. İsa'nın ikinci defa dünyaya dönüşüyle kıyamet kopacak ve ölüler dirilecektir. Kıyametin ne zaman kopacağını yalnızca baba (tanrı) bilir. Baba, yeniden dirilmenin (haşir) ardından hükmetme yetkisini oğul İsa’ya verecektir. (Matta 28/18) Hz. İsa, insanlar arasında adaleti sağladıktan sonra görevi sona erecek ve yetkiyi babaya devredecektir. İyiler orada cennete, kötüler cehenneme gidecektir. Mükâfat ve ceza ebedî olacaktır .

Zerdüştlük, ahiret inancından çokça bahseden bir dindir. Zerdüşt, vaazlarında sık sık yaklaşmakta olan hesap gününden bahseder. Zerdüştlük inancına göre mahşerde genel sorguya çekilmeden önce ferdî ruhlar hesaba çekilir. Eğer sevapları fazlaysa cinvat köprüsünü geçerek “övgüevi” denilen cennete, günahları ağır gelirse bu köprüden düşerek onun altında bulunan, “yalanevi” denilen cehenneme gider. Sevap ve günahları eşit olanlar ise bu ikisinin arasında (arasatta)kalarak kıyamet ve hesap gününe kadar orada bekleyecektir.

Konfüçyüsçülükte ahiret inancı yoktur. Bir hüküm günü, kıyamet ve yeniden dirilme gibi kavramlara Çin dinlerinde pek rastlanmaz. Fakat Budizmin Çin’e girmesiyle beraber tenasüh inancı gibi bazı inançlar Taoizme geçmiştir.

Caynizme göre yaşadığımız dünya ezelî ve ebedîdir. Dolayısıyla pek çok dinde bulunan kıyamet anlayışı bu dinde yoktur. Fakat bu evrenin cennet ve cehennemleri bulunmaktadır. Cennetler, tanrıların bulunduğu yerdir. Cehennemler ise yerkürenin çok altında bulunmaktadır. Tekrar bu dünyaya gelme zahmetinden kurtulanlar ise gökler âleminin üzerindeki başka bir âlemde bulunacaklardır.

Sihler, kişinin fiillerinin gelecek hayattaki durumunu etkileyeceğine (karma) ve ruh göçüne (tenasüh) inanırlar. Onların cennet ve cehennem anlayışı birçok dinin cennet ve cehennem anlayışından farklıdır. Onlara göre cennet, Tanrı’nın mutlak hakikati ve sevgisinde fena (yok) olmaktır. Cehennem ise bu değerden mahrum kalmaktır.
Şintoizmde ruhun ölümden sonra yaşamaya devam ettiğine inanılır. Onlara göre öldükten sonra kişinin ruhu tanrıya dönüşür. Bu dinde ahiret inancına rastlanmaz.
 
TARTIŞALIM
Hint dinlerindeki nirvananın karşılığı diğer dinlerde ne ile ifade edilebilir? Tartışınız.


3.1. Hesap Verme
İslamiyete göre Allah, insanların yaptıkları her şeyden haberdardır ve kıyamet koptuktan sonra onları hesaba çekecektir. Hesap sonunda iyiler mükâfatlandırılacak, kötüler ise cezalandırılacaktır. Konuyla ilgili bir ayette şöyle buyrulur: “Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.” Diğer bir ayette bu konu şöyle ifade edilmiştir: “Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahi olsa onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.”

Tevrat’da net bir bilgi bulunmadığı için bazı Yahudi mezhepleri ahirete inanmamaktadır. Hristiyanlıkta ise hesap verme biraz farklıdır. Hristiyanlarda imanın üçüncü esası, Hz. İsa’nın insanları hesaba çekmesiyle ilgilidir. Onların inancına göre oğul İsa’yı sağına oturtan baba, kıyamet gününde insanları hesaba çekmek üzere yetkisini ona verecektir.
Hesaba çekilme anlayışı Hinduizm ve Budizmde de bulunmaktadır. Hindu kutsal kitaplarının birinde, insanların amellerinin terazide tartılacağı, iyi amel sahiplerinin ödüllendirileceği, kötü amel sahiplerinin ise cezalandırılacağı belirtilmektedir. Fakat bu ceza ve mükâfat geçicidir. Budistlerde de olgunluğa ulaşamamış, dünyevi arzu ve ihtiraslarının esiri olmuş kişileri öldükten sonra amellerine göre Hindu ölüm tanrısı Yama yargılayacaktır.

Zerdüştlüğe göre ise kıyamet koptuktan sonra haşir başlayacak ve insanlar dünyadaki bedenleriyle dirileceklerdir. Tanrı Ahura Mazdah yanına Mehdi Saoşyant’ı alarak ilahî mahkemeyi kuracaktır. Adaletli bir şekilde iyilerle kötüler birbirinden ayrılacak ve iyiler cennete, kötüler cehenneme girecektir. Fakat cehennemde ceza arınmak için olup bir süre sonra onlar da cennete girecekler ve buradaki hayat sonsuz olacaktır.

3.2.Ceza ve Mükâfat
İslam’a göre insanlar dünyada işledikleri ameller doğrultusunda ahiret âleminde hesaba çekilecektir. Kıyamet koptuktan sonra mahşer hayatı başlayacak ve Allah adaletli bir hesaptan sonra insanları iman ve amelleri doğrultusunda cennet veya cehenneme koyacaktır.

Konuyla ilgili olarak Mü’minûn suresinin 102. ve 103. ayetlerinde şöyle buyrulur: “Artık kimlerin (sevap) tartıları ağır basarsa işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Kimlerin de tartıları hafif gelirse artık bunlar da kenilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.”

Yahudiliğin kutsal kitabı Tevrat’ta ahirete imanla ilgili kesin bir emir bulunmamakla birlikte Yahudi din adamlarına göre ahirete inanmayan kâfir olur ve ebedî cehennemde kalır. Bu dünyada iyi ameller işleyerek ölen ise cennete gider. Dinî inanç esaslarını inkâr etmediği hâlde günahkâr olarak ölen ise cehenneme girer ve burada en fazla on iki ay kalır. Bu anlayışa Kur’anı Kerim’de şöyle değinilmiştir. “.Bize ateş, sadece belirli günlerde dokunacaktır.”

Hristiyanların ahiret anlayışına göre kişi, dünyadaki amellerinin karşılığını ölür ölmez görmeye başlar. İyi insan mezarda rahat ederken kötü olan ise azap çeker. Kıyamet sonrasında ise iyiler sonsuza kadar cennette kalmayı hak ederler. Asıl büyük ödülü elde edenler ise cennette Allah’ı görürler. Kötü insanlar ise şeytan ve yandaşları için hazırlanan cehennemde sonsuza kadar kalacaklardır.
Hinduizm ve Budizmde ceza ve mükâfat anlayışı diğer dinlerden farklıdır. Onlara göre evren sonsuz olup insanlar amelleri doğrultusunda mükâfat veya ceza görürler. Kötü fiil işleyenler öldüklerinde kötü varlıkların bedenlerinde varlıklarını sürdürürken (reenkarnasyon) iyi fiil işleyenler güzel bedenlerde varlıklarını sürdürürler ve bu durum nirvanaya ulaşıncaya kadar sürer.

BİLGİ KUTUSU
İslam ve Hristiyanlığın ahiret anlayışları şu noktalarda ortaktır:
• Kıyametin kopması.
• Ölülerin bir sûr sesiyle kalkması.
• Cismani haşir.
• Hesap.
• Kabir hayatı.
• CennetCehennem kavramları.

Zerdüştlüğün mükâfat ve ceza anlayışı ilahî dinlere yakındır. Onlara göre haşir olayından sonra insanlar hesaba çekilecek ve iyi olanlar cennete, kötü olanlar ise cehenneme gideceklerdir. Cennettekiler pek çok nimetin içinde mutlu olurken cehennemdekiler azap çekecekler.

3.3. Ahiret İnancının Yaptırım Gücü
Dinlerin çoğunda ahiret âlemi sonsuzluğu ifade eder. İnsanların bu sonsuz hayatta mutlu veya mutsuz olması, dünya hayatındaki eylemlerle ilişkilendirilir.
Dinî anlayışlara göre ölmeden önce inandıkları değerler doğrultusunda güzel işler yapanlar, eşsiz mükâfatlarla ödüllendirilir. İnançsız veya kötü fiiller işleyen kimseler ise bitmeyen azap ve ıstıraba uğrarlar. Bütün dinler insanların bu dünyada güzel ahlaki değerlere sahip olarak yaşamalarını ister. Dinler, özellikle İslam dini, güzel eylemlerde bulunmakla Allah’a ve ahirete iman arasında kopmaz bir ilişki kurar. Bir ayette konuyla ilgili olarak Rabb’imiz, “Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar; hayırlı işlerde koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.” buyurarak Allah’a ve ahirete inananların güzel fiillerde bulunurken kötü davranışlardan uzak durduklarını ifade etmektedir. Bir başka ayette ise bu konuya şöyle değinilmiştir: “Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa işte bunların çalışmaları makbuldür.”

Ahirete inananlar, geçici dünya hayatındaki davranışlarının ahiretteki konumlarını belirleyeceği fikrini benimserler. Dolayısıyla bütün dinlerin mensupları dinlerine gönülden bağlanarak güzel ahlaklı olmaya büyük önem verirler. Ahiret inancı onları yalan, hırsızlık, zina, zulüm vb. davranışlardan uzak tutar. İnanan insanlar üzerinde bu inancın yansımaları görülür. Ahiret inancı olmayan veya zayıf olan kimseler, hukuki yaptırıma uğramayacaklarını anladıklarında pek çok yanlış davranışlar ortaya koyarlar. Oysa ahiret inancı sağlam olan insanlar, kendilerini kimsenin görmediği yerlerde dahi yanlış davranışlar sergilemezler. Çünkü onlar, her şeyi gören ve fiilleri doğrultusunda insanları hesaba çekecek yaratıcıyı devamlı akıllarında ve kalplerinde bulundururlar.

Kaynak: Meb

İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip 12.Sınıf Meslek Dersleri, İmam Hatip 12.Sınıf Eğitim Seti, İmam Hatip 12. Sınıf Karşılaştırmalı Dinler Tarihi Dersi

5. Sınıf Arapça
Yorumlar